KÖTÜ TIBBİ UYGULAMALARDA İDARENİN TAZMİNAT SORUMLULUĞUNUN ŞARTLARI

 

            İdarenin sağlık hizmetlerinin sunulmasından kaynaklanan tazminat sorumluluğu, idarenin mali sorumluluğuna paralel olarak; hukuka aykırılık, kusur, zarar ve nedensellik bağı şartlarına bağlıdır.

 

  1. Hukuka Aykırılık ve Kusur

 

Hukuka aykırılık, uyulması zorunlu bir hukuk normunun ihlâl edilmiş olmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla, kamu görevlisinin hukuk düzenince öngörülmüş bir normu çiğnemesiyle birlikte hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiş olur. Kısaca ifade etmek gerekirse, kamu tedavi kuruluşunda çalışan bir doktor veya diğer sağlık görevlisi, tıpkı serbest çalışan bir doktor veya diğer sağlık görevlisi gibi, sağlık hukuku mevzuatında belirtilen yükümlülüklere riayet etmeli, tedavi hizmeti alanların kayıtlarının muntazam bir şekilde tutulmasını ve korunmasını sağlamalı ve ayrıca meslek sırrına uygun davranmalıdır.

 

Hizmet kusuru, yukarıda bahsedildiği üzere, hizmetin eksik veya geç işlemesi ile hiç işlememesi hallerinde ortaya çıkmakta olup; hizmet kusurunun varlığı halinde idare, meydana gelen zararın tazmini ile yükümlüdür. Teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin dikkatli ve özenli bir şekilde yürütülmesi gerekir. Hastanede doğan bebeğe normal hararet düzeyine çıkarılması için termoforu uygulanırken, görevli servis hemşiresinin dikkatsizliği ve ihmâli sonucu meydana gelen yanık olayında, idarenin hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğu bulunmaktadır. kararı örnek olarak gösterilebilir. Özel sağlık kurumlarının gerektiği şekilde denetlenmemesi de hizmet kusuru olarak nitelendirilebilir.

 

  1. Zarar ve Nedensellik Bağı

 

Sağlık hizmeti nedeniyle meydana gelen zarardan idarenin sorumlu olması için zarar ile kusur arasında uygun bir nedensellik bağı olmalıdır. Nedensellik bağı yoksa ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin kusurlu bir fiili nedeniyle kesilmişse artık idarenin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Danıştay da idarenin sorumlu olması için nedensellik bağının olması gerektiğini belirtmiştir: “Sağlık hizmetleri, hizmetten yararlananın kişisel özelliklerine ve hizmetin yürütülmesine bağlı olarak önceden öngörülmeyen belirli bir tehlikeyi içerdiğinden, idarenin tazmin sorumluluğu için kural olarak, idarenin ağır hizmet kusurunun bulunması ve zararla, yürütülen sağlık hizmeti arasında nedensellik bağının bulunması gerekmekte olup; idarenin tazmin yükümlülüğü açısından ağır hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra, davacıların kızının kolunda oluşan fonksiyon kaybının, idarece yürütülen sağlık hizmetinin kusurlu işletilmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi ve buna göre karar verilmesi gerekir”.

 

Nedensellik bağının hastanın kendi davranışı nedeniyle kesildiği durumlarda hastanın bu davranışı, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanıyorsa nedensellik bağının devam ettiği kabul edilir. Henüz doğrulama testi yapılmadan HIV testinin pozitif çıktığının sağlık personeli tarafından hastaya söylenmesi nedeniyle hastanın intihar etmesi olayında nedensellik bağının devam ettiği kabul edilmiştir.

 

İdare hukuku, nedensellik bağını ceza hukukundan daha geniş yorumlamaktadır. Tedavinin kusursuz bir şekilde tamamlanması halinde hastanın iyileşme ihtimali çok düşük bile nedensellik bağının varlığı kabul edilir. Tedavi kusursuz olsa dahi hastanın iyileşme ihtimali yoksa idare tazmin sorumluluğundan kurtulabilir.

 

Danıştay, nedensellik bağının tam olarak tespit edilemediği durumlarda maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekse de zararın sebebinin tespit edilememesinin zarar görene ve yakınlarına yaşatacağı üzüntü nedeniyle makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde kararlar vermiştir.

Leave A Comment

first name
last name
comment

Cart (0 items)