ÖZET : Sahte fatura kullandığı gerekçesiyle cezalandırılan şirket, 7326 sayılı Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımı yapmış olması nedeniyle inceleme muafiyeti olduğunu bu nedenle de aleyhine hükmedilen cezanın iptalini talep etmiştir.
İlk Derece ve Bölge İdare Mahkemeleri kararlarını onayan Danıştay, özellikle matrah artırımı yapılan dönemler için inceleme yapılamayacağı ve dolayısıyla özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği sonucuna vararak hukuki güvenlik ilkesi üzerinde durmuş davacı şirketin dava ve talepleri kabul edilmiş ceza iptal edilmiştir.

 

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/679 E.  ,  2025/2070 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/679
Karar No : 2025/2070

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2018/Nisan ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:…sayılı kararıyla; davacı adına 7326 sayılı Kanun kapsamında 2016 ila 2020 yıllarına ilişkin olarak kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden yapmış olduğu matrah ve vergi artırım talebinin 7326 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 9. fıkrası kapsamında bulunması nedeniyle reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin düzenlenen vergi tekniği raporunda sahte belge düzenleme fiilinin tespitine yönelik somut, net ve kesin bir tespit bulunmadığı, 2018 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak ise sahte belge düzenleme fiillinin tespitine yönelik herhangi bir incelemenin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin 2016, 2017, 2018 ve 2020 yıllarına ilişkin kısmının iptaline karar verildiğinden, 7326 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1.ve 3. fıkraları uyarınca şirket hakkında inceleme yapılmasına yasal olanak bulunmadığından resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uygunluk görülmediği, 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden de kanunun aradığı şartları ihtiva eden somut bir tespit bulunmadığından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idarece ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu tarhiyatların sebebinin sahte fatura kullanma olduğu, davacı hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2018/Nisan ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un “Matrah ve Vergi Artırımı” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; gelir ve kurumlar vergisi, 2. fıkrasında; gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi, 3. fıkrasında; katma değer vergisi matrahlarının fıkralarda belirlenen şartlar dahilinde artırılarak belirlenen süre ve şekilde ödenmesi halinde artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İlk derece mahkemesi kararında atıf yapılan karara yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı kesin olarak reddedildiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2018/Nisan ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca 2018 yılına ilişkin kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Matrah ve vergi artırımında bulunmanın mükellefler yönünden bu olanaktan yararlanılan yıllar için incelenmeme ve tarhiyata maruz kalmama hakkının elde edilmesine olanak sağladığı, Kanun ile matrah artırımında bulunan mükellefler yönünden nelerin inceleme konusu yapılabileceğinin belirlendiği, yapılan belirlemelerin de yorum yolu ile genişletilmesinin mümkün olmadığı, inceleme sırasında ortaya çıkan belge düzenine uyulmaması fiili ile ilgili tespit edilen hususların sonucu olarak ortaya çıkacak tarhiyattan ve kesilecek cezadan ise davacının matrah artırımı nedeniyle bağışık olduğu, tarhiyatı yapılamayacak olan fiil için özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, bu şekilde bir uygulamanın kanunda öngörülmediği gibi, 7326 sayılı Kanun’un matrah veya vergi artırım müesseselerinin sağladığı hukuk güvenliğine de aykırı olduğu, matrah ve vergi artırımının, mükellef talebine bağlı istisnalar dışında, matrah veya vergi artırımı yapılmış dönemleri bir bütün olarak incelenemez kıldığı, bir bütün olarak incelenemeyen ve tarhiyat yapılamayan dönem için yine incelemenin bir parçasıyla ortaya çıkabilecek olan özel usulsüzlük cezası kesilmesinin, kanunda öngörülmediği ve hukuki güvenlik ilkesine de aykırı olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu kararın anılan kısmında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2018/Nisan ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Leave A Comment

first name
last name
comment

Cart (0 items)