TIBBİ UYGULAMA HATALARINDA

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

 

Destekten yoksun kalma tazminatı, tazminatın şahsi olması gerekliliğinin istisnalarından biridir. Hatalı tıbbi müdahale nedeniyle hayatını kaybeden hastanın yakınları ölen hastanın desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle tazminat talebinde bulunabilirler.

 

Destekten yoksun kalma tazminatının talep edilebilme koşullarına girmeden önce destek kavramını açıklamak gerekir. Bu tazminatın talep edilebilmesi için bir desteğin varlığı gerekir. Bu destek fiili olabileceği gibi farazi de olabilir. Fiili destek, somut bir bakım ilişkisi anlamına gelirken farazi destek ise hasta hayatına devam etseydi kurulması kuvvetle muhtemel olan destek ilişkisini ifade eder.

 

Tazminat talebinin her ne kadar para ile ölçülebilen bir değer olması gerekse de destek parasal olmak zorunda değildir. Ölen hastanın, yakınlarına günlük yaşam rutini içerisinde fiziksel ve ruhsal olarak sunmuş olduğu desteğin de tazminata konu edilmesi gerekir. Bununla birlikte hastanın ev hanımı olması halinde evin işlerine somut bir katkı sunuyor olması nedeniyle yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerdir. Bununla birlikte yaşlı çiftlerin birbirlerine destek olmaları, çocuklarının gerek ev işlerine yardım etmek gerek başka işlerde çalışmak suretiyle eğitim masraflarının karşılanmasına katkı sağlayarak ebeveynlerine destek olmaları tazminata konu edilebilecektir.

 

Destekten yoksun kalma tazminatını talep edecek kişinin ölenin akrabası olması gerekmediği gibi ölenin, talepte bulunan kişiye kanun gereği bakmakla yükümlü olması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Hukuki ilişki değil, fiili bakım ilişkisi aranmaktadır. Buna rağmen farazi destek ilişkisinde destekte bulunacağı karine kabul edilen kimseler vardır. Eşlerin birbirlerine bakmakla yükümlü olmaları nedeniyle eşin desteğinin ispatına ihtiyaç duyulmamaktadır. Aynı şekilde anne-babanın çocuklarına, çocukların da anne babalarına desteği karine kapsamında olup, aksi davalı tarafından ispat edilmelidir.

 

Doktrinde yaygın görüş, çocuğun evlilik dışı, üvey ya da evlat edinilmiş olmasının karinenin kapsamına girmesine engel olmayacağı yönündedir. Önceleri, yetişkin çocukların anne-babalarına destek olduklarının ispat yükünün davacıda olduğu görüşü, yakın tarihli kararlarda değişmiş ve yetişkin çocukların anne-babalarına destek oldukları karine olarak kabul edilmiştir. Çocuğun yetişkin olmadan ölmesi halinde ise eğer ölüm olayı gerçekleşmeseydi ileride yetişkin olduğunda gelir edeceğine ve anne-babasına destek olacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.

 

Nişanlanmanın evlilik vaadi olması nedeniyle nişanlanan kişilerin uzun süreli bir evlilik ilişkisine başlayacaklarına kesin gözüyle bakıldığı için birbirlerinin farazi desteği olarak görülürler. Resmi nikah olmadan birlikte yaşayan çiftlerde ise; özellikle kırsal kesimde dini nikah ile evli olan kadınların hak kaybına uğramamaları için yalnızca fiili birlikteliği kanıtlamaları yeterli kabul edilmiştir15. Kardeşlerde ise durum farklıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı talep edecek olan kardeş, ölen kardeşi ile arasında fiili bir bakım ilişkisi olmaması halinde tazminat talep edebilmek için ölen kardeşinin refah içerisinde olduğunu ve kendisinin bakıma muhtaç olduğunu veya ileride muhtaç olacağını ispatlamalıdır. Yukarıda sayılanların dışında bir kimsenin ölmesi halinde tazminat talebinde bulunacak kişinin farazi desteği ispatlaması gerekir.

 

Tazminat talep edilebilmesi için desteğin varlığının yanı sıra bakım ihtiyacının da ispatlanması gerekir. Ölen tarafından yapılan ödemelerin düzenli veya sürekli olması yeterli olmamakta, tazminat talebinde bulunan kişinin yardımına muhtaç olması gerekmektedir. Uygulamada, yardıma muhtaç olma durumunun tespiti için sefalete düşme şartı aranmamakta, tazminat talebinde bulunan kişinin sosyal durumunda önemli bir değişikliğin meydana gelmesi ve kişinin günlük hayatından geri kalıyor olması yeterli görülmektedir.

Leave A Comment

first name
last name
comment

Cart (0 items)