Vergi İncelemesine Dayalı Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Dava Dilekçesi Örneği

Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!

Vergi inceleme raporuna dayanılarak kesilen özel usulsüzlük cezasının, ceza şartlarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle iptali istemiyle açılabilecek dava dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.

DENİZLİ VERGİ MAHKEMESİNE

DAVACI : ………………… Ticaret A.Ş. (VKN: …………………)

DAVALI İDARE : Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğü / DENİZLİ

KONU : Şirketimiz hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, davalı idare tarafından tebliğ edilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemini içeren dava dilekçemizden ibarettir.

Dava Konusu Vergi Ceza İhbarnamesi : Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 2026/………… sayılı ceza ihbarnamesi (Tebliğ Tarihi: …./…./….)

AÇIKLAMALAR

Şirketimiz, kırtasiye ürünleri toptan ticareti alanında iştigal etmektedir ve mükellefiyetimiz davalı Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğü bünyesinde tesis edilmiştir.

İlgili takvim yılına ait ticari defter ve vesikalarımız Vergi Müfettişi tarafından talep edilmiş, kanuni 15 günlük ibraz süresine uygun olarak inceleme elemanına sunulmuştur. Eksik yürütülen inceleme neticesinde, ihtilaflı dönemlere ilişkin katma değer vergisi yönünden bir Vergi İnceleme Raporu tanzim edilmiştir (Ek 1: İnceleme Raporu).

Anılan raporda özetle; ilgili yılda KDV indirimlerine konu ettiğimiz ve ticari kazancın tespitinde maliyet unsuru saydığımız, KDV hariç ………………… TL tutarındaki bir kısım alış faturalarının sahte olduğu ileri sürülmüş ve belgesiz alış olarak değerlendirilen bu tutarın %10’u oranında, 213 sayılı VUK’un 353/1-1. maddesi gereğince özel usulsüzlük cezası önerilmiştir.

Bu rapora istinaden davalı vergi dairesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen vergi ceza ihbarnamesini düzenlemiş; ihbarname ve eki rapor elektronik yolla şirketimize tebliğ olunmuştur (Ek 2: Vergi Ceza İhbarnamesi).

Kurulduğu günden bugüne tüm vergisel vecibelerini tam ve zamanında yerine getirmeyi ilke edinen (işe başlama ve adres değişikliği bildirimi, beyanname verme, ödeme, defter tutma/tasdik ettirme, saklama ve ibraz etme, belge alma/verme gibi) firmamızın herhangi bir vergi ziyaına sebebiyet verdiği iddiası gerçek dışıdır. Hiçbir dönemde re’sen cezalı tarhiyatı gerektirecek fiil içinde bulunmamış bir mükellef olarak, tebellüğ ettiğimiz cezaya karşı yasal süre içerisinde işbu dava açılmıştır.

Dava konusu özel usulsüzlük cezasının kanuni şartları somut olayda gerçekleşmemiştir. 213 sayılı VUK’un 353/1-1 maddesine göre ceza tatbik edilebilmesi, fiilin tüm unsurlarıyla kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanmasına bağlıdır. Oysa, dayanak raporda bu nitelikte somut bir tespit mevcut değildir. Şöyle ki; mezkûr madde, fatura ve benzeri belgeleri vermeyen veya almayanlardan, her bir belge için ayrı ayrı ceza alınmasını düzenlemekte olup, bu cezanın doğabilmesi için öncelikle belgelerin verilmediğine/alınmadığına ilişkin hukuken muteber bir saptamanın varlığı zorunludur. Uyuşmazlıkta ise böyle bir tespit bulunmamaktadır. Genel ceza hukukunun “cezayı gerektiren fiilin unsurları tamamlanmadıkça kimseye ceza verilemez” prensibi, idari cezalar için de geçerli olup, varsayım ya da kıyas yoluyla ceza tayinini menetmektedir. Bu nedenle, şirketimize uygulanan özel usulsüzlük cezası hukuka uygun düşmemektedir.

Öte yandan, aynı Kanun’un 353. maddesi; usul ve şekle aykırılıkları yaptırıma bağlamakta, amacı belge düzenini koruyarak olası vergi kayıplarını önlemektir. Madde, takvim yl�ğa kapandıktan sonra, zamanaşımı içinde yürütülen bir incelemeyle ulaşılan sonuçlardan hareketle, geçmişe yönelik olarak belge düzenine aykırılık varsayımıyla ceza kesilmesine imkân tanımamaktadır. Dava konusu inceleme kapsamında hesap döneminin kapanmasından sonra düzenlenen rapora dayanılarak ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiştir. Bu uygulama, maddenin getiriliş gayesine aykırıdır ve Danıştay’ın yerleşik içtihatları da bu doğrultudadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında; davalı idarece tesis edilen işlem, sebep, konu, yetki, şekil ve maksat bakımından hukuka açıkça aykırıdır. Bu nedenle, 213 sayılı VUK’un 353/1-1 maddesine dayanılarak kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali için dava açma zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ DAYANAK : Anayasa, İYUK, VUK, AATUHK, HMK, KDVK, GVK, KVK, ilgili genel tebliğler, yüksek yargı yerlerinin kararları, doktrin ve sair ilgili mevzuat.

DELİLLER : Şirketimize ait vergi dairesi tarh/takip ve işlem dosyaları, yasal defter ve belgeler, ticaret sicil kayıtları, imza sirküleri, vekâletname sureti, vergi inceleme raporu, vergi ceza ihbarnamesi, ilgili dönem beyanname örnekleri, fatura nüshaları, ödeme belgeleri, emsal Danıştay kararları, bilirkişi incelemesi ve sair kanıtlar.

TALEP SONUCU : Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen göz önünde bulundurulacak tüm nedenlerden ötürü; dava konusu özel usulsüzlük cezasının iptaline, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ederiz.

DAVACI
………………… Ticaret A.Ş.
adına temsile yetkili yetkili

Ekler:

1. Vergi İnceleme Raporu.

2. Vergi Ceza İhbarnamesi.

3. İmza sirküleri.