Kriminal İnceleme Nedeniyle El Konulan Araç İçin Tazminat Dava Dilekçesi Örneği

Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!

Trafik tescil işlemi sırasında gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle sonradan kriminal incelemeyle el konulan bir araç için, idarenin hizmet kusuru gerekçesiyle valiliğe karşı açılabilecek tazminat dava dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.

DENİZLİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)

VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL

ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75

Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ

DAVALI : Denizli Valiliği

KONU : Davalı idare tarafından müvekkilin yakınına ait aracın kriminal inceleme amacıyla el konulması neticesinde davacıların uğradığı ve dava tarihi itibarıyla ………………… TL olarak belirlenen zararın, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla tazminine karar verilmesi istemidir.

DAVA DEĞERİ : ………………… TL

AÇIKLAMALAR

Müvekkilin yakını, ………………… plakalı otomobili satıcısından, önceden bağımsız bir ekspertiz kuruluşuna muayene ettirdikten sonra satın almış ve resmi kayıtlara kendi adına tescil ettirmiştir. Aracın satın alındığı tarihte herhangi bir hasar kaydı bulunmamakta olup, mülkiyet müvekkillerin murisine geçtikten sonra da araç hiçbir trafik kazasına karışmamıştır. Öte yandan alıcı tarafından motor veya şasi numaralarının bulunduğu bölgelerde hiçbir onarım ya da müdahale yaptırılmamıştır.

İlgili sulh ceza hâkimliğinin kararı uyarınca, araç üzerinde kriminal inceleme yapılması amacıyla söz konusu otomobile el konulmuştur. Yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda; motor etiketinin gövdeye sabitlenme biçiminin standart üretim usulüne uymadığı ve şasi numarasının bir kısım hanelerinin özgün olmayıp orijinal rakamların silinerek yerine yeni rakamlar işlendiği tespitlerine yer verilmiştir. Bu teknik tespitler gerekçe gösterilerek araca el konulması işlemi gerçekleştirilmiş ve bu işlem neticesinde müvekkiller zarara uğramıştır.

Müvekkillerin murisi, aracı, devletin resmi sicil kayıtlarının duyduğu güven çerçevesinde, yürürlükteki mevzuata tamamen uygun şekilde satın almıştır. Satışa ilişkin işlemler noterce tanzim edilmiş, akabinde ilgili trafik tescil şube müdürlüğünce tescil edilmitir.

Bilindiği üzere, trafik tescil bürolarınca araçların devir ve tescil işlemleri yürütülürken, başvuru sırasında noterce düzenlenmiş satış senedinin ibrazı zorunlu tutulmakta ve tescil işlemi bu senede istinaden gerçekleştirilmektedir.

Anayasa’nın 125. maddesi, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı denetiminin açık olduğunu ve idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. Bu çerçevede, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında gerekli tedbirlerin alınmaması, hizmetin gereği gibi işletilmemesi ya da kusurlu şekilde yürütülmesi neticesinde kişilerin uğradığı zararların idarece karşılanması gerekmektedir.

Hizmet kusuru, kamu hizmetinin organizasyon ve işleyişinden kaynaklanan bir kusur türüdür. Somut olayda, müvekkillerin murisinin üzerinde değişiklik yapılmış bu aracı tespit etmesi fiilen mümkün olmadığından, bu tür bir tespiti yapma yükümlülüğü idareye aittir. Motorlu taşıtların trafiğe tescil edilmesindeki temel amaç, bu araçlar üzerindeki mülkiyet ve tasarruf güvenliğinin sağlanması ile çalıntı araçların başka kişiler adına tescil edilmesinin önlenmesidir. İdare, bu hizmeti ifa ederken sicil kayıtlarını düzenli tutmak, tescili talep edilen araçların model, motor ve şasi numaralarını fiziki olarak karşılaştırmak ve ibraz edilen belgelerin doğruluğunu araştırmakla yükümlüdür.

Bu itibarla, noterde düzenlenen satış senedi ile gerçekleştirilen araç devri sırasında davacının aracın çalıntı olup olmadığını tespit etme imkânı bulunmamaktadır; bu tespiti yapmak tescil aşamasında trafik tescil bürolarının görevidir. Şüpheli bir durumun varlığı hâlinde işlemin gerçekleştirilmemesi gerekirken, dava konusu satış işleminde böyle bir denetim yapılmamıştır.

Davalı idarece müvekkillerin murisine ait araca el konulması işleminin, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin bir gereği olarak tesis edildiği ileri sürülse dahi, bu durum idarenin aracın ilk tescili aşamasında gerekli özeni göstermediği ve kusurlu davrandığı gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle, tescil işleminin kusurlu şekilde yürütülmüş olması sebebiyle davacıların uğradığı zararın davalı idarece tazmini gerekmektedir.

Müvekkiller tarafından davalı idareden zararın tazmini talep edilmiş, ancak Denizli Valiliği bu talebi reddetmiştir. Uyuşmazlığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin araçların tescili ile ilgili hükümlerine aykırı davranılmasından kaynaklanması nedeniyle, işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ DAYANAK : Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, yüksek yargı mercilerinin kararları, doktrinsel kaynaklar ve sair mevzuat.

DELİLLER : Araç satış sözleşmesi, trafik tescil kayıtları, oto görgü tespit ve el koyma tutanağı, ilgili yazışmalar ve her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU : Yukarıda arz ve izah edilen tüm sebeplerden ötürü; davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalı idarece müvekkillere ait araca el konulması işlemi neticesinde davacıların uğradığı dava tarihi itibarıyla ………………… TL zararın davalı idare tarafından tazminine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL

Ekler:

1. Araç satış sözleşmesi sureti.

2. Trafik tescil kayıtları.

3. Vekaletname sureti.