Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!
Eski yıllara ait vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğramasına rağmen vergi dairesince terkin edilmemesi halinde, zamanaşımını kesen bir hal bulunmadığı gerekçesiyle vergi mahkemesine açılabilecek terkin davası dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.
DENİZLİ VERGİ MAHKEMESİNE
DAVACI : ………………… (Şirket Unvanı ve Adresi Yazılacak)
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
DAVALI İDARE : Denizli Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü
KONU : Müvekkil şirkete atfedilen ve aşağıda ana takip dosya numaraları belirtilmiş bulunan tüm vergi borçlarının zamanaşımına uğradığı tespit edilerek silinmesi ve terkinine hükmedilmesi talebini içeren dava dilekçemizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
1. Davacı müvekkil, Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğüne ………………… vergi kimlik numarası ile kayıtlı vergi mükellefidir. Takip numaraları ekte sunulu listede belirtilmiş olan vergi borçlarına dair ödeme emirlerinin akıbeti hakkında Pamukkale Vergi Dairesi’nden yazılı olarak bilgi talebinde bulunulmuştur. Dilekçemizde de açıklandığı üzere, ana takip numarası verilen borçlar 2015, 2016 ve 2018 yıllarına ilişkindir. Borçların bu denli eski dönemlere dayanması karE�ında, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tahsil zamanaşımı süresi uzun süre önce dolmuştur. Belirtilen yıllardan sonra yasal süreler aşılmasına rağmen şirkete borçla ilgili herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi buna dair bir evrak da mevcut değildir.
2. Müvekkil şirketin borçlarının zamanaşımı sebebiyle silinmesi için Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğüne dilekçeyle başvurulmuşsa da, idarece …./…./2026 tarihinde verilen yanıtta özetle; “Kayıtlarımızın tetkikinde dairemize olan borçlarınızın kendi verdiğiniz beyannamelerden kaynaklandığı, zamanaşımına konu vergi borçlarınıza karşılık ödemelerin bulunduğu, ayrıca söz konusu vergi borçları için …./…./…. tarih ve ………… sayılı dilekçeniz ile 6552 sayılı Kanun’a göre tecil ve taksitlendirme talebinde bulunmanız nedeniyle zamanaşımını kesen hallerin mevcut olduğu, bu yüzden terkin talebinizin yerine getirilemediği” bildirilmiştir.
3. Söz konusu açıklamanın kabulü mümkün değildir. Kanunun mükellefler lehine düzenlediği zamanaşımına ilişkin madde koşulları müvekkil şirket yönünden gerçekleşmiş olup, hükmün bu denli açık olmasına karşın vergi borçlarının silinmemesi haksızlık teşkil etmektedir. Zamanaşımını kesen haller somut olayda oluşmamış; bahse konu vergi borçlarının zamanaşımı nedeniyle işleme alınmayıp terkin edilmesi gerekmektedir.
4. Sayın mahkemenizce de bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sınırlı olarak sayılmış; 6183 sayılı Kanun’un “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 102. maddesinde ise tahsil zamanaşımını kesen haller şu şekilde sıralanmıştır: ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasındaki borç için alacaklı idarenin borçlu idareye yazılı müracaatı ve amme alacağının özel kanunlara göre ödeme planına bağlanması.
5. Gerek 6098 sayılı Kanun gerekse 6183 sayılı Kanun’un lafzından açık ça anlaşılacağı üzere, taksitlendirme başvurusu icrai nitelikte bir işlem olmadığından zamanaşımını kesen bir etki doğurmamaktadır.
6. Akabinde, ekte sunduğumuz …./…./2026 tarih ve ………… sayılı dilekçemiz ile yeniden Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurarak yukarıda anılan ödeme emirlerinin tarafımıza tebliğe çıkarılması isteminde bulunulmuştur. Bu başvuruya karşılık idarenin …./…./2026 tarih ve ………… sayılı cevabi yazısında, “kaytıtlarımız tetkikinde söz konusu dairemiz mükellefi hakkında ilgili dönemlere ilişkin ödeme emirleri mükellefe tebliğ edildiği anlaşıldığından tarafınıza tekrardan tebliğ edilme durumu bulunmamaktadır” denilerek, bahse konu vergi borçlarının zaten tebliğ edildiği, yeniden tebliğinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
7. Bu yazıya karşılık …./…./2026 tarih ve ………… sayılı dilekçemiz ile tebliğ edildiği bildirilen ana takip numaralı dosyaların tebliğ bilgilerini içerir açıklamalı bilgi talep edilmiş; bu talebimize de …./…./2026 tarih ve ………… sayılı idare yazısıyla cevap verilerek, daireye olan borçlara istinaden düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirlerinin listesinin yazı ekinde gönderildiği bildirilmiştir. Söz konusu ek liste yalnızca tebliğ tarihi ve tebliğ şekilini gösteren bir belgeden ibarettir; tebliğ edildiği iddia olunan ödeme emirlerinin birer sureti tarafımıza temin edilememiştir.
8. 6183 sayılı Kanun’un zamanaşımına ilişkin 102. maddesine göre amme alacağı, vadesini takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Talep konusu vergi borçları 2015, 2016 ve 2018 yıllarına ait olduğundan, bu vergi ve cezaların vadesini izleyen takvim yılı başından başlayarak 5 yıl içinde tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmaktadır.
9. Bu nedenle, tarafımıza tebliğ edildiği öne sürülen ödeme emirlerinin birer nüshasının evleviyetle davalı idareden celbedilerek, zamanaşımına uğradığı açık olan ödeme emirlerinin terkinine karar verilmesini isteme zorunluluğu doğmuştur.
TALEP SONUCU : Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü; davamızın kabulü ile ana takip numaralı vergi borçlarının zamanaşımı nedeniyle terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idarenin üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL
Ekler:
1. Gelir İdaresi Başkanlığı’na Başvuru Dilekçesi.
2. Gelir İdaresi Başkanlığı Cevap Yazısı.
3. Vekaletname Sureti.

