Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!
Ticari amaç taşımayan, tamamen arkadaş grubu arasında organize edilen bir tatilin, izinsiz seyahat acenteliği faaliyeti sayılarak idari para cezasına konu edilmesi halinde sulh ceza hakimliğine sunulabilecek itiraz dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.
DENİZLİ NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
İTİRAZ EDEN : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
KONU : İdari para cezasının kaldırılması talebimizi içeren itiraz dilekçemizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil, Denizli’de bulunan bir spor merkezini işletmektedir. Hemen her yıl, Temmuz-Ağustos aylarında, büyük çoğunluğu yakın dostlarından ve salonunun sürekli üyelerinden oluşan bir grupla; tanışıp kaynaşmak, spora ilgiyi artırmak ve hoşça vakit geçirmek üzere, hiçbir kazanç beklentisi taşımadan, tamamen birlik ve beraberlik duygularıyla tatile çıkmaktadır. Söz konusu tatilin pratik işleri, arkadaşlarının ortak kararıyla kendisine bırakılmıştır. (Ek-1)
1. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 25. maddesi, idari yaptırım kararının taşıması gereken zorunlu unsurları hüküm altına almıştır. Anılan madde uyarınca kararda; ödeme süresi, ödeme yeri, başvurulacak kanun yolu ve süresi, peşin ödemede indirim olanağı, taksitlendirme talep etme hakkı, ödemenin yapılmaması durumunda karşılaşılacak yaptırımlar ile tebliğ tarihi bilgileri mutlaka bulunmalıdır. Ne var ki eldeki tutanakta taksitlendirme isteme hakkına yer verilmemiş, bu eksiklik tek başına tutanağı usulsüz kılmıştır.
2. Ayrıca, tebliğ işlemini gerçekleştiren görevliye ve tebliğ sürecine ilişkin ayrıntılar ile tutanağa özgü bir numara metinde yer almamaktadır.
3. Cezanın alt ve üst sınırlarının kanunla çizildiği kabahatlerde, idarenin takdir yetkisini hangi gerekçelerle ve ne ölçüde kullandığını karara yansıtması, belirlenen miktarın somut ve geçerli nedenlere dayandırması şarttır. Somut olayda buna uyulmamış; takdir yetkisinin yerinde kullanılıp kullanılmadığı denetimi Sayın Mahkemeniz açısından imkânsızlaşmıştır. Bu da tutanağı sakatlayan bir başka usul kusurudur.
4. Müvekkile hiçbir biçimde savunma hakkı tanınmadan, sırf varsayımlar üzerine ceza tayinine gidilmiştir. Bununla birlikte, idari yaptırım kararına temel alınan sosyal medya bulguları, umuma kapalı, kişisel profilinden ne şekilde elde edildiği belirsiz biçimde derlenmiş; bu durum özel hayata saygı hakkını zedeleyen, hukuka aykırı bir delil toplama faaliyeti oluşturmuştur.
5. 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun 1. maddesinin (e) bendinde seyahat acentesi: “Kâr amacı ile turistlere turizm ile ilgili bilgiler vermeye, paket turları ve turları oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama, ulaştırma, gezi, spor ve eğlence hizmetlerini görmeye yetkili olan, oluşturduğu ürünü kendi veya diğer seyahat acentaları vasıtası ile pazarlayabilen ticarî kuruluştur.” biçiminde tanımlanmıştır.
6. Anılan Kanun’un 30. maddesi ise; “Bakanlıktan belge almaksızın bu Kanun uyarınca seyahat acentalarının yapabileceği faaliyetlerde bulunanlar hakkında, 29. maddede belirtilen idarÞ soruşturmadan ayrı olarak, mülki amir tarafından iki bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idarÞ para cezasına hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
7. Ne müvekkil ne de birlikte tatile çıktığı arkadaşları, 1618 sayılı Kanun’un 1/e bendinde tarif edilen “kâr amacı ile turistlere” hizmet sunan bir ticari işletme niteliğine sahiptir. Müvekkilin arkadaşları “turist” sıfatını taşımadığı gibi, mezkûr Kanun’un 18. maddesinde sayılan acente faaliyetlerinden hiçbiri icra edilmemiştir. Temel gaye, yukarıda değindiğimiz üzere dostlarla baş başa bir tatil, kaynaşma, spora özendirme ve eğlencedir. Herhangi bir maddi menfaat gözetilmeksizin yalnızca arkadaş grubu arasında organize edilen bir seyahat söz konusudur; organizasyon yükü ise dostları tarafından müvekkile tevdi edilmiştir. Bu çerçevede kabahatin yasal unsurları somut olayda oluşmamıştır.
8. Kaldı ki söz konusu geziye çok sayıda kişi iştirak etmiş olup katılımcıların önemli bir kısmı müvekkilin birinci derece akrabalarındandır (Ek-2). Kalan katılımcılar ise samimi komşuları, yakın dostları ve spor salonunun düzenli müdavimleridir. Açıkça görülmektedir ki ortada ticari bir faaliyet mevcut değildir. Tüm katılımcılar otobüs ve otel ücretlerini şahsen ve doğrudan kendi ceplerinden karşılamış; müvekkil yalnızca koordinasyonu üstlenmiştir. Spor salonunun ticari defterleri, yazar kasa kayıtları, tüm belgeler ve şahsi banka hesap hareketleri celbedilip mercek altına alındığında aracılık ya da kazanç amaçlı bir para trafiğinin yaşanmadığı rahatlıkla anlaşılacaktır.
HUKUKİ DAYANAK : 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu, 5271 sayılı CMK, 5237 sayılı TCK ve sair ilgili mevzuat.
TALEP SONUCU : Yukarıda arz ve izah edilen ve Hakimliğinizce resen göz önünde bulundurulacak tüm nedenlerden ötürü; itirazımızın kabulü ile müvekkil hakkında tanzim edilen idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
İtiraz Eden Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL
Ekler:
1. İşyeri ruhsatı ve geçmiş dönemlere ait gezi arşivi.
2. Aile nüfus kayıt örnekleri.

