Hakem Heyeti Kararına Uyulmaması Nedeniyle Ayıplı Ürün Tazminat Dava Dilekçesi Örneği

Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!

Tüketici hakem heyetince ayıplı olduğu ve ücretsiz onarılması gerektiği yönünde kesinleşmiş karar verilen bir üründe, satıcının bu karara rağmen onarımı yerine getirmemesi halinde tüketici mahkemesine açılabilecek tazminat davası dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.

DENİZLİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE

DAVACI : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)

VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL

ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75

Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ

DAVALI : ………………… (Satıcı Firma Unvanı Yazılacak)

KONU : Ayıplı ürün nedeniyle tazminat talebi içeren dava dilekçemizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ : ………………… TL

AÇIKLAMALAR

Müvekkil, davalıdan bir airfryer marka ürün satın almıştır. Almış olduğu airfryer’ı kullanmaya başladıktan sonra yıkama esnasında çamaşırlara zarar vermiştir. Bunun üzerine müvekkil yetkili firmanın servisini çağırmış, servis yetkilisi sorunun kullanıcı hatasından olduğunu iddia ederek herhangi bir tamir işlemi yapmamıştır. Bunun üzerine müvekkil davalı şirket ile görüşmüş, her görüşmesinde de olumsuz cevap almıştır.

Görüşmeler sonucu olumsuz bittiğinden müvekkil ilgili İlçe Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru yapmış, Tüketici Hakem Heyetince dosyaya bilirkişi görevlendirilmiş ve düzenlenen bilirkişi raporunda üretim hatası olduğundan ayıplı mal niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.

İlgili İlçe Tüketici Hakem Heyeti’nin ………/………… tarih ve ………………… sayılı kararı ile dava konusu airfryer’ın ayıplı olduğuna ve satıcı tarafından ücretsiz onarımına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Davalı taraf kesinleşmesine rağmen airfryer’daki onarımı yerine getirmemiştir. Davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı ayıplı malın davalıya iadesi ile müvekkil tarafından davalıya ödenen bedelin belirlenerek tarafımıza verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.

Türk Borçlar Kanunu kapsamında, satıcının ayıptan kaynaklanan sorumluluğunun hangi koşullarda ortaya çıkacağı ve bunun hukuki sonuçları düzenlenmiştir. Buna göre, ayıptan sorumluluğun söz konusu olabilmesinin öncelikli koşulu, satılan malda bir ayıbın bulunmasıdır. Satıcı tarafından ayrıca bir bildirim yapılmamış olsa dahi, malın sahip olması gereken veya ondan makul olarak beklenen nitelikleri taşımaması durumunda ayıp söz konusu olabilir.

Maddi ayıp; bir malın, aynı türden ve olağan nitelikteki ürünlerle kıyaslandığında, değerini veya kullanım amacına uygunluğunu ortadan kaldıran ya da azaltan her türlü olumsuz özelliği ifade eder. Bunun yanında, ayıbın satılan malda, yarar ve hasarın alıcıya geçtiği anda mevcut olması gerekir.

Ayıp yalnızca maddi nitelikte olmayıp ekonomik veya hukuki şekilde de ortaya çıkabilir. Örneğin satılan malın kırık, bozuk, yırtık veya lekeli olması maddi ayıp olarak değerlendirilebilir. Hukuki ayıp ise satılanın ekonomik değerini ya da ondan beklenen yararlanma imkanını olumsuz yönde etkileyen hukuki eksiklikleri ifade eder.

Satıcının herhangi bir açıklama yapmadığı durumlarda dahi, malın niteliği ve olayın koşulları gereğince ondan belirli bir faydanın elde edilmesi bekleniyorsa, dürüstlük kuralı uyarınca bu beklentinin karşılanmaması ayıp olarak değerlendirilebilir. Ancak ayıptan söz edilebilmesi için, mevcut eksikliğin satılanın değerini veya kullanım elverişliliğini önemli ölçüde azaltması ya da tamamen ortadan kaldırması gerekir. Bu nitelikteki eksiklikler, satılan mal bakımından hukuken önem taşıyan bir ayıp teşkil eder.

Son olarak, alıcının söz konusu ayıbı satış sırasında bilmemesi de ayıptan doğan sorumluluğun değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken koşullardan biridir.

HUKUKİ DAYANAK

Türk Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve sair ilgili mevzuat.

DELİLLER

İlgili İlçe Tüketici Hakem Heyeti’nin dosyası, bilirkişi incelemesi, müvekkil tarafından davalı tarafa ödenen faturalar, tanık, yemin, keşif, bilirkişi ve her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ayıplı maldan kaynaklanan ürünün davalı tarafa iadesi ile oluşan zararımızın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.

Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL