Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!
Kamu görevlisinin başarılı sicil geçmişine rağmen soyut takdir yetkisine dayanılarak başka bir yere naklen atanması halinde idare mahkemesine açılabilecek yürütmenin durdurulması talepli iptal davası dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.
DENİZLİ NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİNE
Yürütmenin Durdurulması Taleplidir.
DAVACI : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Mehmetçik Mahallesi 2622. Sokak
Altınyaprak Apartmanı No:2/3 Pamukkale / DENİZLİ
DAVALI İDARE : Denizli Valiliği
KONU : Denizli ilinde din görevlisi olarak görev ifa eden müvekkilin, bu görevinden alınarak başka bir ilçeye naklen atanmasına yönelik Denizli Valiliğinin …./…./…. tarih ve …………/………… sayılı işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve neticede iptali talebinden ibarettir.
Tebliğ Tarihi : …./…./….
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, Denizli ilinde bir camide Müezzin-Kayyım olarak görev yapmakta iken, davalı idarenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45. maddesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 13/d-2 ve 14/b hükümleri dayanak gösterilerek başka bir ilçedeki bir camiye nakli gerçekleştirilmiştir.
2. Tesis olunan bu işlem açık bir biçimde hukuka aykırıdır. Müvekkil, haksız yere katlanmak zorunda kaldığı bu durum nedeniyle maddi ve manevi sıkıntıya sürüklenmiş; üstelik sürekli sağlık kontrolü gerektiren bir yakınının tedavi süreci de bu nedenle ağır biçimde etkilenmiştir.
3. Müvekkil, uzun yıllardır sürdürdüğü devlet memurluğu kariyeri boyunca Müezzin-Kayyım olarak görev yapmış; yaklaşık yirmi yıllık hizmet süresince olumsuz tek bir kaydı dahi bulunmamaktadır. Yıllar itibarıyla olumlu sicil notlarıyla değerlendirilmiş, üstlerince beğenilen ve takdir edilen bir çalışma sergilemiştir. Davalı idare tarafından da bu başarısı mükâfatlandırılmış; Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle düzenlenen etkinliklerde Teşekkür Belgeleriyle taltif edilmiş, ayrıca İmam Hatip Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanmıştır.
4. 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile idarelere, memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddede öngörülen esaslar dairesinde daha üst, aynı yahut başka yerlerdeki kadrolara naklen atama yetkisi tanınmış; aynı Kanunun 71. maddesinde ise kurumların, memurları sınıflar arasında görev ve unvan eşitliği aramaksızın kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilmelerine imkân verilmiştir. Ancak bu düzenlemelerden kaynaklanan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olduğu söylenemez; idare hukukunun yerleşik ilkeleri, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olarak kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.
5. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1/a bendinde tanımlanan iptal davası, idarenin takdir yetkisinin yargı denetimine tabi olduğunun en açık yasal dayanağıdır. Yargı kararlarıyla da sabit olduğu üzere, takdir hakkı kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleri çerçevesinde kullanılmalıdır; aksi yöndeki idari işlemler hukuka aykırı hale gelir.
6. İdari işlemin geçerli bir sebebe dayanması idare hukukunun asgari şartlarındandır. Yaklaşık yirmi yıllık memuriyetinde başarısızlık ya da herhangi bir olumsuzluk saptanmamış; aksine takdir ve teşekkür belgeleriyle onurlandırılmış bir Devlet Memurunun, soyut takdir yetkisi gerekçe gösterilerek naklen atanmasında kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşan bir yön bulunmamaktadır.
7. Öte yandan davalı idare müvekkil hakkında daha önce bir disiplin cezası (kınama) tesis etmiş ve bu cezanın konusu, görev yapılan camide çatı tamiratı için izin alınarak toplanacak yardımın, aynı güne denk gelen ülke geneli bir yardım kampanyasıyla birleştirilerek tahsil edilmesinden ibaret kalmıştır. Müvekkilin iyi niyetli olduğu açık olan bu eyleminde kasıt unsuru bulunmamakta; ayrıca müvekkil anılan kınama cezasına karşı herhangi bir yargı yoluna başvurmamış ve yanlışlığı kabul etmiştir. Fiilin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra, sırf bu cezaya istinaden atama yapılması, eylem ile müeyyide arasındaki orantıyı bozmuş, müvekkilin hak ettiğinden fazla bir yaptırımla karşı karşıya bırakılmasına sebebiyet vermiştir ki bu durum da hukuka aykırılık teşkil eder.
8. Müvekkilin öğrenim çağındaki çocukları bulunmaktadır. Ailece ikamet edilen mevcut lojman ile tayin edildiği yerde tahsis edilecek lojmanın metrekaresi arasında ciddi bir fark bulunmakta olup, bu durum müvekkili ilave bir kira bedeli ödemek zorunda bırakacaktır. Haksız atama işlemi müvekkilin eşi ve çocuklarını da mağdur etmiştir. Bütün bu olgular bir arada değerlendirildiğinde; kusursuz bir memurun, salt takdire dayanarak maruz bırakıldığı bu nakil işleminin hukuka bariz biçimde aykırı olduğu, uygulamanın sürmesinin hem müvekkilin verimini düşüreceği hem de telafisi güç zararlar doğuracağı ortadadır.
HUKUKİ DAYANAK
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 2577 sayılı İYUK, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ve sair ilgili mevzuat.
DELİLLER
Müvekkilin personel özlük dosyası ve atamaya ilişkin belgelerin davalı idareden sayın mahkemenizce celbi, Takdir ve Teşekkür Belgeleri ve sair her türlü yasal delil.
TALEP SONUCU
Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü, davalı idarece tesis edilen haksız ve hukuka aykırı işlemin öncelikle yürütmesinin durdurulmasına, ardından iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idarenin üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL



