Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, riskli yapı satışına ilişkin belediye işlemlerinde, dava açıldıktan sonra yönetmelik değişse bile görevli mahkemenin değişmeyeceğine hükmetti.

 

ÖZET: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’ndeki bir ibare ile bu ibareye dayanılarak tesis edilen belediye işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen ilk derece kararını bozmuştur. İlk derece mahkemesi (Danıştay 4. Daire), dava konusu yönetmelik hükmü yargılama sırasında yürürlükten kalktığı için bu kısım hakkında “karar verilmesine yer olmadığına”, bireysel işlemler yönünden ise “görev yönünden redde” karar vermiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise, görevli mahkemenin davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre belirleneceğini, bu nedenle bireysel işlemlerin de Danıştay’da görülmesi gerektiğini belirterek görev ret kararını bozmuştur. Ayrıca, düzenleyici işlem yönünden dava konusuz kaldığı için bu kısım lehine davacılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

 

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/09/2024 tarih ve E:2024/1572, K:2024/4834 sayılı kararının, görev yönünden reddine ilişkin kısmı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

 

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki “toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın” ibaresi ile Kadıköy Belediye Başkanlığının 06/03/2024 ve 12/03/2024 tarihli işlemlerinin iptali istenilmiştir.

 

Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/09/2024 tarih ve E:2024/1572, K:2024/4834 sayılı kararıyla;
Davanın, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki “toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın” ibaresinin iptali istemi yönünden incelenmesinden;

 

İptali istenen 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki “toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın” ibaresinin 06/01/2023 tarih ve 32065 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesiyle eklendiği, 21/05/2024 tarih ve 32552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile anılan 15. maddenin değiştirildiği ve değişiklikte kat malikleri toplantısının yapılmasına ve herhangi bir şekil şartına tabi olup olmadığına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinin görüldüğü,

 

Bu durumda, yukarıda belirtilen değişiklik dikkate alındığında, dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün yürürlükte bulunmadığı, ortada hukuki denetimi yapılacak, yürürlükte olan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı anlaşıldığından; davacıların iptalini istediği 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki “toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın” ibaresi hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı,

 

Davanın, Kadıköy Belediye Başkanlığının 06/03/2024 ve 12/03/2024 tarihli işlemlerinin iptali istemi yönünden incelenmesine gelince;
Dava konusu edilen bireysel işlemlerin hukuki denetiminin yapılması aşamasında, bireysel işlemlerin dayanağı mevzuat hükmünün yürürlükte olmaması, bireysel işlemlerin hukuki denetimine engel olmamakla birlikte; görülen davada, ortada hukuken denetlenebilecek bir düzenleyici işlemin var olmaması karşısında, düzenleyici işlem ile birlikte iptali istenen bireysel işlemlerin de ilk derece yargı yeri olarak Danıştayda hukuki denetiminin yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu bireysel işlemlerin, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak göreceği işlerden de olmadığı, davanın bu kısmına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay görevli olmayıp, görevli ve yetkili mahkeme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, satışa konu taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi olduğundan, iptali istenen bireysel işlemler bakımından davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle,

 

Davanın, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki “toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın” ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Kadıköy Belediye Başkanlığının 06/03/2024 ve 12/03/2024 tarihli işlemleri bakımından ise görev yönünden reddine karar verilmiştir.

 

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, her ne kadar yargılama sırasında dava konusu edilen düzenleyici işlem ortadan kalkmış ise de; davaya bakmaya görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesinde davanın ilk açıldığı tarihteki hukuki durumun belirleyici olduğu, dava konusu işlemlerden birinin dava sürecinde kesinleşmesi ya da işlemlerden birisi yönünden davanın konusuz kalması halinde, buna bağlı olarak görevli yargı yerinin değiştirilemeyeceği, bu nedenle bireysel işlem yönünden verilen görev ret kararının hukuka aykırı olduğu, öte yandan, düzenleyici işlem yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı yerinde olmakla birlikte, bu kısım yönünden lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği beleirtilerek temyize konu kararın görev yönünden reddine ilişkin kısmı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

 

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.

 

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının temyiz edilen kısımlarının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

 

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi üzerine, kat malikleri kurulu kararına katılmayan davacıların arsa paylarının satış işlemlerinin durdurulması talebiyle yapılan başvuruların reddine dair Kadıköy Belediye Başkanlığının 06/03/2024 ve 12/03/2024 tarihli işlemlerinin ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki “toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın” ibaresinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

 

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, hüküm altına alınmıştır.

 

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü uyarınca düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. Buna göre, düzenleyici işlemin ilanı üzerine dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir.

 

Olayda uygulama işlemi tesis edilmesi üzerine uygulama işlemi ile birlikte düzenleyici işleme de dava açıldığı, yargılama sırasında 21/05/2024 tarih ve 32552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile anılan 15. maddenin değiştirildiği ve değişiklikte dava konusu edilen kat malikleri kurulu toplantısının yapılmasına ve herhangi bir şekil şartına tabi olup olmadığına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.

 

Her ne kadar yargılama sırasında dava konusu edilen düzenleyici işlem ortadan kalkmış ise de; davaya bakmaya görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesinde davanın ilk açıldığı tarihteki hukuki durumun belirleyici olduğu açıktır. Buna göre bakılan davada, uygulama işlemi ile düzenleyici işleme karşı birlikte dava açıldığı, yukarıda aktarılan mevzuat hükmü gereğince her iki işleme karşı birlikte dava açılmasında herhangi bir hukuki engelin bulunmadığı görüldüğünden, davanın açıldığı tarihte görevli olan Danıştay Dördüncü Dairesinin davanın sonuçlanmasına kadar da görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

 

Öte yandan, dayanağı düzenleyici işlem ile bireysel işleme karşı birlikte dava açılması halinde, düzenleyici işlemin yürürlükten kaldırılması nedeniyle düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebilir ise de, bireysel işlem hakkında hüküm kurulurken, düzenleyici işlem yönünden de işin esasına girilerek düzenleyici işlemin hukuki denetiminin yapılması gerektiği noktasında duraksama bulunmamaktadır.

 

Bu durumda, anılan Daire tarafından her iki işlem birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bireysel işlem hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

 

Davacıların yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince;
Kısmen karar verilmesine yer olmadığı ve kısmen görev yönünden ret ile neticelenen bu davada, Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına yönelik kısmı hakkında temyiz isteminde bulunulmadığından, kararın bu kısmının kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin yargılama giderlerinden bu kısım nedeniyle doğan bir sorumluluğu bulunduğu ve davacılar lehine bu kısım nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmına yönelik bozma kararı üzerine Daire tarafından uyuşmazlığın bu kısmı hakkında bozma gerekçesi dikkate alınarak yeniden bir karar verileceğinden, hükmedilecek yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdirinde bu kısım hakkında verilecek kararın da dikkate alınacağı tabiidir.

 

Bu itibarla, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.

 

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz isteminin kabulüne;
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın görev yönünden reddi yolundaki Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/09/2024 tarih ve E:2024/1572, K:2024/4834 sayılı kararının temyize konu edilen kısımlarının BOZULMASINA,
3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemleri hâlinde davacılara iadesine,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Dördüncü Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

DİDDK 30/06/2025 – E.2024/3037 – K.2025/1451

Leave A Comment

first name
last name
comment

Cart (0 items)