Resen Tarhiyatın İptali Vergi Dava Dilekçesi Örneği
DENİZLİ VERGİ MAHKEMESİNE
DAVACI:
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
DAVALI : DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KONUSU : Davacı Müvekkil hakkında düzenlenen özel usulsüzlük cezasının iptaline karar verilmesi talebimizi içeren dava dilekçemizden ibarettir.
Öğrenme Tarihi: …./…./….
AÇIKLAMALAR
Davacı müvekkil, davalı idareye bağlı Pamukkale Vergi Dairesinin …………… vergi kimlik numaralı mükellefidir. Hakkında düzenlenen …./…./…. tarihli vergi inceleme raporu doğrultusunda ….. dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası olarak resen Katma Değer Vergisi tarh edilerek hakkında özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Davalı idarenin işlemi hukuka aykırı olup sayın mahkemenizce iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Müvekkil, defterlerini Vergi Usul Kanununa ve ilgili mevzuata uygun şekilde temin ederek tasdik ettirmiştir. Usulüne uygun bir şekilde titizlikle kullanmaktadır. Belgelerini de aynı titizlikle muhafaza etmekte ve gerekli hallerde idareye ibraz etmektedir.
Davacı Müvekkil hakkında Vergi Denetim Kurulu Denetim Daire Başkanlığı’nca düzenlenen vergi inceleme raporunda:
“…istenilen incelemenin yapılabilmesi amacıyla yasal defter ve belgelerin temini için mükellefe elektronik belge yollama sistemi üzerinden …./…./… tarih ve …….. sayılı defter ve belge isteme yazımız gönderilmiştir. Vergi Usul Kanunun 107/A maddesinin, “Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmü gereği …./…./…. tarihinde tebligat yapılmış olarak değerlendirilmiştir. Ancak tebliğ tarihinden itibaren On beş(15) günlük yasal süre geçmesine rağmen mükellef talep edilen yasal defter ve belgeleri işbu raporun düzenlendiği tarihe kadar müfettişliğimize ibraz etmemiştir. 213 Sayılı VUK’un 30. maddesinde resen vergi tarhının nedenleri sayılırken aynı maddenin 3. fıkrasına göre; “Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse” hükmü resen vergi tarhı nedeni olarak sayılmaktadır… Mükellef adına raporun IV-D bölümünde belirtildiği üzere aşağıdaki tabloda belirtilen dönem itibariyle 213 sayılı VUK’un 30/3. maddesi gereğince katma değer vergisinin resen tarh edilmesi gerektiği, mükellef kurum adına tarh edilecek Katma Değer Vergisi için VUK’un 341. ve 344. maddesinin 2. ve 3. fıkrası hükmüne göre aşağıdaki tabloda gösterilen üç kat vergi ziyaı cezasının kesilmesi gerektiği…” denilerek Resen Tarhiyat ve Vergi Zıyaı Cezaları düzenlenmiştir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 2013/3 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı, mücbir sebep bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen katma değer vergisi mükellefleri hakkında açılan davalarda, davacı tarafından ilgili döneme ait yasal defter ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin bildirilmesi halinde; bu belgelerin davacıdan talep edilmesi, kayıtların incelenmesi, ayrıca vergi idaresinin de bu belgeler hakkındaki görüş ve tespitlerinin alınarak sonuca varılması gerektiği yönünde, önceki içtihat farklılıklarını gideren bağlayıcı bir çözüm getirmiştir.
Aynı doğrultuda, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2017/627 Esas, 2017/623 Karar sayılı kararında da, davacının mahkemeye ibraz edeceğini beyan ettiği defter ve belgelerin istenmesi, bu durumdan vergi idaresinin haberdar edilmesi, KDV indirimine dayanak faturalarda verginin ayrıca gösterilip gösterilmediğinin, belgelerin yasal defterlere usulüne uygun işlenip işlenmediğinin ve temsil ettiği işlemin gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiği; bu incelemeler yapılmaksızın verilen ısrar kararının hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır.
Yukarıda anılan içtihatlar ışığında, müvekkilimize ait olup elimizde bulunan 2018 yılına ait yasal defter ve belgelerin, Sayın Mahkemenizce talep edildiği takdirde derhal ibraz edilmeye hazır olduğunu; bu hususun yargılama sürecinde nazara alınmasını saygıyla arz ve talep ederiz.
Şöyle ki, defter ve belge isteme yazısının müvekkilimize usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, tarafımıza belgelerin ibrazı için hukuken herhangi bir imkân tanınmamıştır. Bu durum, resen takdir nedeninin oluşmadığını göstermekte olup, buna bağlı olarak tesis edilen cezalı tarhiyatların terkini gerekmektedir. Bununla birlikte, ihbarname ve inceleme raporunun bu aşamada öğrenilmiş olması karşısında, ilgili yıla ait defter ve belgelerin elimizde mevcut olduğunu ve incelenmek üzere vergi dairesine sunulabileceğini bilgilerinize sunarız.
Müvekkilimiz hakkında düzenlenen …./…./…. tarih ve …….. sayılı vergi inceleme raporunun giriş kısmından da anlaşılacağı üzere; müvekkilimize incelemeye başlama tutanağı hiçbir şekilde imzalatılmamış, incelemeyle ilgili bilgilendirme yapılmak üzere davet yazısı da gönderilmemiştir. İncelemenin dairede yürütülmesine karar verilerek, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazı yalnızca elektronik tebligat sistemi üzerinden …./…./…. tarihinde gönderilmiş, müvekkilimizin ikametgâh adresine ayrıca herhangi bir tebligat yapılmamıştır.
Bu itibarla müvekkilimiz; rapor değerlendirme komisyonu nezdinde dinlenilme hakkı dahil olmak üzere, incelemenin kapsamı, niteliği, ilgili olduğu dönem, kendisine tanınan hak ve yükümlülükler ile bunlara nasıl ulaşılabileceği konusunda hiçbir bilgilendirmeye muhatap olmamış; incelemenin nerede yürütüleceği hususunda tercihi sorulmaksızın, kendisine ait haklardan habersiz biçimde işlem tesis edilmiştir.
Öte yandan, defter ve belge isteme yazısının gönderildiği elektronik tebligat adresi, müvekkilimizin serbest meslek faaliyeti nedeniyle daha önce oluşturulmuş ancak fiilen düzenli takip edilmeyen bir adrestir. Nitekim inceleme raporunun giriş bölümünde de görüleceği üzere müvekkilimizin mükellefiyet kaydı, ilgili dönemde münhasıran kira geliri (GMSİ) üzerinden yürütülmekteydi. Bu sebeple elektronik tebligatların sıklıkla kontrol edilmesi müvekkilimizden makul olarak beklenemezdi.
Nitekim defter ve belge isteme yazısının …./…./…. tarihinde gönderildiği, buna karşın raporun …./…./…. tarihinde tanzim edildiği gözetildiğinde, inceleme sürecinin yaklaşık 55 günlük son derece kısa bir sürede sonuçlandırıldığı görülmektedir. Müvekkilimizin incelemeye başlama tutanağına davet edilmemiş olması, tutanağın bir örneğinin gerek müvekkilimize gerek bağlı bulunduğu vergi dairesine tebliğ edilmemiş olması, incelemenin bu denli kısa sürede ve müvekkilimizin bilgisi dışında tamamlanmasına yol açmıştır.
İdarenin sınırlı incelemelerde uyguladığı ve en az altı ay olarak öngörülen süre, vergi incelemesinin derinlemesine yürütülerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Ne var ki müvekkilimize yönelik hiçbir bilgilendirme yapılmaksızın, tercihi alınmaksızın tamamlanan inceleme sonucunda, yasal defter ve belgeler hiç dikkate alınmadan 2018 yılına ilişkin indirilecek KDV tutarlarının tamamı reddedilerek üç kat vergi ziyaı cezası re’sen tarh edilmiştir; bu durum, en temel haliyle hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
…./…./…. tarih ve ………. sayılı raporda, yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle müvekkilimizin 2018 yılı alışlarına ilişkin KDV indirimleri reddedilmek suretiyle beyanlar yeniden düzenlenmiş, ortaya çıkan fark üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası önerilmiştir. Ayrıca, 2018 yılına ait defter ve belgelerin 2024 yılındaki incelemeye ibraz edilmediği gerekçesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca müvekkilimize özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İncelemeye Başlama” başlıklı 9. maddesi uyarınca, vergi incelemesinin, incelenecek kişi nezdinde düzenlenecek “İncelemeye Başlama Tutanağı” ile başlaması; tutanağın bir örneğinin ilgiliye teslim edilmesi, bir örneğinin inceleme ve denetim birimine, bir örneğinin de mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine gönderilmesi zorunludur.
Somut olayda ise, müvekkilimizin incelemeye başlama tutanağı düzenlenmek üzere davet edilmesi, kendisine incelemeyle ilgili bilgi verilmesi ve Kanun’un 139. maddesinde sayılan hallerden birinin varlığı halinde incelemenin dairede yürütülebilmesi için defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekirken, bu hususların hiçbirine dair müvekkilimize bildirim yapılmamıştır.
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, müvekkilimiz hakkında tesis edilen cezalı tarhiyat işleminin usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu; defter ve belgelerin ibrazına imkân tanınmadan yapılan re’sen takdirin geçerli bir dayanağının bulunmadığını; bu itibarla söz konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın terkinine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen dikkate alınacak nedenlerden ötürü davalı idarenin hukuka aykırı işleminin ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz. …./…./….
Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL
Ek: İptali istenen ceza kararı sureti.



