Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır! Aşağıdaki metin, disiplin ceza puanına bağlı meslekten çıkarma cezalarına karşı hazırlanabilecek istinaf dilekçelerinin genel çatısını ve hangi başlıklar altında hangi hususların işlenmesi gerektiğini gösteren bir taslak niteliğindedir; köşeli/açıklamalı ifadeler somut dosyanın kendi olgu ve delilleriyle doldurulmalıdır.
Son bir yıl içinde belirli bir disiplin ceza puanına ulaşıldığı gerekçesiyle verilen meslekten çıkarma cezasına karşı, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle bölge idare mahkemesine sunulabilecek istinaf dilekçesi taslağı aşağıda yer almaktadır.
… BÖLGE İDARE MAHKEMESİNE
Sunulmak Üzere
DENİZLİ 2. İDARE MAHKEMESİNE
ESAS NO : ………/………… E.
KARAR NO : ………/………… K.
İstinaf Başvurusunda Bulunan
DAVACI : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
DAVALI İDARE : İçişleri Bakanlığı
KONU : İstinaf kanun yoluna başvuru dilekçemizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
[Davacının görevi, görev yeri ve kıdemine ilişkin bilgiler bu kısımda yer alacaktır.]
Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezası verilmesi” başlıklı 12/1-a maddesi kapsamında “en son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde yirmi disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam on iki defa veya daha fazla disiplin cezası almak” eyleminin sabit olduğundan bahisle, anılan madde gereğince meslekten çıkarma yaptırımı uygulanmıştır.
[Dava konusu idari işleme karşı başvurulan yargı yolu ve ilk derece yargılamasına ilişkin süreç, ilk derece mahkemesince verilen kararın hangi gerekçelerle hukuka aykırı görüldüğü bu kısımda ayrıntılı olarak anlatılacaktır.]
ZAMANAŞIMI İTİRAZI
7068 sayılı Kanun’un 29. maddesi şu hükmü içermektedir: “Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” Somut dosyadaki süreler bu çerçevede irdelendiğinde, zamanaşımı normlarına uyulup uyulmadığı [somut tarihlerle] ortaya konulmalıdır.
ESASA İLİŞKİN İTİRAZLAR
[Dava konusu olayın gerçekte nasıl meydana geldiği ve gerçek sorumluların kim olduğuna ilişkin anlatım bu kısımda yer alacaktır.]
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 129. maddesinde, “Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.” düzenlemesi yer almaktadır. Aynı Kanun’un 130. maddesinde ise, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.” hükmü bulunmaktadır.
Müvekkil aleyhine yürütülen disiplin soruşturmaları etkin ve tarafsız bir biçimde icra edilmemiştir. Meslekten çıkarma gibi son derece ağır bir netice doğuran disiplin cezaları söz konusuyken, idari denetim mekanizmasının sağlıklı çalışmadığı dosya muhteviyatından anlaşılmaktadır.
[Soruşturmadaki usule aykırılıklar, davacının olumlu sicili/takdirleri ve göreve bağlılığı, dava konusu yaptırım nedeniyle uğradığı zarar bu kısımlarda somut olarak anlatılacaktır.]
İzahına çalıştığımız tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararı; müvekkile karşı uygulanan yaptırımların yönetmelik, kanun ve bağlayıcı hukuk normlarına açıkça aykırı bulunduğu, savunma hakkının ölçüsüz biçimde kısıtlanması suretiyle bir yıldırma sürecinin parçası olarak tesis edildiği gerçeği etraflıca tartılmadan verilmiştir. Anılan sebeplerle usul ve esasa mugayir bu kararın istinaf edilmesi mecburiyeti doğmuştur.
TALEP SONUCU
Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın dairenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü; istinaf başvurumuzun kabulü ile Denizli 2. İdare Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL

