Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!
İş kazası sonrası başvurulan sağlık kuruluşlarında gerekli ileri görüntüleme yöntemleri uygulanmaksızın hastanın taburcu edilmesi ve bu nedenle ciddi bir omurga yaralanmasının geç teşhis edilmesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığına sunulabilecek suç duyurusu dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.
DENİZLİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
ŞÜPHELİLER : …………………
SUÇ : Taksirle Yaralama, Görevi Kötüye Kullanma (5237 sayılı TCK m.257)
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, Denizli ilinde faaliyet gösteren bir lojistik firmasında depo sorumlusu olarak görev yapmaktadır. Müvekkil, işyerinde yüksek raf sistemlerinden malzeme indirme işlemi sırasında dengesini kaybederek yaklaşık iki metre yükseklikten düşmüş; düşme neticesinde bel ve kalça bölgesinde şiddetli ağrı meydana gelmiş, ayrıca sağ bacağında uyuşma ve kuvvet kaybı şikâyetleri başlamıştır.
2. Olayın ardından müvekkil ambulans ile Denizli Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne götürülmüştür. Burada yapılan ilk değerlendirmede yalnızca yüzeysel muayene ile yetinilmiş, bel ve omurga travmasına ilişkin gerekli ileri görüntüleme yöntemleri uygulanmamıştır. Müvekkilin şikâyetleri kas zorlanması olarak değerlendirilerek ağrı kesici ilaç reçete edilmiş ve istirahat önerisiyle taburcu edilmiştir. Oysa olayın oluş şekli ve hastanın nörolojik yakınmaları dikkate alındığında, omurga kaynaklı ciddi bir yaralanma ihtimalinin araştırılması gerekmekteydi.
3. Müvekkilin ağrılarının giderek şiddetlenmesi, sağ bacağındaki uyuşma hissinin artması ve yürümekte zorlanmaya başlaması üzerine, kısa bir süre sonra bu kez Servergazi Devlet Hastanesi’ne başvurulmuştur. Burada gerçekleştirilen muayenede de ayrıntılı nörolojik değerlendirme yapılmaksızın mevcut şikâyetlerin bel fıtığına bağlı olabileceği değerlendirilmiş, hastaya fizik tedavi önerilmiş ve çeşitli ilaçlar verilmiştir. Buna rağmen manyetik rezonans (MR) görüntülemesi istenmemiş, sinir basısı veya omurga kırığı ihtimalleri yeterince araştırılmamıştır. Müvekkilin ilerleyici nörolojik bulgularına rağmen ileri tetkik yapılmaksızın taburcu edilmesi, hastalığın teşhis ve tedavisinde gecikmeye yol açmıştır.
4. Şikâyetlerinin dayanılmaz boyutlara ulaşması üzerine müvekkil, takip eden günlerde özel bir sağlık kuruluşuna müracaat etmiştir. Burada çekilen MR ve bilgisayarlı tomografi incelemelerinde, düşmeye bağlı olarak bel omurlarından birinde kompresyon kırığı meydana geldiği ve kırık parçalarının omurilik kanalına doğru ilerleyerek sinir kökleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğu tespit edilmiştir. Uzman hekimler tarafından yapılan değerlendirmede, travmanın hemen ardından gerekli görüntüleme yöntemlerinin uygulanmaması ve uygun tedavinin gecikmesi nedeniyle sinir hasarının ilerlediği belirlenmiştir. Bunun üzerine müvekkil acilen Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilmiş ve burada omurga cerrahisi operasyonuna alınmıştır. Gerçekleştirilen ameliyatla omurga stabilizasyonu sağlanmış olmakla birlikte, geç müdahale nedeniyle gelişen nörolojik bulguların tamamen düzelip düzelmeyeceği hususunda kesin bir öngörüde bulunulamamaktadır. Müvekkilin tedavi ve rehabilitasyon süreci halen devam etmektedir.
5. Müvekkilin yaralanmasına neden olan iş kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, ilk sağlık kuruluşlarında düzenlenen tıbbi raporlarda yaralanmanın basit nitelikte olduğu ve kısa süreli istirahatle iyileşebileceği yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir. Ancak daha sonra Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve ilgili uzman hekimler tarafından hazırlanan raporlarda, mevcut omurga yaralanmasının ciddi nörolojik komplikasyonlara yol açabilecek nitelikte olduğu ve zamanında müdahale edilmemesi hâlinde kalıcı sakatlık riskinin bulunduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durum, ilk iki sağlık kuruluşunda yapılan değerlendirmelerin yetersizliğini ve teşhis sürecindeki hataların sonuçlarını ortaya koymaktadır.
6. Müvekkil halen düzenli fizik tedavi görmekte olup sağ bacağındaki uyuşma, güç kaybı ve hareket kısıtlılığı devam etmektedir. Uzman hekimler tarafından, gerekli görüntüleme ve tanısal işlemlerin ilk başvurularda gerçekleştirilmesi hâlinde omurilik üzerindeki baskının daha erken tespit edilebileceği, böylece cerrahi müdahalenin gecikmeyeceği ve kalıcı nörolojik hasar riskinin önemli ölçüde azaltılabileceği ifade edilmektedir. Buna rağmen gerek Denizli Devlet Hastanesi’nde gerekse sonrasında başvurulan Servergazi Devlet Hastanesi’nde gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne uygun hareket edilmemesi nedeniyle müvekkilin sağlık durumu ağırlaşmış, tedavi süreci uzamış ve kalıcı komplikasyon riski doğmuştur.
DELİLLER
Türk Ceza Kanunu, ilgili sair mevzuat, hasta dosyaları, epikriz kayıtları, radyolojik görüntüler, uzman hekim raporları, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
TALEP SONUCU
Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın Başsavcılığınızca resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü, şikayet dilekçemizde belirtilen şüpheliler ve Başsavcılığınızca tespit edilen başkaca şüpheliler hakkında Sağlık Bakanlığından soruşturma izni alınarak kamu adına ceza soruşturmasına başlanmasına ve akabinde şüphelilerin tümü hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.
Müşteki Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL
Ekler:
1. Hasta dosyası.
2. Vekaletname sureti.


