Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!
Genel esaslara tabi bir mükellefin, hiçbir olumsuz rapor veya somut tespit bulunmaksızın yalnızca soyut bir şüphe gerekçesiyle özel esaslara alınması halinde vergi mahkemesine açılabilecek iptal davası dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.
DENİZLİ VERGİ MAHKEMESİNE
Yürütmenin Durdurulması Taleplidir.
DAVACI : ………………… Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
DAVALI İDARE : Pamukkale Vergi Dairesi Başkanlığı
KONU : Mükellefiyet şekli genel esaslara bağlı bulunan müvekkil şirketin, Denizli Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün tesis ettiği işlemle özel esaslar kapsamına dahil edilmesine ilişkin idari tasarrufun hukuka aykırılığı nedeniyle iptali talebinden ibarettir.
Tebliğ Tarihi : …./…./….
AÇIKLAMALAR
1. Olayın Gelişimi: Müvekkil şirket, ticari faaliyetlerini Denizli’deki merkez adresinde fiilen sürdürmekte olup, tüm vergisel ödevlerini zamanında yerine getiren genel esaslara tabi bir mükellef konumundaydı. Şirket yetkilileri, kayıtlı bulundukları Denizli Vergi Dairesi nezdinde yaptıkları sözlü sorgulamada, mükellefiyet statülerinin özel esaslara dönüştürüldüğü bilgisine ulaşmışlardır.
Bunun üzerine süratle Denizli Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazılı olarak başvuruda bulunulmuş; şirkete dair yürütülmüş herhangi bir olumsuz vergi inceleme raporunun, yapılmış bir tespitin veya beyanname vermeme gibi bir eksikliğin bulunmadığı, aynı zamanda fiili faaliyetin merkez adresinde kesintisiz devam ettiği vurgulanarak, hangi somut gerekçeye dayanıldığının açıklanması ve yasal dayanaktan yoksun bu değişikliğin derhal geri alınarak yeniden genel esaslara dönülmesi istenmiştir.
İdare tarafından verilen yanıtta, Gelir İdaresi Başkanlığı Risk Analiz Merkezi tarafından yürütülen çalışma neticesinde, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma şüphesiyle incelemeye sevk edilen mükellefler listesine dahil edildiğimiz ve bu duruma istinaden 2010/2 sayılı Katma Değer Vergisi İç Genelgesi uyarınca özel esaslara alındığımız ifade edilmiştir. İşbu dava, idarenin bu hukuka aykırı işleminin iptali amacıyla ikame edilmiştir.
2. İşlemin Hukuki Dayanaktan Yoksun Olduğuna İlişkin Gerekçelerimiz: 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 84 No’lu Tebliği’nin 2. Kısmı, bir mükellefin özel esaslara alınabilmesi için dört alternatif koşul öngörmüştür. Müvekkil şirketin durumu bu dört koşul açısından da değerlendirildiğinde, özel esaslara geçişi haklı kılacak hiçbir somut vakanın mevcut olmadığı açıkça görülecektir:
a) Mükellef Hakkında Olumsuz Rapor Bulunması Koşulu: İdarenin tarafımıza verdiği resmi yazıdan da anlaşılacağı üzere, şirket nezdinde bugüne değin hiçbir vergi incelemesi başlatılmamış ve buna bağlı olarak herhangi bir olumsuz rapor da düzenlenmemiştir. Bu şartın gerçekleşmediği izahtan varestedir.
b) Olumsuz Rapor Olmamakla Beraber Olumsuz Tespitin Varlığı Koşulu: Tebliğ, bu başlık altında; sahte belge kullanma, şirketin kayıtlı adresinde bulunmaması, mücbir sebep haricinde defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ya da birden çok döneme ait KDV beyannamesinin verilmemesi gibi tespitleri aramaktadır. Müvekkil şirket, kuruluşundan beri merkez adresinde kesintisiz biçimde çalışmakta olup tüm beyannamelerini yasal süresinde vermiştir; kendisinden talep edilen hiçbir defter ve belge ibrazından kaçınamıştır. Bu konuda yapılmış somut bir olumsuz tespit de bulunmamaktadır.
c) KDV Açısından İhtiyari Tahakkuk veya İhtiyari Haciz Uygulaması Koşulu: Müvekkil şirket hakkında bu kapsamda değerlendirilebilecek hiçbir işlem mevcut değildir. İdarenin kayıtları da bu durumu teyit etmektedir.
d) İşletme Kapasitesi ile İş Hacmi Arasında Bariz Orantısızlık Koşulu: Bu konuda da idare tarafından gerçekleştirilmiş ve müvekkile tebliğ edilmiş bir tespit bulunmamaktadır. Somut verilere dayanmayan bir varsayım, bu şarta dayanak oluşturamaz.
Tebliğde sayılan şartlardan birinin dahi varlığı ispat edilmeksizin, müvekkil şirketin özel esaslara alınmasına dair işlem; Anayasamızın 48. maddesinin 2. fıkrasında (özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışması), 49. maddesinin 2. fıkrasında (devletin çalışma hayatını geliştirici tedbirleri alması), 73. maddesinin 3. fıkrasında (vergide kanunilik ve belirlilik ilkesi) yer alan temel prensiplere bütünüyle aykırı düşmektedir. Sonuç olarak, sözü edilen tebliğdeki koşulların hiçbiri müvekkil için tahakkuk etmemişken, yalnızca “şüphe” gibi muğlak bir gerekçeyle idari işlem tesis edilmesi, açıkça yetki aşımı ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Yurütmenin Durdurulması Talebimiz: Müvekkil şirketin genel esaslardan çıkarılıp özel esaslara geçirilmesi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 84 No’lu Tebliği’nin ikinci bölümünde tahdidi olarak belirtilen koşullardan herhangi biri gerçekleşmeksizin, yalnızca soyut bir şüphe gere�çe gösterilerek uygulanmıştır. Anayasamızın 48, 49 ve 73. maddelerine, vergi mevzuatına ve anılan tebliğe açıkça aykırılık teşkil eden bu durum, müvekkil şirket açıs ı ndan telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplara yol açacak nitelikte olduğundan, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2. maddesi gereğince, esas hakkında karar verilinceye dek teminatsız olarak yürütmenin durdurulmasına hükmedilmesi talep olunur.
HUKUKİ DAYANAK : Anayasa m. 48, 49, 73; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 84 No’lu Tebliği; 2577 sayılı İYUK; konuyla ilgili Danıştay içtihatları (Danıştay 9. Daire, E:2009/5333, K:2009/4172; E:2006/3921, K:2008/230; Danıştay 3. Daire, E:2007/4267, K:2010/1716) ve sair ilgili mevzuat.
TALEP SONUCU : Yukarıda arz ve izah edilen ve sayin mahkemenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü; telafisi güç ve imkansız zararların doğmasının önüne geçilmesi için, 2577 sayılı Kanun’un 27/2. maddesi uyarınca dava konusu işlemin yürütmesinin teminatsız olarak durdurulmasına, davalı idarenin hukuka aykırı işleminin iptaline ve müvekkil şirketin kayıtlarının yeniden genel esaslara alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idarenin üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL

