Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!
Tek bir tutanağa dayanılarak, olayı doğrulayacak tanık dinlenmeden ve sübuta ermeyen bir isnat üzerinden verilen disiplin cezasına karşı idare mahkemesine açılabilecek iptal davası dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.
DENİZLİ NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİNE
Yürütmeyi Durdurma Taleplidir.
DAVACI : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)
VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL
ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75
Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ
DAVALI İDARE : Denizli Valiliği (İl Jandarma Komutanlığına izafeten)
KONU : Disiplin cezasının iptali istemini içeren dava dilekçemizden ibarettir.
İptali İstenen İşlem : Denizli İl Jandarma Komutanlığı’nın …./…… tarihli ve ………/………… Per. sayılı işlemi.
Tebliğ Tarihi : …./…./….
AÇIKLAMALAR
Müvekkile, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/3-a/13 maddesinde düzenlenen “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir sebebi olmaksızın görevi zamanında bitirmemek” fiilleri isnat edilmiş ve “3 günlüğe kadar aylıktan kesme” disiplin cezası uygulanmıştır; disiplin cezası pekçok unsur bakımından hukuka açıkça aykırıdır. Şöyle ki;
1. Görev, Yetki ve Sorumluluk Alanı ile Olayın Oluşumuna İlişkin Açıklamalar
Davacı, hâlihazırda Denizli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Tabur Komutanlığı Sevk Plan Kısım Amiri olarak görev yapmakta olup tüm sicil notları olumludur. Dava konusu işlem tesis edilinceye kadar herhangi bir olumsuz sicil kaydı ya da disiplin cezası almamıştır. Yaklaşık bir yıl süreyle Pamukkale İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı bir jandarma karakol komutanı olarak çalışmış, verilen her türlü görevi özveriyle ve aksaklığa mahal vermeksizin yerine getirmiştir.
Anılan karakolun sorumluluk alanı içerisinde Denizli Adliyesi Kampüs Duruşma Salonları da bulunmaktadır. Davacı, karakol komutanı sıfatıyla yaklaşık bir yıl boyunca bu salonların genel güvenliğini sağlamıştır. Bahsi geçen duruşma salonlarının sayısı 9’dur; günlük ortalama 3 salonda yargılama yapılmakta ve salonlar dolu olarak kullanılmaktadır.
Duruşmaların emniyet ve asayiş hizmetlerine ilişkin planlama şu şekilde yürütülmektedir: İlçe Jandarma Komutanlığı, müteakip haftaya ait duruşma emniyet planını hazırlayıp Denizli İl Jandarma Komutanlığı’na gönderir. İl Jandarma Komutanlığı’nca onaylanan plan, İlçe Jandarma Asayiş Kısım Amirliği aracılığıyla davacıya bildirilir. Davacı, bu onaylı planı esas alarak her bir duruşma salonu için ayrı ayrı olmak üzere komando ve asayiş timlerini görevlendirir. Söz konusu timler görevlendirildikleri salonun doğrudan emniyet ve asayişinden sorumludur. Görevlendirmenin ardından davacı, birliklerin denetim ve kontrolünü icra eder.
Karakol komutanı olarak davacının işlevi; onaylanmış emniyet planı çerçevesinde personeli görev bölgelerine yerleştirmek, takip ve koordinasyonu yürütmekten ibarettir. Bunun haricinde, karakol komutanı olarak sorumluluk bölgesindeki mahallelerin genel emniyet ve asayiş sorumluluğu da davacıdadır. Dolayısıyla, yalnızca genel güvenlikten sorumlu olan davacıya, münhasıran bir duruşma salonu içinde cereyan ettiği ileri sürülen –tutuklu bir sanığın yakınının, tutuklu bölümünden oldukça uzak bir noktadan el sallamaya çalışması niteliğindeki– eylem nedeniyle “görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir sebep olmaksızın görevi zamanında bitirmemek” disiplin suçunun isnadı hukuken mümkün değildir.
2. Maddi Olayın İspatlanamaması ve Tanıkların Dinlenmemesi
Görevli bir subay tarafından düzenlenen tutanakta, davacının tutuklu yakınına bizzat refakat ederek tutuklu bölümüne geçirdiği ve şahsın tutukluyla görüşmesine olanak sağladığı iddia edilmiştir. Ne var ki bu anlatıma uyan bir olay meydana gelmemiştir. Soruşturma dosyasında söz konusu iddiayı doğrulayan ne bir delil ne de tanık ifadesi mevcuttur. Salt tek bir görevli tarafından düzenlenen tutanağa dayanılarak disiplin cezası verilmesi, disiplin hukukunda tek başına bozma nedenidir; müstakil bir tutanak cezalandırma için yeterli dayanak oluşturmaz.
Soruşturma sırasında davacı, olay anında yanında olduğunu belirttiği, ilgili duruşma salonunun doğrudan emniyet ve asayişinden sorumlu olan astsubayın tanık olarak dinlenmesini açıkça talep etmesine rağmen bu kişinin ifadesine başvurulmamıştır. Tanık delilinin toplanmaması, soruşturmanın eksik ve hukuka aykırı yürütüldüğünü ortaya koyan başlı başına bir bozma sebebidir.
Öte yandan, olayın tarafı olduğu belirtilen ve soruşturma raporunda “sanıklardan birinin babası olduğunu beyan eden erkek şahıs” olarak geçen kişinin de beyanına başvurulmamıştır. Hâlbuki disiplin soruşturmasının sonuç ve kanaat kısmında, kamuoyunca bilinen bir davaya ara verildiği esnada, seyirci bölümünde bulunan ve tutuklu sanıklardan birinin babası olduğunu söyleyen şahsın, güvenlik sorumlusu tarafından refakat edilerek hükümlü ve tutukluların bulunduğu kısma geçirildiği iddiası her ne kadar ispatlanamamış ise de adı geçen sivil şahsın bu bölüme girmesinde ilgili görevlinin dikkatsiz ve kusurlu davrandığı, görevinin icaplarını ihmal ettiği değerlendirilmiş ve bu değerlendirmeye dayanılarak, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a/13 maddesinde yer alan disiplinsizlikten “3 günlüğe kadar aylıktan kesme” cezası verilmesi önerilmiştir. Ancak bir fiilin sübut bulmadığı açıkça kabul edilmesine karşın, sırf “dikkatsiz ve kusurlu davranış” gibi soyut bir değerlendirme ile ceza tesis edilmesi mümkün olmadığı gibi tanık delilleri toplanmadan varılan bu sonuç hukuka aykırıdır.
3. Eylemin Disiplin Suçuyla Bağdaşmaması ve İşlemin Unsurlar Yönünden Sakatlığı
Somut olayda, tutuklu yakınının duruşma salonundaki tutukluya uzak mesafeden el sallamaya çalışması şeklinde gerçekleştiği belirtilen eylem, ne 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda ne de 7068 sayılı Kanun’da yaptırıma bağlanmış bir disiplin suçudur. Bu fiil ile davacıya isnat edilen “görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir sebep olmaksızın görevi zamanında bitirmemek” disiplinsizliği arasında hiçbir illiyet bağı yoktur.
Soruşturma usulüne uygun yürütülmemiş; davacının açıkça bildirdiği tanıklar dinlenmemiş, önceki olumlu sicilleri ve diğer hafifletici sebepler hiç değerlendirilmemiş ve daha alt dereceli bir disiplin cezasının uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmamıştır. Soruşturma izni alınmaksızın, tanık ifadelerine başvurulmaksızın, başkaca bir ispat aracı kullanılmaksızın yalnızca savunmanın yeterli bulunmadığı gerekçesine dayanılarak disiplin cezası verilmesi açıkça hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİMİZ
Dava konusu hukuka aykırı disiplin cezasının uygulanmaya devam etmesi halinde gecikmesinde telafisi güç ya da imkânsız zararlar doğabileceğinden İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2, 27/4 ve 16. maddeleri uyarınca yürütmesinin durdurulmasını talep ediyoruz.
HUKUKİ DAYANAK
İdari Yargılama Usulü Kanunu, Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, Devlet Memurları Kanunu, yüksek yargı mercilerinin kararları, doktrinsel kaynaklar ve sair ilgili mevzuat.
DELİLLER
Müvekkilin disiplin soruşturma dosyasının içeriğindeki tüm belgeler ile birlikte sayın mahkemeniz tarafından davalı idareden celbini talep ediyoruz ve her türlü yasal delil.
TALEP SONUCU
Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü; dava konusu disiplin cezasının yürütmesinin durdurulmasına, davamızın kabulü ile dava konusu idari işlemin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL

