Köy Yerleşim Alanındaki Taşınmazın İfrazına İlişkin Menfi Görüşün İptali Dava Dilekçesi Örneği

Uyarı: Bu dilekçe örnek niteliğindedir, somut olayın özelliklerine göre uyarlanarak kullanılmalıdır!

Köy yerleşim alanı planı kapsamındaki bir taşınmazın ifrazına, tarım arazisi olduğu gerekçesiyle idarece olumsuz görüş verilmesi halinde açılabilecek iptal davası dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.

DENİZLİ NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİNE

DAVACI : ………………… (Ad, Soyad ve Adres Yazılacak)

VEKİLİ : Av. Muhammed Said TÜRKKOL

ATIF Hukuk Bürosu – Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. No: 75

Sarıkaya Apt. Kat: 2 Pamukkale / DENİZLİ

DAVALI İDARE : Denizli Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü

KONU : Davalı idarenin …./…./…. tarih ve …………/………… sayılı işlemiyle, dava konusu taşınmazın ifrazına ilişkin olarak verdiği olumsuz görüşün iptali talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkilin maliki bulunduğu, tapu sicilinde “Tarla” vasfıyla kayıtlı olan dava konusu taşınmaz, Merkezefendi Belediyesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Bu parsel, İmar Kanunu’na dayalı Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine tabi olup, İl İdare Kurulu’nun ilgili kararıyla onaylanan Tespitli Köy Yerleşim Alanı planı ve yapılaşma sahası kapsamındadır. Taşınmazın ifraz edilebilmesi amacıyla ilgili belediyeden imar durum belgesi talebinde bulunulmuş, ancak davalı idarenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen menfi görüş yazısı nedeniyle bu belge temin edilememiş ve ifraz işlemi tesis edilememiştir.

2. 7181 sayılı Kanun ile 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanun’un 21. maddesine eklenen Geçici 6. Madde hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu tür alanlardaki ifrazlar bakımından kanuni bir engel bulunmamaktadır. İdarenin, mevcut kanuni düzenlemeye rağmen menfi görüş bildirmesi hukuka aykırıdır.

3. Taşınmazın tapu kütüğündeki kaydı, 3573 Sayılı Kanun uygulamasından gelmemekte; tarım sahası olarak ayrılmış veya bu kapsamda tesis edilmiş bir tapu niteliği taşımamaktadır. Tapulama çalışmaları sonucu oluşan tescil, zeytincilik mevzuatıyla irtibatlandırılamaz ve tarımsal niteliği korunacak alanlar arasında da değildir. Dolayısıyla talebin, sırf 3573 Sayılı Kanun’a dayandırılarak reddedilmesi isabetsiz olup iptal edilmelidir.

4. Bu tip hatalı yorumların önüne geçmek amacıyla kanun koyucu, 4/7/2019 kabul tarihli, Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7181 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle 5403 sayılı Kanun’a Geçici 6. Maddeyi eklemiştir. İlgili düzenleme aynen şöyledir: “GEÇİCİ MADDE 6- 19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edilir.” Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere, 19/7/2005 öncesinde onaylanmış köy yerleşik alanları ve civarı bakımından, taşınmazın cinsi, vasfı ya da miktarı üzerinden 5403 veya 3573 sayılı Kanunların uygulama alanı kalmamıştır. Ne var ki davalı idare, bu açık ve emredici kanun hükmünü göz ardı ederek, dönemin yürürlükteki mevzuatına göre onaylanmış imar planlarında dahi tarımsal niteliğin korunacağı yorumuyla hareket etmekte ve Geçici 6. Madde’ye aykırı bir tutum sergilemektedir.

5. Davalının işlemine konu ettiği parsel, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları bulunmayan bir bölgede kalmakta ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’ne tabi olan köy yerleşim alanı planına dayanılarak ifraz edilmek istenmektedir. Plansız Alanlar kapsamında bulunan bu gibi yerleri, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ve o yönetmeliğe göre üretilen 1/5000 – 1/1000 ölçekli imar planlarıyla karıştırarak, kesinleşmiş imar planı şartı aranması veya zeytinciliğe özgü özel bir imar planı bulunması gerektiği çıkarımı mevzuata uygun düşmemektedir.

6. Nihayet, idarenin olumsuz kararının mesnedi olan Bakanlık Hukuk Müşavirliği kararında, 7181 sayılı Kanun’la getirilen Geçici 6. Madde tamamen değerlendirme dışı bırakılmıştır. Hâlbuki aslolan, bağlayıcı kanun hükümleridir; bir hukuk müşavirliği görüşünün kanunun lafzına ve amacına üstün tutulması, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

7. Netice olarak, dava konusu taşınmazın ifrazı; 3194 Sayılı Kanun’a bağlı Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 44. ve 45. maddelerine, 3194 sayılı Kanun’un 27. maddesine, ilgili Nazım İmar Planı hükümlerine ve özellikle 7181 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na eklenen Geçici 6. Maddeye uygun olarak gerçekleştirilebilecek niteliktedir. Açıklanan tüm bu sebeplerle, davalı idarenin dayanaktan yoksun işleminin iptali gerekmektedir.

TALEP SONUCU

Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü; davamızın kabulü ile dava konusu hukuka aykırı işlemin iptaline, dava konusu taşınmazın ifrazına izin verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idarenin üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. M. Said TÜRKKOL