İCRA VE İFLAS KANUNU

 

İCRA VE İFLAS KANUNU12

 

Kanun Numarası : 2004
Kabul Tarihi : 9/6/1932
Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih: 19/6/1932 Sayı: 2128
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 13 Sayfa: 426

BİRİNCİ BAP
Teşkilat ve muhtelif hükümler
İcra daireleri:3
Madde 1 – (Değişik: 2/7/2012-6352/1 md.)
Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.
Her icra dairesinde Adalet Bakanlığı tarafından atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar
icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları
tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunur.
(Ek üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/1 md.) İş yoğunluğunun veya personel sayısının
fazla olduğu icra dairelerinde dairenin düzenli, uyumlu ve verimli bir şekilde çalışmasını
sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından icra müdür ve müdür yardımcıları arasından,
icra müdürünün yetkilerini haiz bir icra başmüdürü görevlendirilebilir. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, yönetmelikle düzenlenir.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı
sınav ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. İcra
1 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi gereğince, bu kanunda yazılı olan aşağıdaki
terimler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiştir.
Cumhuriyet Müddeiumumisi : Cumhuriyet Savcısı
İstida : Dilekçe
İtirazın ref’i (Ref’i itiraz) : İtirazın kaldırılması
Kaza Dairesi : Yargı çevresi
Muavin : Yardımcı
Muhakeme usulü : Yargılama usulü
Müruru zaman : Zamanaşımı
Salahiyet : Yetki
Temyiz Mahkemesi : Yargıtay
Zabıt (Varakası) : Tutanak
2 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu Kanunda yer alan “icra tetkik mercii”, “tetkik
mercii” ve “mercii” ibareleri “icra mahkemesi”; “icra mercii hâkimi” ve “mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi”
olarak değiştirilmiştir.
3 Bu madde başlığı “İcra daireleri ve memurları:” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
katipleri arasından Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet Bakanlığı
tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı
kadrolarına atama yapılabilir.
İcra katipliğine ilk defa atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için
yapılacak merkezî sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığı veya Bakanlığın bu
konuda yetki vereceği adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından
yapılacak uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre; unvan değişikliği suretiyle atanacaklar ise
uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. Unvan değişikliği suretiyle icra katipliğine
atanacaklar tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.4
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları ile icra katiplerinin, yazılı sınav, sözlü sınav,
görevlendirme, nakil, unvan değişikliği, görevde yükselme ve diğer hususları yönetmelikle
düzenlenir.
İcra dairelerinde, gerektiğinde, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar
çerçevesinde, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından zabıt katibi,
mübaşir ve hizmetli görevlendirilir.
İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı
yokluğu halinde görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu
tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilir.
Adalet Bakanlığı, icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine
bağlamaya yetkilidir.
İflas daireleri:
Madde 2 – Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi
bulunur.
Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir.
İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi:
Madde 3 – İcra ve iflas işleri bir dairede birleştirilebilir.
İcra daireleri başkanlığı:
MADDE 3/a- (Ek:24/11/2021-7343/2 md.)
İş yoğunluğunun veya icra dairesi sayısının fazla olduğu illerde Adalet Bakanlığı
tarafından, yetki çevresi de belirlenmek suretiyle bir veya birden fazla icra daireleri başkanlığı
kurulabilir.
Başkanlıkta bir başkan ile yeteri kadar başkan yardımcısı bulunur. Başkan birinci sınıf
olmuş, başkan yardımcısı ise birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları
arasından muvafakatleri alınarak Bakanlıkça atanır. Ayrıca başkanlıkta, yeteri kadar icra
4 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlığının” ibaresi
“Bakanlığı veya Bakanlığın” şeklinde değiştirilmiştir.
başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra kâtibi ve memur Adalet Bakanlığı
tarafından görevlendirilir.
İcra daireleri başkanı ve başkan yardımcıları hakkında, bu Kanunda hüküm
bulunmayan hâllerde 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun Adalet
Bakanlığı merkez kuruluşunda çalışan hâkimlere ilişkin hükümleri uygulanır.
Başkanlık, icra dairelerinin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar;
mevzuatla verilen görevleri yerine getirir.
Bu madde hükmü iflas daireleri ile iflas dairelerinde çalışan görevliler hakkında da
uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.
İcra mahkemesi:
Madde 4 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/1 md.) İcra ve iflâs dairelerinin
muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut
kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun
gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet
Bakanlığınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahkemesi
daireleri numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı
ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra
mahkemesi hâkimi, kendisine Adlî Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak
bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, icra
daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idarî
işlerine bakar.5
İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve
itirazların icra mahkemesi o mahkemenin hakimidir.
Sorumluluk:
Madde 5 – (Değişik: 6/6/1985-3222/1 md.)
İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare
aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu
hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
Zimmet:
Madde 6 – (Değişik: 6/6/1985-3222/2 md.)
5 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkranın son cümlesine “itirazları inceler,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde” ibaresi eklenmiştir.
İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan
paraların, ilgili memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar,
cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yolunda bir hükme hacet kalmaksızın hazine
tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin asıl sorumlulara rücu hakkı saklıdır.
Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı:
Madde 7 – Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir
sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına
uğrar.
Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu fiili
daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı
cari olur.
Tutanaklar:
Madde 8 – (Değişik: 18/2/1965-538/4 md.)
İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vakı talep ve beyanlar
hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra
memuru veya yardımcısı veya katibi tarafından imzalanır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/2 md.) İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli
olarak tutanaklara yazılır.
İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.
İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.
Elektronik işlemler:6
Madde 8/a – (Ek: 2/7/2012-6352/3 md.)
İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal Yargı Ağı
Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet
hükmündedir. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir. Güvenli
elektronik imza, kanunlarda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilmiş
olan işlemler dışında, elle atılan imza yerine kullanılabilir. Güvenli elektronik imzayla
oluşturulan belge ve kararlarda, kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesi ve
mühürleme işlemini öngören hükümler uygulanmaz.
Zorunlu nedenlerden dolayı fiziki olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili
kişilerce güvenli elektronik imzayla imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine aktarılır
ve gerektiğinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde
6 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013 tarihinde yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.
elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları, gönderen icra
ve iflas dairesinde saklanır, ayrıca fiziki olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın
aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır.
Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hâllerde, icra müdürü veya
görevlendirdiği personel tarafından belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, imzalanır ve
mühürlenir.
Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
(Ek fıkra:6/12/2018-7155/10 md.) Alacaklı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi
üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile
borçlunun mal, hak veya alacağını elli kuruş karşılığında sorgulayabilir (…)7
. Bu miktar her
yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme
oranında artırılır. Adalet Bakanlığı yeniden değerleme oranında artırılan ücreti beş katına
kadar artırmaya ve azaltmaya ayrıca gün ve dosya esaslı olmak üzere belirli sayıdaki
sorgulamayı ücretten istisna tutmaya yetkilidir. Genel yönetim kapsamındaki kamu
idarelerinden bu ücret alınmayacağı gibi alacaklının bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş
kez yapacağı sorgudan da ücret alınmaz. Bu kapsamda alınacak ücret Adalet Bakanlığının
belirleyeceği usule göre tahsil edilir ve takip gideri olarak borçluya yüklenemez.
Elektronik işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair
usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası:8
Madde 9 – (Değişik: 2/7/2012-6352/4 md.)
İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından
uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında,
borçlu veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç
tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına
yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.
İcra ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü nakdî ödeme, ilgilisinin
gösterdiği banka hesabına aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından resen bankaya verilecek
talimat gereği yapılır. Talimat, paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını takip eden
en geç üç iş günü sonuna kadar verilir.
İcra ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu
hâllerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler.
İş görmekten memnuiyet:
7 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “veya
sorgulanmasını talep edebilir” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
8 Bu madde başlığı “Para ve değerli eşyanın tevdii:” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Madde 10 – (Değişik: 18/2/1965-538/6 md.)
İcra ve iflas işlerine bakan memur ve müstahdemler
1. Kendisinin,
2. Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü
derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının,
3. Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın,
Menfaati olan işleri göremeyip derhal icra mahkemesine haber vermeye mecburdur.
İcra mahkemesi müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde
katiplerinden birine verir.
İcra mahkemesi hâkiminin reddi9
Madde 10/a – (Ek: 18/2/1965-538/7 md.; Değişik: 2/3/2005-5311/1 md.)
İcra mahkemesi hâkimi reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunundaki hükümler uygulanır. Ret talebinde bulunan, dilekçesinde ret sebeplerini delilleri
ile birlikte bildirmek zorundadır.
Ret talebinin reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulması, hâkimin işe
bakıp karar vermesine engel değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın kaldırılması
hâlinde reddedilen hâkimin verdiği karar yerine getirilmez. Bu durumda dosya, bölge adliye
mahkemesince icra mahkemesinin başka bir dairesine, o yerde icra mahkemesinin başka bir
dairesi yoksa en yakın icra mahkemesine gönderilir. 40 ıncı madde hükümleri kıyas yoluyla
uygulanır.
Memnu işler:
Madde 11 – Tetkik vazifesini gören hakimler ve icra ve iflas memur ve
müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey
hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar.
Yaparlarsa hükümsüzdür.
İcra dairesine ödeme:
Madde 12 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Gözetim ve denetim:
Madde 13 – (Değişik: 6/6/1985-3222/3 md.)
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/2 md.) İcra ve iflâs daireleri, 4 üncü
maddedeki esaslara göre icra daireleri başkanlığının, bu başkanlığın kurulmadığı yerlerde icra
mahkemesi hâkiminin daimî gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları
9 Bu madde başlığı “İcra hakimi ve yardımcılarının reddi:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
ve adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları bu daireleri yılda
en az bir defa denetlerler.10
İcra ve iflas memur ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden
dolayı, haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin cezalarına ilişkin hükümleri
uygulanır.
Birinci teftiş:
Madde 13/a – (Ek: 18/2/1965-538/9 md.)
13 üncü maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftişin, geçen bir
yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve düzenlenecek
raporların birer örneğinin icra ve iflas dairesi ile Cumhuriyet savcılığında saklanması (…)11
gereklidir.
Teftişlerin yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tarafından
yerine getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yönetmelikte belirtilir.
Yönetmelik ve yargıtay kararları:
Madde 14 – (Değişik: 18/2/1965-538/10 md.)
Bu kanunun uygulama şekli (…)12, icra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde
tutulacak defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların düzenlenme şekilleri Adalet
Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.12
(İkinci fıkra mülga: 6/6/1985-3222/47 md.)
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/3 md.) Yargıtay, icra ve iflâs işlerine ait kararların
tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yargıtay tarafından yönetmelikle
düzenlenir.
Harçlar:
Madde 15 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve
masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.
İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine tevfikan ittihaz
olunur.
Şikayet ve şartlar:
10 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “esaslara göre”
ibaresinden sonra gelmek üzere “icra daireleri başkanlığının, bu başkanlığın kurulmadığı yerlerde” ibaresi
eklenmiştir.
11 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, diğer örneğinin ise en geç o
ayın sonunda Adalet Bakanlığına gönderilmesi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
12 Bu madde başlığı “Tüzük, yönetmelik ve yargıtay kararları:” iken 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “tüzükle” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas
dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun
bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin
öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.
Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından
dolayı her zaman şikayet olunabilir.
Şikayet üzerine yapılacak muameleler:
Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya
bozulur, yahut düzeltilir.
Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.
Yargılama usulleri:
Madde 18 – (Değişik: 18/2/1965-538/11 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/6 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlar
ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.
Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade
zaptettirmek suretiyle de olur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hâllerde
icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma
yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü
takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.
Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on
gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek
üzere ertelenebilir.
MÜDDETLER
Başlaması ve bitmesi:
Madde 19 – (Değişik: 18/2/1965-538/12 md.)
Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.
Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye
başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle
bir gün yoksa ayın son gününde biter. (Ek cümle:2/3/2024-7499/1 md.) Müddet, hafta olarak
belirlenmiş ise başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde biter.
Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden
günde biter.
Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.
Müddetlerin değiştirilmemesi:
Madde 20 – Bu kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukaveleler
hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu
hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.
İcra tebliğleri:
Madde 21 – (Değişik: 18/2/1965-538/13 md.)
İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre
olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.
İlamda ve 38 inci maddeye göre ilam hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde
yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle
bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat
Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.
Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer
tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun 35 inci
maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15
fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.
İcranın durdurulması:
Madde 22 – Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.
Kanundaki Istılahlar:
Madde 23 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Bu Kanunun uygulanmasında;
1. “İpotek” tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk
hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı
taşınmazlar üzerindeki hususî imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini,
2. “Taşınır rehni” tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940
ıncımaddesinde öngörülen rehinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar
üzerindeki rehinleri,
3. Sadece “Rehin” tabiri, “ipotek” ve “taşınır rehni” tabirlerine giren bütün taşınır ve
taşınmaz rehinlerini,
ihtiva eder.
Açıkça öngörülen istisnalar dışında, bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır. Bu
Kanun uyarınca gemi siciline verilecek şerhler, Türk Ticaret Kanununun 977 nci maddesi
hükmüne tâbidir.
İKİNCİ BAP
İlamların İcrası
I. Para ve Teminattan başka Borçlar Hakkında İlamların İcrası:
Taşınır teslimi:
Madde 24 – (Değişik: 18/2/1965-538/14 md.)
Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri
tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.
İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile
şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret
olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei
muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar
getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.13
Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli
yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.
Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine
hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı
veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice
göre takdir olunur.14
Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra
memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.
İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.
(Mülga yedinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Çocuk teslimi:
Madde 25 – (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası:
Madde 25/a – (Ek: 18/2/1965-538/15 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)
Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrasında
uzman bulundurulması:
Madde 25/b- (Ek: 17/7/2003-4949/7 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)
Taşınmaz tahliye ve teslimi:
1 – Borçlunun elinde ise:
13 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “icra mahkemesinden” ibaresinden sonra gelmek
üzere “veya istinaf” ibaresi eklenmiştir.
14 Bu fıkrada yer alan “takip tarihindeki” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle
“haczin yapıldığı tarihteki” olarak değiştirilmiştir.
Madde 26 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü
24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde
hükmolunan şeyin teslimini emreder.
Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.
Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu
ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.
Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim
ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye
tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek
üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve
icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve
değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum
görülürse icra müdürü icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder.
Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri
belirlenen bankalardan birine yatırılır.
2 – Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise:
Madde 27 – Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel
tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı
malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası
açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur.
(Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga ikinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği:
15
Madde 28 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının
talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine bildirir.
İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu şerh, Türk Medeni
Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tâbidir.
Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse
mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.
Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü:
Madde 29 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
15 Bu madde başlığı “Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine tebliği:” iken, 14/1/2011
tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Hükmün tapu sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra
muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya
teslim olunur.
Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu
doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse
mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde
dava açılırsa icra geri bırakılır.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar:
16
Madde 30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru
24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen
müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme
zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder.
Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse
tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf
icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet
kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat
ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan
borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.
İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın
hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin
343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.
(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair
olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir
eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü
tekrar zorla yerine getirilir.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar:
17
Madde 31 – (Değişik: 14/1/2012-6103/41 md.)
Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra
dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri
gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası:
Madde 31/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)
16 Bu madde başlığı, “Bir işin yapılmasına dair olan ilamlar:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 9
uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
17 Bu madde başlığı “İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair ilamlar:” iken, 14/1/2011
tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla
ilgili aynî haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.
Sicile kayıtlı Türk gemilerine ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin davalarda
davacının lehine hüküm verilirse, mahkeme, davacının istemine gerek kalmaksızın, hükmün
tefhimi ile birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirir. Hüküm, gemi siciline şerh edilir.
Davada verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse, mahkeme, bu hükmün özetini de
gemi sicili müdürlüğüne derhal bildirir. Sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün
yabancı bayraklı gemiler bakımından mahkeme, bu fıkrada öngörülen bildirimleri, geminin
bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna yapar. Hükmün gemi siciline şerh
edilmesinden sonra geminin zilyetliğini elde eden kişi aleyhine yeni bir ilâm alınmasına gerek
olmadan, üçüncü fıkraya göre işlem yapılır.
Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir geminin tahliye ve
teslimine ilişkin ilâm, icra dairesine verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle
borçluya yedi gün içinde o geminin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve
varsa temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi
ile tahliye ve teslimine hükmolunan geminin kimliği, ilâmın tarih ve numarası ve icra
mahkemesinden veya istinaf ya da temyiz yahut iadei muhakeme yoluyla görülmekte olduğu
mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebrî icraya devam
olunacağı yazılır.
Borçlu, gemiye zilyet olduğu hâlde bu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü zorla
tenfiz olunur. Borçlu geminin zilyedi değilse, alacaklı aşağıda yazılı seçimlik haklardan birini
kullanabilir:
1. Alacaklı, geminin ilâmda yazılı değerinin alınmasını isteyebilir. Borçlu bu değeri
ödemezse ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmaksızın, söz konusu değer kendisinden haciz
yoluyla tahsil olunur. Geminin değeri, ilâmda yazılı olmadığı ve taraflar bu değer üzerinde
anlaşamadıkları takdirde, icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişi heyetine tespit ettirilir.
Bilirkişi heyeti geminin kıymet takdiri sırasındaki değerini esas alır.
2. Alacaklı, gemiye zilyet olan üçüncü kişiye karşı borçlunun sahip olduğu hakları
kullanabilir. Şu kadar ki, üçüncü kişi, davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline tescil
edilmiş bir sözleşmeye dayanarak gemiye zilyet ise (1) numaralı bent hükmü uygulanır.
Alacaklıya teslim olunan gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu veya
üçüncü kişi, ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.
Gemide bulunup da ilâma dahil olmayan eşya, çıkarılarak borçluya teslim ve bu kişi
hazır değilse vekiline tevdi olunur. Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkûr eşya, masrafı ileride
borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının
yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın
bulunduğu mahalde ise beş, değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı
ödemekten kaçınırsa yahut gerek görülürse, icra müdürü, icra mahkemesinin kararıyla bunları
satıp tutarından masrafı öder; fazlası kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan
yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırır.
Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya
kaldırılmasına ilişkin ilâm, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı şekilde
yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü zorla icra
olunur.
Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra
hükümlerine girmeyen ilâmların icrası hakkında 30 uncu madde uygulanır.
II. Para ve Teminat Verilmesi Hakkındaki İlamların İcrası:
İcra emri ve muhtevası:
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.)
Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra
memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka
hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu
müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya
istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri
bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü
madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal
beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı
ihtar edilir.1819
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra
takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete
ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.
İcranın geri bırakılması:
Madde 33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.)
İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine
başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında
bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik
edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş
senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya
zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya
imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere
veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.
18 Bu maddede yer alan “hapis ile tazyik olunacağı ve “ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 10
uncu maddesiyle “hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya” olarak değiştirilmiştir.
19 Bu maddenin ikinci cümlesinde yer alan “temyiz yahut” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 3
üncü maddesiyle “istinaf veya temyiz yahut” olarak değiştirilmiştir.
İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya
temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul
edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka
kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı
mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde
yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.20
Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde
mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.
İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası:
Madde 33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.)
İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı
iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri
bırakılmasına veya devamına karar verilir.
Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra,
zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava
açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil
eder.
İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da
uygulanır.
III. Müşterek Hükümler:
İcranın nereden isteneceği:
Madde 34 – İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim
yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.
Takibin başlaması:
Madde 35 – Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt
numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir.
İcranın geri bırakılması için verilecek süre21
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.)
İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya
eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya
kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât
20 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “temyiz süresi” ibareleri,
“istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi”; “temyiz yoluna gidebilir.” İbaresi “istinaf veya temyiz yoluna
başvurabilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
21 Bu madde başlığı “İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı
Kanunun 5 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para
ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra
mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir.
Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.22
Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme
zorunluluğu yoktur.
(Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse
icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve
icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.
Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip
verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu
üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası
esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.23
Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi
veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek
kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre
icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye
mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması
hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının
etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.24
Haciz veya iflas istemek yetkisi:
Madde 37 – İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemiyenlerin malları
haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret
mahkemesince iflasına karar verilir.
İlam mahiyetini haiz belgeler:
Madde 38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.)
Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen
tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler,
ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet
hükmündedir.25
22 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “bölge adliye mahkemesi
veya Yargıtaydan” ibaresi “takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden” şeklinde değiştirilmiştir.
23 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesine “verilmeyeceğine”
ibaresinden sonra gelmek üzere “bozma sonrası esası inceleyecek” ibaresi eklenmiştir.
24 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “başvurunun”
ibaresinden sonra gelmek üzere “kesin olarak” ibaresi eklenmiştir.
25 Bu maddede yer alan “noter senetleri ve” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle
“noter sanetleri, istinaf ve” şeklinde değiştirilmiştir.
Zamanaşımı:
Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle
zamanaşımına uğrar.
Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret
kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.
İcranın iadesi:
Madde 40 – (Değişik birinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâmın bölge adliye
mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde
durdurur.
(Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra
bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da
Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu
olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen
veya kısmen eski hâline iade olunur.
Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.
Umumi hükümler:
Madde 41 – Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer
hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder.
ÜÇÜNCÜ BAP
İlamsız takip
I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI:
Para borcu ve teminat için takip:
Madde 42 – Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri
icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas
suretiyle cereyan eder.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/8 md.) Yabancı devlet aleyhine ilamsız takip yoluna
başvurulamaz.
(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari
yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.
İflasa tabi şahıslar hakkındaki takip:
Madde 43 – (Değişik 18/2/1965-538/21 md.)
İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler
hakındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa
tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı
bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.
Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harc
ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.
Ticareti terk edenler:
Madde 44 – (Değişik: 18/2/1965-538/22 md.)
Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline
bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal
beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili
ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mütat ve münasip
vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.
Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu
ile takip yapılabilir.
Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi
kabil malları üzerinde tasarruf edemez.
Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği
haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar
(Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında
bulunulamaz.
(Değişik beşinci fıkra: 17/7/2003-4949/11 md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti
tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile,
temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye
Bankalar Birliğine de bildirilir.
Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet
içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine,
mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların
satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.
Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar:
Madde 45 – Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa
bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı
borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
(Ek Fıkra: 21/2/2007-5582/1 md) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin
edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının
takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.
Police ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü
mahfuzdur.
İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve
borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat
olunabilir.
(Ek fıkra: 27/5/1933-2228/1 md.; Mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)
Haciz yoliyle takip:
1 – Umumiyetle:
Madde 46 – Takip diğer bütün hallerde haciz yoliyle yapılır. Borçlu tüccar sıfatını
yeni iktisap etmişse bundan evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça
eskisi gibi icra olunur.
2 – Hukuku amme boçları:
Madde 47 – Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar
hükmü mahfuzdur. Şukadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları
hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.
Zabıt ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi:
Madde 48 – Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve müsadere edilmiş
olan şeylerin paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre yapılır.
Rehin karşılığı ödünç verenler:
Madde 49 – (Değişik: 18/2/1965-538/23 md.)
Rehin karşılığı yapılan ödünç verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Kredi Bankasının özel kanunlarında paraya çevirmeye dair
hükümleri saklıdır.
II. YETKİ
Yetki ve itirazları:
Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin
yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce
yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.
III. TATİLLER VE TALİKLER
Tatiller:
1 – Bütün borçlular hakkında:
Madde 51 – (Değişik: 18/2/1965-538/24 md.)
Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki
devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen
yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği
gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi
haciz yapılması caizdir.
Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya
konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.
2 – Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:
Madde 52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan
birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.
3 – Terekenin borçlarında:
Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip
geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide
muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.
İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi
tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu
hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.
Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya
haciz yollariyle kabildir.
4 – Tutukluluk ve hükümlülük halinde:
Madde 54 – (Değişik: 18/2/1965-538/25 md.)
Mümessili olmıyan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini
vesayet makamına ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine
münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci
tayin edip icra dairesine bildirmiyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
5 – Askerlik halinde:
Madde 54/a – (Ek – 18/2/1965-538/26 md.)
Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya
uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi
için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet
içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
6 – Borçlunun ağır hastalığı halinde:
Madde 55 – (Değişik: 18/2/1965-538/27 md.)
Takip borçlunun mümessil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen
bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku
lazımdır.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir.
Talikın müddetlerin cereyanına tesiri:
Madde 56 – (Değişik: 18/2/1965-538/28 md.)
Takip talikleri esnasında müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin nihayeti bir talik
gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatlır.
IV. İCRA TEBLİĞLERİ
İcra tebliğleri:
Madde 57 – (Değişik: 18/2/1965-538/29 md.)
İcraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine
kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra memuru kısa bir zamanda
mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.
Tebliğ, Medeni Kanunun 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek
veya sanatına mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır.
V. TAKİP TALEBİ
Takip talebi ve muhtevası:
Madde 58 – (Değişik: 18/2/1965-538/30 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip talebi icra dairesine yazılı veya
sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.
Talepte şunlar gösterilir:
1. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve
vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap
bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve
yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri
(Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı,
soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi
kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;
Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı,
soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret
ve yerleşim yerleri;
3. (Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla
tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat
yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;
5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;
Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili
tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra
dairesine tevdii mecburidir.
Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip
masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.
Takip masrafları:
Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.)
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin
masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği
itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.
VI. ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ
1 – Ödeme emri ve muhtevası:
Madde 60 – (Değişik: 18/2/1965-538/31 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/10 md.) İcra müdürü takip talebinin bu
Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul
edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.
Emir:
1. (Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası
hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra
dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi
mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,
3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde
bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır
sayılacağı,
Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak
duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar
verileceği,
Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir
itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi,
İhtarını,
4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre
içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik
olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle
cezalandırılacağı ihtarını,
5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,
İhtiva eder.
Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra
dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar
arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.
Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.
2 – Ödeme emrinin tebliği:
Madde 61 – (Değişik: 18/2/1965-538/32 md.)
Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir.
Takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.
Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir
mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme
emri tebliğ edilmek lazımdır.
Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların
ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.
Kanunen eklenmesi gereken müddetler saklıdır.
Borçlu hakkında bir icra dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde
bulunulmuş ise bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme emri
tebliğe gönderilemez.
İTİRAZ
1 – Süresi ve şekli:
Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.)
İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün
içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci
cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine
yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra
dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.
(Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre
alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya
tebliğ edilir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas
olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini
değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni
adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat
borçlunun kendisine yapılmış sayılır.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca
göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında
ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul
etmiş sayılır.
Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
2 – İtiraz sebepleri:
Madde 63 – (Değişik: 17/7/2003-4949/14 md.)
İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet
metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.
3 – Alacaklıya verilecek nüsha:
Madde 64 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İtiraz, alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı olmazsa bu
husus dahi işaret olunur.
Bu nüsha itirazdan sonra veya itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya verilir.
4 – Gecikmiş itiraz:
Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.)
Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise
paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.
Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir
delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için
yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.
İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin
özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde
yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar
verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur.
Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın
kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar
verilir.
Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim
veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın
kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa
haciz kalkar.
5 – İtirazın hükmü:
Madde 66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.)
Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının
talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu,
borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.
Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar
imzaların celbini istiyebilir.
6 – İtirazın hükümden düşürülmesi:
26
a) İtirazın iptali:
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı,
itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler
dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar
verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine
iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan
meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.27
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü
niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler
dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü
niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:
28
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının
takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî
dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz
veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde
26 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 67 nci maddenin üst başlığı “6– İtirazın iptali:”
iken, “6-İtirazın hükümden düşürülmesi:”; başlığı “a) Mahkemeye başvurmak suretiyle:” iken, “a) İtirazın
iptali:”; 68 inci maddenin başlığı “b) İtirazın kesin olarak kaldırılması suretiyle:” iken “ b) İtirazın kesin olarak
kaldırılması:” olarak değiştirilmiştir.
27 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi
“yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
28 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 68 inci maddenin başlığı “b) İtirazın kesin olarak
kaldırılması suretiyle:” iken “ b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:” olarak değiştirilmiştir.
itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde
yeniden ilâmsız takip yapılamaz.
Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın
kaldırılmasına karar verir.
İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın
kaldırılması talebi reddolunur.
Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık
olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir.
Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve
savunmalar bekletici mesele yapılamaz.
(Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı
tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme
neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın
kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya
miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava
açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını
ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.
Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu
takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya
masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan
gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması
talebinden vazgeçmiş sayılır.
(Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci
cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü
hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine
yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve
istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın
tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce
hükmedilmiş olan tazminat kalkar.29
c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:
30
Madde 68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup,
imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği
tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra
hâkimi iki taraftan izahat alır.
29 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırktan” ibaresi
“yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.
30 Bu madde başlığı “c) İtirazın muvakkaten kaldırılması suretiyle:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 17 inci maddesiyle “c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:” olarak değiştirilmiştir.
Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde
ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha
önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki
çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi
halinde, aynı mecburiyete tabidir.
Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı
imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra
mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten
kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan
vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile
309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri
hükümleri uygulanır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete
dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet
tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede
dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir.
Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para
cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar
verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu
oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat
davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı
kazanırsa bu ceza kalkar.
Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının
senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve
kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren
borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine
tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında
bu fıkra hükmü uygulanmaz.
(Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten
kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın
talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan
kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava
açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine
sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.31
31 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırktan” ibaresi
“yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde
itirazın kesin olarak kaldırılması:32
Madde 68/b – (Ek: 9/11/1988-3494/4 md.)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi
kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari
hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde
yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı
ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede
gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran
tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde
hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay
içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu
ödedikten sonra dava edebilir.
Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile
ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve
makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar.
Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe
edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu
olduğu hallerde de aynen uygulanır.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının
kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi
hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz
edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin
muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki
dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri:
Madde 69 – (Değişik: 18/2/1965-538/40 md.)
İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş
bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.
İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün
içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan
kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın
yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya
mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi
etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur.
32 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle; ikinci fıkrada yer alan “aldığı” ibaresi,
“gönderilen” olarak değiştirilmiş; üçüncü fıkraya “hesap özetleri ile” ibaresinden sonra gelmek üzere
“ihtarnameler ve” ibaresi eklenmiştir.
Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın
kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir.
Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36 ncı
madde hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.33
(Değişik: 9/11/1988-3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava
veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla
mahkum edilir.34
Karar ve müddet
Madde 70 – (Değişik: 18/2/1965-538/41 md.)
İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve
18 inci madde hükmüne göre kararını verir.
İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali:
Madde 71 – (Değişik: 18/2/1965-538/42 md.)
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini
yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş
bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını
ileri sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır.
Menfi tesbit ve istirdat davaları:35
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için
menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine
alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra
takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin
durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve
alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında,
mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini
istiyebilir.
33 Bu fıkrada yer alan “kararı temyiz eden” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle
“karara karşı istinaf yoluna başvuran” şeklinde değiştirilmiştir.
34 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi
“yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
35 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, 72 nci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan
“yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” ve beşinci fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde
yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir
kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla
alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının
uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden
aşağı tayin edilemez.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip
durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra
kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan
takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile
uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı
anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa,
davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir
parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde,
umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer
mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı
istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
Hususi hükümler:
Madde 73 – (Değişik: 18/2/1965-538/44 md.)
Rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipteki ödeme emirleri için 146, 147, 149 b, 150,
150 a; iflas yoliyle adi takipteki ödeme emirleri için 155 ve 156 ve kambiyo senetleri
hakkındaki hususi takip usullerindeki ödeme emirleri için 168 ila 170 ve 171 ve 172 nci
maddelerdeki hususi hükümler uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BAP
Haciz yoliyle takip
I. MAL BEYANI
Beyanın muhteviyatı:
Madde 74 – Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar
yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve
vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve
buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine
bildirmesidir.
Beyan mecburiyeti müddeti, başlangıcı:
Madde 75 – (Değişik: 6/6/1985-3222/8 md.)
İtirazının iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu,
bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere
beyanda bulunmaya mecburdur.
İptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın
tefhiminden başlar.
Hapis ile tazyik:
Madde 76 – (Değişik: 24/5/1962-51/ 1md.)
Mal beyanında bulunmıyan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya
kadar icra mahkemesi hakimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur.
Ancak bu hapis üç ayı geçemez.
Sonradan kazanılan veya ziyadeleşen malların beyanı:
Madde 77 – İcra dairesine vakı olan beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna
yetecek mal göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları
ve kazancında ve gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkür daireye taahhütlü
mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.
II. HACİZ
Haciz:
1 – Talep Müddeti
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten
ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı,
haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla
borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı
Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi
verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit
edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen
bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi
için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun
3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı
Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam
ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
(Değişik:6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden
itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün
katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları
halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.
Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç
ve resme tabi değildir.
Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet
içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.
Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya
tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden
harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez.
2 – Hacze başlama müddeti:
Madde 79 – İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar.
(Değişik fıkra: 6/6/1985-3222/10 md.) Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz
yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar. Bu halde hacizle ilgili
şikayetler, istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. (Ek
cümle: 17/7/2003-4949/19 md.) Resmî sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra
dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğrudan da yapılabilir.
Konutta haciz:
Madde 79/a- (Ek:28/3/2023-7445/1 md.)
İcra müdürü, haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunu tespit ederse, bu yerde
haciz yapılmasına karar verir ve bu kararı derhal icra mahkemesinin onayına sunar.
Mahkeme, dosyanın tevdi edildiği tarihten itibaren en geç üç gün içinde dosya
üzerinden yapacağı inceleme sonunda haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunun
anlaşılması halinde kararın onaylanmasına kesin olarak karar verir. Bu kararın icra dairesine
bildirilmesi üzerine haciz işlemleri yapılır. Haciz yapılması talep edilen yerin konut
olmadığının anlaşılması halinde ise mahkeme, konutta haciz yapılmasına dair kararı kesin
olarak kaldırır. Bu kararın icra dairesine bildirilmesi üzerine icra müdürü, mevcut haciz talebi
hakkında yeniden karar verir.
Mahkemenin onaylama kararı üzerine hacze gidilen yerin konut olmadığının
anlaşılması halinde hacze devam olunur. Ancak konut olmadığı kabul edilen bir yerle ilgili
verilen haciz kararı üzerine yapılan haciz işlemi sırasında, bu yerin konut olduğu anlaşılır ve
borçlu da haczin yapılmasına rıza göstermez ise haciz işlemine son verilir ve müteakip
işlemler hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
İhtiyati haciz hakkında, bu madde hükmü uygulanmaz.
Haciz yapan memurun yetkisi:
Madde 80 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birinede
yaptırabilir.
Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması
mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır.
Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe
mecburdur. Bu yerler icabında zorla açtırılır.
(Değişik: 18/2/1965-538/45 md.) Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para,
kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını anlar ve borçlu
bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvet istimal edilebilir.
Zabıta memurlariyle muhtarların vazifeleri:
Madde 81 – Zor kullanma hususunda bütün zabıta memurları icra memurunun yazılı
müracaatı üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle mükelleftirler.
Köylerde haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecburdurlar.
Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar:
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.)
Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî
çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş,
antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında
yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev
eşyası,
36
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift
hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için
lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye
erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,
5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren
mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,
6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek
mahsül için lazım olan tohumluğu,
7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin
geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat,
Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri
için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
36 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu bentte yer alan “bireyleri için lüzumlu eşya;
aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri” ibaresi “bireylerine ait kişisel
eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası” şeklinde değiştirilmiştir.
8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis
edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,
9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik
maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun
hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,
Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun
hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,
10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan maaşlar,
11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın
kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,
12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi,
13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları.
Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı
bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.37
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı
bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip
bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların
haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.
Kısmen haczi caiz olan şeyler:
Madde 83 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan
nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar,
borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil
edildikten sonra haczolunabilir.
(Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte
birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi
bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Önceden yapılan anlaşmalar:
Madde 83/a – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.)
82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden
yapılan anlaşmalar muteber değildir.
Yavrulu hayvanların haczi:
37 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrasında yer alan “3,” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.
Madde 83/b – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.)
Hayvan hacizlerinde, anaları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan yavrular
analarından ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da yavrularından ayrı
haczedilemezler.
Taşınmaz Rehni Kapsamındaki Eklentinin Haczi:
Madde 83/c – (Ek: 9/11/1988-3494/7 md.)
Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak
haczedilemez.
Türk Kanunu Medenisinin 777 nci maddesi hükmü saklıdır.
Yetişmemiş mahsullerin haczi:
Madde 84 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından
en çok iki ay evvel haczolunabilir. Bu suretle haczedilen mahsullerin borçlu tarafından
başkasına devri haczeden alacaklıya karşı hükümsüz olup icranın devamına mani olmaz.
Alacağı taşınmaz rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak
merhunun yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki
mürtehin rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel takip
talebinde bulunmuş olmalıdır.
Taşınır ve taşınmaz malların haczi:
Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından
ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün
alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.38
(Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/8 md.) Borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde
bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi
sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş
olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına
geçerilmesini talep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı
elinde bulunduran şahısları bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs
tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya
bırakılır.39
38 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan ““haczolunur.” ibaresi
“haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
39 Bu fıkrada geçen “”yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar” ibaresi ile “yahut borçlu ile
birlikte malı elinde bulunduran şahısları” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle
eklenmiştir.
Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek
taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak
üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve
menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.
Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını
tecavüz etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz.
Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif
etmekle mükelleftir.
Taşınır mallarda haczin neticeleri:
Madde 86 – (Değişik: 18/2/1965-538/48 md.)
Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz
taşınır mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti
müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş olan taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine dayanarak
iyi niyetle iktisabettiği haklar saklıdır.
İyi niyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın
iktisabettiği, haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette
batıldır.
Kıymet takdiri:
Madde 87 – (Değişik:24/11/2021-7343/6 md.)
Haczi yapan memur, sicile kayıtlı mallar hariç olmak üzere haczettiği malın kıymetini
takdir eder. İcabında bilirkişiye müracaat edebilir.
Sicile kayıtlı malın kıymet takdirinin bilirkişilik bölge kurulu listesinde kayıtlı ve bu
konuda Adalet Bakanlığınca izin verilen bilirkişilere, bunların bulunmaması hâlinde listede
kayıtlı diğer bilirkişilere yaptırılması zorunludur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.
Mahcuz malları muhafaza tedbirleri:
1 – Taşınırlar hakkında:
Madde 88 – (Değişik: 2/7/2012-6352/17 md.)
Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil
senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.
Diğer taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır.
Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten borçlu yedinde
veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar
haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır.
(Değişik cümle:24/11/2021-7343/7 md.) Haczedilmiş ancak muhafaza altına alınmamış
mallar satış talebi üzerine muhafaza altına alınır veya ihale alıcısına teslime hazır hâle
getirilir, aksi takdirde satış yapılamaz. (Ek cümle:24/11/2021-7343/7 md.) Sicile kayıtlı
motorlu kara araçları bakımından 106 ncı madde hükmü saklıdır.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
yabancı devlet başkanı, parlamento başkanı, hükümet başkanı veya hükümet üyelerini taşıyan
ulaşım araçları, bu kişiler Türkiye’de bulundukları sürece, muhafaza altına alınamaz ve
yediemine bırakılamaz.
İcra dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir.
Ticari işletme rehni kapsamındaki taşınırlar ise icra dairesince satılmalarına karar
verilmesinden sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri
verilir.
Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere
ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu
yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşuluyla
devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan
kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması
sonucunda işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların muhafaza
işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgari
niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak
sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın
verilmesine; Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin
durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların denetimine ve diğer
hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte
düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı
tarafından düzenlenecek tarifeyle belirlenir.
(Mülga fıkra: 28/3/2023-7445/42 md.)
İcra müdürlüklerinin talebi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan araçlar, en
geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir. Aracı teslim alan icra
müdürlüğü, aracın yakalanmasını isteyen icra müdürlüğüne bildirimde bulunur.
Muhafazasına gerek kalmayan malların tasfiyesi:
Madde 88/a- (Ek:28/3/2023-7445/4 md.)
Muhafaza işleminin dayanağı olan haciz kalkmış olup da yedieminde bulunan mallar,
takibin yapıldığı yer icra dairesince bu madde uyarınca resen tasfiye edilir.
Tasfiye edilecek mallara ilişkin bilgiler, icra dairesince Ulusal Yargı Ağı Bilişim
Sisteminde duyurulur.
İcra dairesi, borçluya tebligat çıkararak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde tarifeye
göre belirlenen yedieminlik ücretini ödemek suretiyle malı teslim alabileceğini, aksi halde
müteakip fıkralar uyarınca malın tasfiye edileceğini ihtar eder.
Borçlunun malı teslim almaması halinde icra dairesi, rehin hakkı sahibine tebligat
çıkararak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde rehinden kaynaklanan haklarını
kullanabileceğini ve bu durumu icra dairesine bildirmesi gerektiğini, aksi halde müteakip
fıkralar uyarınca malın tasfiye edileceğini ihtar eder.
Sicile kayıtlı mallar bakımından, malın borçlu tarafından teslim alınmaması veya
rehinden kaynaklı hakkın kullanılmaması halinde icra dairesi, malın daha önce satışa
çıkarılmamış olması kaydıyla, kanunun elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışa ilişkin
hükümleri uyarınca resen satışını yapar.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, derhal
yediemine tebligat çıkararak, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde varsa malın son iki yıl
içinde yapılan, yoksa icra dairesince takdir edilen kıymetinin yüzde kırkı üzerinden, tarifeye
göre belirlenen yedieminlik ücreti mahsup edildikten sonra bakiye tutarı ödediği takdirde
malın mülkiyetinin kendisine devredilmesine karar verileceğini, aksi halde müteakip fıkralara
göre işlem yapılacağını ihtar eder. Bu fıkrada belirtilen şartların oluştuğunun ve varsa bakiye
tutarın yediemin tarafından ödendiğinin tespiti halinde icra dairesi, malın mülkiyetinin
yediemine devrine yönelik kararın verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderir.
Sicile kayıtlı mallar bakımından yedieminin malın mülkiyetinin devrini kabul
etmemesi halinde icra dairesi, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine tebligat
çıkararak, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, 30/6/2021 tarihli ve 7330 sayılı Makine ve
Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
uyarınca belirlenen hurda bedelini ödeyeceğini bildirmesi ve bildirimde bulunduğu tarihten
itibaren üç ay içinde hurda bedelini ödemesi şartıyla malın mülkiyetinin Şirkete
devredilmesine karar verileceğini ihtar eder. Bu fıkrada belirtilen şartların oluştuğunun ve
hurda bedelinin ödendiğinin tespiti halinde icra dairesi, hurdaya ayırma işlemlerini
tamamlayarak malın mülkiyetinin Şirkete devrine yönelik kararın verilmesi için dosyayı icra
mahkemesine gönderir.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, malın
mülkiyetinin bedelsiz olarak Türkiye Kızılay Derneğine devrine yönelik kararın verilmesi için
dosyayı icra mahkemesine gönderir.
İcra mahkemesi, mülkiyetin devri için gönderilen dosyalarda, en geç on gün içinde
dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar
verir. Kabul kararıyla, malın mülkiyeti ilgiliye geçer; tüm haciz ve rehinler kaldırılarak devir
ve teslim işlemleri gerçekleştirilir.
Tasfiye konusu malın vergi, ceza, prim gibi borçları, borçluya ait olup mülkiyet
ilgiliye, tüm borç ve yüklerinden âri olarak geçer. Devir ve tescil işlemleri her türlü vergi,
resim ve harçtan müstesnadır.
Devir işlemlerine karşı yedieminlik alacağına dayanılarak hapis hakkı kullanılamaz.
Yedieminlik ücretinin varlığı, mülkiyetin devri ve buna ilişkin işlemlerin yapılmasına engel
teşkil etmez.
Tasfiye konusu mal üzerinde 6183 sayılı Kanun uyarınca haciz bulunması halinde icra
dairesi, borçluya tebligat çıkarmadan önce tahsil dairesine tebligat çıkararak tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde muhafaza ve/veya satış işlemlerini yapmak üzere malı teslim alması
gerektiğini, aksi halde malın bu madde uyarınca tasfiye edileceğini bildirir.
Tasfiye konusu malın 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında
serbest dolaşımda olmaması halinde icra dairesi, borçluya tebligat çıkarmadan önce gümrük
idaresine tebligat çıkararak bir ay içinde gümrük işlemlerini yapmak üzere malı teslim alması
gerektiğini, aksi halde malın bu madde uyarınca tasfiye edileceğini bildirir.
Tasfiye masrafları, öncelikle dosyadaki avanstan, avansın bulunmaması halinde Adalet
Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Tasfiye kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla avanstan karşılanan masraflar,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan masraflar ve vergi, resim, harç gibi malın aynından
kaynaklanan kamu alacakları ödenir. Kalan tutar, 9 uncu madde uyarınca muhafaza edilir,
bankalarda nemalandırılır ve talep halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.
Dosyaya ödenen tutarın, Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılan masrafı
karşılayamaması halinde icra dairesi, bakiye masrafın, 6183 sayılı Kanun uyarınca borçludan
tahsili için tahsil dairesine bildirimde bulunur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.
2 – Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında:
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.)
Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya
sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra
memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine
ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde
bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini,
malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek
zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4
üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.
Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz
ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru
olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş
olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise,
keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine
yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin
kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç
zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu
nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.
Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi
gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde
zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim
etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan
borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen
üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı
teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde
sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi
alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer
mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen
cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur.
Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip
borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye
mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde
yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak
menfi tespit davaları maktu harca tabidir.40
Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü
şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci
maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm
edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre
halleder.
Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz
ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle:
17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava
açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini
üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.
(Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve
alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini
kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm
şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.
Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir.
40 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi
“yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar
hakkında da uygulanır.
(Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin
bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak
suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden
de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.
3 – Diğer haklar için:
Madde 90 – İcra dairesi haczedilen hakların muhafazasına ve alacaklardan günü
gelenlerin tahsiline çalışır ve lazım gelen masrafların peşin ödenmesini istiyebilir.
4 – Taşınmazlar hakkında:
41
Madde 91 – (Değişik: 18/2/1965-538/50 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı Medeni
Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti,
ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi
tarafından tapu siciline bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni
adresinin tapuya bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.
Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da tapu siciline
haber verilir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/23 md.) Hacizli taşınmazın el değiştirmesi hâlinde 148/a
maddesi uygulanır.

I – Taşınmaz haczinin şümulü,
II – Alacakları rehinle sağlanmış alacaklıların mahfuz hakları,
III – İdare ve işletme.
Madde 92 – (Değişik: 18/2/1965-538/51 md.)
Bir taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz taşınmaz kendilerine
rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.
İcra dairesi, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden
haber verir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/24 md.) Daire, taşınmazın idare ve işletmesi
ile eklentinin korunması için gerekli tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi, eğer
taşınmazda kiracı varsa bu kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini emreder. Zarar
görme ihtimali bulunan eklenti, rehin alacaklısının talebi üzerine, işletmenin faaliyetine engel
olmayacak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve muhafaza masrafları satış bedelinden
öncelikle ödenir.
41 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde
yer alan “tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye” ibaresi “tapu siciline” olarak; ikinci fıkrasında
yer alan “yukarda adı geçen dairelere” ibaresi “tapu siciline” olarak değiştirilmiştir.
(Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Mahsullerin toplanması, borçlunun hakkı:
Madde 93 – İcra dairesi mahsullerin toplanması için lazım gelen tedbirleri alır.
Borçlunun geçineceği yoksa kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar
mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktar kendisine bırakılır.
İştirak halinde tasarruf edilen mallar:
Madde 94 – (Değişik: 18/2/1965-538/52 md.)
Bir intıfa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde
tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü
şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye
sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına
işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar. (Ek cümleler: 17/7/2003-4949/25 md.)
Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun
şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay
defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete
tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret
Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği
oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer
taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır. (Mülga üçüncü cümle:
17/7/2003-4949/25 md.)
Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya
veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili
alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip
edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir.
Borçlunun zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile
iktisabını istemek hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine
mani olacak tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili için
dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu alacaklı lehine mahcuz
sayılır.
İkinci fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim
maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama
bildirmek suretiyle tatbik olunur.
Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet
kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.
Mahcuz malların muhafazası masrafları:
Madde 95 – Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi
masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur.
İstihkak iddiasına itiraz:
A – Borçlunun zilyedliği:
1 – Hazırlık safhası:
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.)
Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut
üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde,
icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.
İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek
üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul
etmiş sayılırlar.
Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün
içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını
kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak
müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte
veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı
tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.
2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:
Madde 97 – (Değişik: 18/2/1965-538/54 md.)
İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru
dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse
ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin
devamına veya talikıne karar verir.
İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek
için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder.
Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına
karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.
Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.
(Değişik beşinci fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Takibin devamına dair verilen icra
mahkemesi kararı kesindir.
Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün
içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava
edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları
Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça
talik emri verilemez.42
Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.
Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı
verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya
verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra
mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek
hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip
edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu
karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.
İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi
işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin
icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.
İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve
borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi
lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun
olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve
ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz.
(Değişik: 9/11/1988-3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar
verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası
geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına
hükmolunur.43
(Değişik ondördüncü fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Davanın reddi hakkındaki karara
karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye
göre mühlet isteyebilir.
İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden
alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde
onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte
hükmolunur.
Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni
Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.
İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine
dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal
42 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Kiralanan yer veya sicile
kayıtlı gemilerdeki” ibaresi “Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki” olarak değiştirilmiştir.
43 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi
“yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim
serbestce takdir eder.
İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.
İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:
Madde 97/a – (Ek: 18/2/1965-538/55 Md.)
Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü
şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde
addolunur. (Ek üçüncü ve dördüncü cümle:24/11/2021-7343/8 md.) Bu hâlde üçüncü şahıs
yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin
birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına
alınabilir. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve
çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı
olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.
İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını
gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.
3 – Çalınmış ve zayi olmuş şeyler:
Madde 98 – Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902,903 ve
904 üncü maddeleri hükmü mahfuzdur.
İcra dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci
maddesinde mezkür resmi artırma hükmündedir.
B – Üçüncü şahsın zilyetıği:
Madde 99 – (Değişik: 2/7/2012-6352/20 md.)
Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni
hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu
mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak
davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak
davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde
açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin
yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu
fıkra hükmü uygulanır.
Hacze iştirak derecelerinin teşkili:
Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı
derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar:
1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava
ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,
2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama,
3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede,
4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların
yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır.
Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların
bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.
Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze
iştirak edebilirler.
Önce icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak:
Madde 101 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet
veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum
olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze
iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin
devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir.
Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu
Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip
merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh
mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş
olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.
(Değişik: 18/2/1965-538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara
bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak
talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava
açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya
basit yargılama usulüne göre bakılır.
Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın
her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.
Haciz tutanağı tanzimi:
Madde 102 – Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak tutulur. Tutanakta
alacaklı ve borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte
yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları
yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir.
Haczi talep edilen mal taşınmaz ise icra dairesi 91 inci madde mucibince haczi ait
olduğu daireye tebliğ eder ve mahallinde tutulacak tutanakta taşınmazın nevi ve mahiyeti ve
hududu ve lüzumlu vasıfları dercolunur.
Evvelce ihtiyaten haczedilen şeylere icra haczi vazedildiği surette tutanağa ihtiyati
haciz sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur.
Haczi kabil mallar kafi gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hal tutanağa kaydolunur.
Davet:
Madde 103 – (Değişik: 9/11/1988-3494/12 md.)
Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre
tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı
tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken
müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu
hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği
bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.
Hacze iştirak halinde davet:
Madde 104 – Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave suretiyle yapılan yeni
hacizler tutanağın altına işaret olunur.
Hacze iştirak eden her yeni alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabilir.
Evvelce haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine
bildirilmek üzere 103 üncü madde mucibince davet olunurlar.
Borç ödemeden aciz vesikası:
Madde 105 – Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz
vesikası hükmündedir.
İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette
dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları
verir.
III. PARAYA ÇEVİRME
1 – Satış Talebi
Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması:
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.)
Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını
isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir.
Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen
mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada
belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar.
Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak
yatırılması zorunludur.
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış
talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak
yatırılması zorunludur.
Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından
ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış
talebi vaki olmamış sayılır.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış
işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş
günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.
Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede
belirlenir.
Talep hakkı:
Madde 107 – Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir.
100 üncü maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki dereceden artacak bedeller için
muteber olan alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu derece namına satış isteyebilir.
Muvakkat haciz halinde:
Madde 108 – Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz ve hakkında
106 ncı maddedeki müddetler cerayan etmez.
(Ek: 6/6/1985-3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten haczedilen mallar ancak 113
üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.
Satışın tatili:
Madde 109 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ
olursa satış tatil edilir.
(İkinci fıkra mülga: 6/6/1985-3222/47 md.)
Haczin kalkması:
Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya (…)44 talep geri alınıp da
kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması
yönündeki talep bir defa geri alınabilir.
Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar
sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi
terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik
olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.
44 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “icra müdürü tarafından
verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.
Taksitle ödeme:
Madde 111 – Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle
ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.
Şukadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun
dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan
fazla olmaması şarttır.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.; Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/26 md.)
Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya
sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu
sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren
süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.
(Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra
muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/11 md.) Borçlunun borcunu muntazam taksitlerle
ödemeyi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun
taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak
veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır.
Borçluya satış yetkisi verilmesi:
MADDE 111/a- (Ek:24/11/2021-7343/12 md.)
Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının
rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. Kıymet takdiri yapılmadığı
durumlarda borçlu da kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir. İcra müdürü, kıymet takdirinin
kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir.
Borçluya verilen sürenin başlangıcından üçüncü fıkra uyarınca verilen icra mahkemesinin
kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.
Rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen
miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların
toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar
bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz.
Borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on
beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi hâlinde icra müdürü, gerekli bilgi ve belgeleri temin
ettikten sonra yukarıda belirtilen şartların bulunduğunu tespit ederse satışın onayı ile malın
devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için dosyayı derhâl icra mahkemesine
gönderir. Mahkeme, en geç on gün içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden
talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. Kabul kararıyla malın mülkiyeti
alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı
verilmesi hâlinde yatırdığı bedel alıcıya iade edilir.
Bu madde uyarınca yapılacak satışlar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu
Kanunun diğer hükümleri uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.
Elektronik ortamda açık artırma suretiyle satış:
MADDE 111/b- (Ek:24/11/2021-7343/13 md.)
Haczolunan malın satışı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış
portalında açık artırma suretiyle yapılır.
Açık artırmada teklif verme süresi yedi gündür.
Açık artırma, ilanda belirtilen gün ve saat aralığında ve teklif verme yoluyla yapılır.
Teklif verenlerin kişisel bilgileri, artırma süresi içinde bilişim sistemini işleten kamu
görevlileri hariç hiç kimse tarafından görülemez ve bilişim sisteminde gösterilemez.
Teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden
ve her hâlde bin Türk lirasından az olamaz.45
Açık artırmada en yüksek teklifi veren, artırma süresi içinde kendisinden yüksek bir
teklif verilmedikçe teklifini çekemez ve teminatını alamaz.
(Değişik altıncı fıkra:7/11/2024-7531/1 md.) Açık artırma süresinin son on dakikası
içinde yeni bir teklifin verilmesi hâlinde açık artırma üç dakika uzatılır. Uzama süresi içinde
yeni bir teklif verilmesi hâlinde açık artırma süresi her yeni teklifin verilmesinden itibaren üç
dakika uzatılır. Son uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmezse mal en yüksek teklif verene
ihale edilir. Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemez. Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının
kararıyla kısaltılabilir, uzatılabilir veya kaldırılabilir ve bu kararlar Bakanlığın resmi internet
sitesinde duyurulur.
Elektronik satış portalında satış işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini
engelleyen veya elektronik satış sistemi (…)
46 zarar veren internet siteleri hakkında, 4/5/2007
tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar
Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8/A maddesi hükümleri
uygulanır.
(İptal sekizinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E.:2022/6;
K.:2024/225 sayılı Kararı ile)
Teklif verme süresi içinde bilişim sisteminin bakımı veya iyileştirilmesi için gerekli
olan işlemler yapılabilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve
E.:2022/6; K.:2024/225 sayılı Kararı ile)
45 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “binde birinden ve
her hâlde yüz Türk lirasından” ibaresi “binde beşinden ve her hâlde bin Türk lirasından” şeklinde
değiştirilmiştir.
46 Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E.:2022/6; K.:2024/225 sayılı Kararı ile bu fıkrada
yer alan “…ile ihale alıcılarının hak ve menfaatlerine…” ibaresi iptal edilmiştir.
Bu maddenin uygulanmasına ve mahcuzların elektronik ortamda açık artırma suretiyle
satışına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
2 – Taşınırların satışı:
Müddetler:
Madde 112 – Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde satılır.47
Yetişmemiş mahsüller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz.
Vaktinden evvel satış:
Madde 113 – Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış yapılabilir.
İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların
satılmasına her zaman karar verebilir.
Artırma hazırlık tedbirleri:48
Madde 114 – (Değişik:24/11/2021-7343/14 md.)
Satış açık artırma ile yapılır.
Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı, artırmaya başlangıç
tarihinden en az on beş gün önce ilan edilir. Elektronik satış portalı ve Basın İlân Kurumu
İlan Portalında yapılacak ilan, artırmanın bitimine kadar erişime açık tutulur. İkinci artırmanın
başlangıç tarihi, birinci artırmanın bitimi tarihinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde
belirlenir.
(Değişik fıkra: 13/10/2022 -7418/25 md.) Gazete ve internet haber sitesi ilanları
Basın-İlân Kurumu aracılığıyla aşağıda belirtilen usulde yapılır.
(Ek fıkra: 13/10/2022 -7418/25 md.) Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk
lirasına kadar olan satışlar için gazete veya internet haber sitesi ile ilan yapılıp
yapılmayacağına icra dairesince alakadarların menfaatleri dikkate alınarak karar verilir.
Ancak;
1. Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk lirasının üzerinde ve iki milyon Türk
lirasının altında olanlar, satışın yapılacağı yerde yayınlanan resmî ilan yayınlama hakkını haiz
bir yerel gazete veya bir internet haber sitesinde ilan edilir. Satışın yapılacağı yerde resmî ilan
yayınlama hakkını haiz yerel gazete veya internet haber sitesi yönetimi bulunmaması hâlinde
ilan, icra dairesinin belirleyeceği aynı il mülki sınırları içerisinde bulunan başka bir yayın
yerinde resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir yerel gazete veya bir internet haber sitesi
aracılığıyla duyurulur.
47 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir ay” ibaresi “iki ay”
şeklinde değiştirilmiştir.
48 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle bu maddenin, ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde
yer alan “Elektronik satış portalında” ibaresi “Elektronik satış portalı ve Basın İlân Kurumu İlan Portalında”
şeklinde değiştirilmiş ve mevcut dördüncü fıkrasının birinci cümlesine “Gazete” ibaresinden sonra gelmek üzere
“veya internet haber sitesi” ibaresi eklenmiştir.
2. Toplam muhammen bedeli iki milyon Türk lirası ve üzerinde olanlar ise bir internet
haber sitesinde veya yurt genelinde dağıtılıp satışa sunulan ve ilan talebi tarihinde günlük fiilî
satışı elli bin adedin üzerinde olan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir gazetede yayınlatılır.
3. Gazete veya internet haber sitesinde yayınlanacak ilanlar eş zamanlı olarak Basın
İlân Kurumu İlan Portalında da duyurulur.
4. Bu madde kapsamında Basın İlân Kurumu İlan Portalında yayınlanacak ilanlardan
ücret alınmaz.
5. Bu fıkrada yer alan parasal limitler bir önceki yılın Aralık ayındaki yıllık Üretici
Fiyat Endeksi esas alınarak Adalet Bakanlığı tarafından güncellenir ve her yıl 1 Şubat
gününden itibaren geçerli olmak üzere aynı güne kadar Resmî Gazete’de ilan edilir. Parasal
limitler olağanüstü hâllerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile
güncellenebilir.
Gazete veya internet haber sitesi ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle
geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti ve
bulunduğu yer, birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı ile artırmaya ilişkin
bilgilerin yer aldığı elektronik satış portalı yazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması
zaruri ilanlar dışında, taraflar elektronik satış portalında yer alan ilan metnini, masrafı
kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilir. Ancak hususi mahiyetteki bu
ilan resmî muameleye tesir etmez.
İlan edilen metinler arasında farklılık bulunması hâlinde elektronik satış portalında
ilan edilen metin esas alınır. (Değişik ikinci cümle: 13/10/2022 -7418/25 md.) Şu kadar ki,
gazetede, internet haber sitesinde, elektronik satış portalında veya Basın İlân Kurumu
İlan Portalında ilanı yapılan metindeki hatalar, ihale tarihi değiştirilmeksizin sadece elektronik
satış portalında ilanen düzeltilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.
Elektronik satış portalında yapılacak ilanda aşağıdaki hususlar yer alır:
1. Satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer
ve varsa görselleri ile artırma şartnamesinde yer alan diğer bilgileri.
2. Artırmaya katılabilmek için mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak
tutardaki teminatın satışı yapan icra dairesinin banka hesabına yatırılmasının zorunlu olduğu,
teminatın nakit olması durumunda en geç artırma süresinin bitiminden önceki gün saat
23:30’a kadar yatırılması gerektiği.
3. Gösterilecek teminatın teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya katılacakların, en
geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışa konu mahcuzun
kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu, satışı
yapan icra dairesine tevdi etmelerinin zorunlu olduğu.
4. Temsilci vasıtasıyla artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden
önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmelerinin zorunlu
olduğu.
5. Hisseli satışın mümkün olduğu hâllerde açık artırma konusu malı belirli paylarla
satın almak isteyen müşterek alıcıların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü
mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmelerinin zorunlu olduğu.
6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı ile ortaklığın satış suretiyle
giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin, en geç artırma süresinin bitiminden
önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmeleri hâlinde
alacağın veya ortaklık payının teminatı karşıladığı miktar kadar kendilerinden teminat
alınmayacağı.
7. Şartlar yerine gelmişse malın en yüksek teklif verene ihale edileceği.
8. Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen
kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı
olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak
paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği.
9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması
hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere
alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği.
10. Asgari ihale bedelinin teklif edilmemesi nedeniyle ihalenin yapılamadığı veya en
yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmaması sebebiyle ihalenin iptal edildiği hâllerde
ikinci artırmanın ilk açık artırmadaki şartlar çerçevesinde tekrar yapılacağı.
11. İhale alıcısının, satış bedelinin tamamını ihalenin gerçekleştiğine ilişkin tutanağın
elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde icra dairesi
hesabına ödemesi gerektiği.
12. Satışa katılanların bütün ekleriyle birlikte şartnameyi görmüş ve içeriğini kabul
etmiş sayılacakları.
13. İhalenin kesinleşmesi üzerine malın tescil ve teslim işlemlerinin yapılacağı.
İhalenin kesinleşmesi üzerine taşınırın ihale alıcısına teslimi veya sicile kayıtlı malın
ihale alıcısı adına tescili, damga vergisi ve katma değer vergisinin yatırılmasından sonra
gerçekleştirilir.
İhalenin yapılması:49
Madde 115 – (Değişik:24/11/2021-7343/17 md.)
Birinci ve ikinci ihale, icra müdürü tarafından, ilanda belirlenen gün ve saatte,
haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartların yerine
gelmesi hâlinde mal, en yüksek teklif verene ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin
haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca
bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını da geçmesi şarttır.
49 Bu madde başlığı “İhalenin yapılması ve geri bırakılması:” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 25
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Artırmanın sona erdiği gün ve saatte şartların bulunması hâlinde, mal en yüksek teklif
verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer.
İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması
hâlinde alınan teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere hak
sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir.
İcra müdürü, elektronik satış portalında artırma bittikten sonraki ilk iş gününde
artırmanın sonucuyla ilgili bir artırma sonuç tutanağı düzenler ve bu tutanaktaki bilgileri aynı
gün satış portalında ilan eder. Tutanakta; ihalenin hangi gün ve saatte tamamlandığı, şartlar
yerine gelmişse en yüksek teklifi verene malın ihale edildiği, tutanağın ilanından itibaren yedi
gün içinde ihale bedelinin icra dairesi hesabına yatırılması gerektiği ve şartlar yerine
gelmediği takdirde ihalenin hangi gerekçeyle yapılamadığı belirtilir.
Satış talebi teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresinin
bitimine kadar borcun tamamen ödenmesi hâlinde satış durdurulur.
İcra müdürü, asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale
bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği hâllerde,
ihalenin yapılamadığını veya iptal edildiğini tutanakla tespit eder. Asgari ihale bedelinin teklif
edilmediği veya en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı hâllerde ikinci artırma,
birinci artırmadaki şartlar çerçevesinde daha önce ilan edilen tarihte başlar.
Artırmada, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse alacaklı,
önceki satış talebinden kalan satış isteme süresi içinde satış günü verilmesini talep edebilir.
Satış isteme süresi satış talebiyle birlikte durur ve duran bu süre, ihalenin yapılamadığına
veya iptal edildiğine ilişkin tutanak tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar.
İcra müdürü, artırma bittikten sonraki ilk iş gününde elektronik satış portalından
kaynaklanan teknik sebeplerle, artırmanın son on dakikası içinde teklif verilemediğini satış
portalı kayıtlarından tespit ederse artırma süresinin bir gün uzatılmasına karar verir; kararda
artırmanın başlayacağı ve biteceği tarih ve saatleri gösterir ve tüm bu hususları satış
portalında derhâl duyurur. Bu durumda artırmanın başlangıç tarihi, artırma süresinin
uzatılmasına karar verildiği tarihten itibaren üç günü geçemez. Bu süre içinde, daha önce en
yüksek teklif veren teklifiyle bağlı olacağı gibi yeni istekliler de teminatı yatırmak suretiyle
artırmaya katılabilir.
İkinci artırma:
Madde 116 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Altın ve gümüş eşya:
Madde 117 – Altın ve gümüş eşya maden halindeki kıymetlerinden daha aşağı bir
bedel ile satılamaz.
İhale bedelinin ödenmesi ve malın teslimi:
Madde 118 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/18 md.)
İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından
itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.
Satılan mal, ihale kesinleşmeden teslim olunmaz ve resmî sicilde alıcı adına tescil
edilmez.
Pazarlık suretiyle satış:
Madde 119 – Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle yapılabilir:
1 – Bütün alakadarlar isterse,
2 – Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün
piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,
3 – Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet
verilirse,
4 – 113 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen haller bulunursa,
5 – (Değişik: 17/7/2003-4949/31 md.) Mahcuz malın tahmin edilen değeri birmilyar
lirayı geçmezse.
Ödeme yerine alacakların devri:
Madde 120 – Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun
borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari
kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde
alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.
Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir
şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının
kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle
üzerlerine alabilirler.
Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının
ödenmesine karşılık tutulur.
Paraya çevirmenin diğer tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri:
Madde 121 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut
iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka
nevi malların satılması lazımgelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra
mahkemesinden sorar.
İcra mahkemesi, yerleşim yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini
dinledikten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut
iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir.
Aile mal ortaklığı:
Madde 122 – Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı 121 inci maddeye göre yapılır.
Kanunu Medeninin 331 inci maddesi hükümleri mahfuzdur.
3 – Taşınmazların satışı:
Satış müddeti:
Madde 123 – Taşınmazlar, satış talebinden nihayet üç ay içinde icra dairesi tarafından
açık artırma ile satılır.50
Artırma şartları:
1 – Şartname:51
Madde 124 – İcra dairesi taşınmazların bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli
tarzda artırma şartlarını tesbit eder.
(Mülga ikinci fıkra:24/11/2021-7343/19 md.)
(Mülga üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/19 md.)
(Mülga dördüncü fıkra:24/11/2021-7343/19 md.)
2 – Münderecatı:
Madde 125 – Artırma şartnamesinde taşınmazın, üzerindeki irtifak hakları, taşınmaz
mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte satıldığı ve
borçlunun bu taşınmaz ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği tasrih
olunur.
İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müşteriye devrolunan
borçtan asıl borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaleden
itibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır. (K. M. 803)
Taşınmaz rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış
bedelinden tercihen ödenir.
Artırma şartnamesinde hangi masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur.
Artırma hazırlık tedbirleri:
Madde 126 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/20 md.)
114 üncü madde hükmü, taşınmazın açık artırma hazırlık tedbirleri hakkında da
uygulanır.
Elektronik satış portalında yapılacak satış ilanında; 114 üncü maddede belirtilen
hususlarla birlikte varsa ipotek sahibi alacaklılar ile diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki
haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleriyle on beş gün
içinde icra dairesine bildirmeleri gerektiği, aksi hâlde hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça,
50 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddede yer alan “iki ay” ibaresi “üç ay”
şeklinde değiştirilmiştir.
51 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu madde başlığı “1 – Şartnamenin açık
bulundurulması:” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları ve bu hususların irtifak hakkı sahipleri için
de geçerli olacağı belirtilir.
Ayrıca tebliğler:
Madde 127 – (Değişik: 2/7/2012-6352/30 md.)
İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan
ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı
olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul
edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik satış
portalında yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.52
Mükellefiyetlerin listesi:
Madde 128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu
sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini
yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün
mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir,
taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi
de nazara alınır. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen
kıymetini etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak
üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya,
haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra
dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut
adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Mülga son cümle: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/2 md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından
kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş
alacaklarının takibinde, satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci
maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırır.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/33 md.) Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde
teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce
ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış
isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki
vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu
madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de edilebilir.
52 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “elektronik ortamda”
ibaresi “elektronik satış portalında” şeklinde değiştirilmiştir.
(Ek fıkra: 28/2/2018-7101/1 md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir
bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir
bütün olarak paraya çevrilir.
Kıymet takdirine ilişkin şikâyet:
Madde 128/a – (Ek : 17/7/2003-4949/34 md.)
Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde
raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette
bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme
veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir
işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir.
(Değişik birinci cümle: 12/2/2004-5092/2 md.) Kesinleşen kıymet takdirinin
yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal
afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde
yeniden kıymet takdiri istenebilir.
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/3 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, birinci fıkra
uyarınca yaptırılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi, aynı Kanunun 22 nci maddesinin
birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırılır.
Kıymet takdirine ilişkin şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi
evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik
kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra
mahkemesine gönderir.
53
Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.
İhale:
Madde 129 – (Değişik:24/11/2021-7343/23 md.)
115 inci madde hükmü, taşınmazın ihale edilmesi hakkında da uygulanır.
İhale bedelinin ödenmesi:
Madde 130 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/24 md.)
İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından
itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.
Ödeme müddeti içinde taşınmazın idaresi:
53 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “kararı verir” ibaresi
“kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra mahkemesine
gönderir” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 131 – Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar
hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tarafından idare olunur. Bu
müddet içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra
dairesi satış bedelini temin için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir.
Sonradan tesis edilen taşınmaz mükellefiyetleri ve ipotekli ve mahcuz
taşınmazların kiralanmasında hüküm:
Madde 132 – Alacak bir taşınmaz ile temin edildikten sonra borçlu o taşınmaz
üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir taşınmaz mükellefiyeti tesis
ederse bu tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı taşınmazın o hak ile birlikte veya o
haktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir.
Taşınmaz haktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o
hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine tahsis edilir.
İpotek yapılmış olan taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya
verir ve keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez.
Bu hüküm haczedilmiş olan taşınmazlarda da caridir.
İhalenin feshi ve farkının tahsili:
Madde 133 – (Değişik: 6/6/1985-3222/16 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)
İhalenin neticesi ve feshi:
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.)
İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini
iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın
ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek
cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan
taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise
taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra
dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine
yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel,
ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir.
(Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak
üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve
sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres
göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün
içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan
kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya
üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden
muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı
ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale
bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak
yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem
hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı
ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı
ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde,
talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin
yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın
kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması
hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil
dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay
içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek
cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken
harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde
mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal
edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini
bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin
feshi talebini reddeder.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep
tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı
verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da
karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve
sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce
talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve
sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin
yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci
fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.54
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya
yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak
üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya
yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen
görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir.55
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına
mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini
derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra
müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda
verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin
şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile
birlikte hak sahiplerine ödenir.
(Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal
alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara
ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği
durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir.
Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede
fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu
müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten
itibaren bir seneyi geçemez.56
İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi
menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.
Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin
geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra
yapılır.
(Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:
Madde 135 – Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil
edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır.
54 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ikinci fıkrada” ibaresi
“beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.
55 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkraya “kararı verir” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra
mahkemesine gönderir” ibaresi eklenmiştir.
56 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan
“ihaleden” ibaresi “ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten”
şeklinde değiştirilmiştir.
(Değişik 6/6/1985-3222/17 md.) Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki
bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları
tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir
tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya
teslim olunur. (Ek cümle:24/11/2021-7343/28 md.) Taşınmazın ihale alıcısı adına tescilinden
sonra henüz tahliye yapılmadan taşınmazı ihale alıcısından satın alan da bu fıkra gereğince
tahliye isteme hakkına sahiptir.
Taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:57
Madde 136 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınmaz malların satışına ilişkin hükümler, bayrağı dikkate alınmaksızın gemi
siciline kayıtlı bütün gemiler hakkında da uygulanır. Bu hükümlerde geçen “tapu sicili” terimi
gemi sicilini, “ipotek” terimi gemi ipoteklerini ve “irtifak hakkı” terimi sicile kayıtlı gemiler
üzerindeki intifa hakkını ifade eder.
Aile yurtları:
Madde 137 – Aile yurtlarına dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
4 – Paranın paylaştırılması:
Paraların paylaştırılması zamanı, masraflar ve vekalet ücreti:
Madde 138 – Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine
göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara
avans olarak dağıtılır.
Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar
önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde
alacakları nispetinde paylaştırılır.
(Değişik: 18/2/1965-538/64 md.) Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin
miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru
tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de
takip masraflarına dahildir.
Muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir
bankaya, banka bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.
İcra dairesinin tamamlama hacizleri:
Madde 139 – Satış tutarı bütün alacakları ödemiye yetmezse icra memuru
kendiliğinden yeni hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar
üzerinde sonra gelen derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin
57 Bu madde başlığı “Gemiler hakkında:” iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
doğurduğu haklara halel gelmez. Yeniden haczedilen mallar ayrıca satış talebine hacet
kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır.
Sıra cetveli:
Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse
icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.
Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım
geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.
Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
Cetvel suretlerinin tebliği:
Madde 141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ
edilir.
Cetvele itiraz:
Madde 142 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal
mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.
Dava basit yargılama usulüyle görülür.
İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle
icra mahkemesine arzolunur.
Teminat karşılığı ödeme:
Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.)
Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi
görünen her alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek
payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır.58
Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâğın
kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek
süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt
edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince
belirlenir.
Borç ödemeden aciz vesikası:
Madde 143 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Alacaklı alacağının tamamını
alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan
58 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Sıra cetveline karşı 142
nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa,” ibaresi “Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine” şeklinde
değiştirilmiş ve fıkraya “bankanın kesin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve süresiz” ibaresi eklenmiştir.
miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu
belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde
Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere
bu icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi
hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet
mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.
Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden
ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.
Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.
Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur
oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler.
(Değişik altıncı fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz
vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun
mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun
zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra
dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı
alacaklıya verir veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır.
Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve
borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir.
Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı
mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden
terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir.
Senedin geri verilmesi ve ilamın icrası vesikası:
Madde 144 – Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra dairesince
borçluya verilir.
Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu kadar ki,
icra dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin
mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır.
İlamların icrasında borçlu isterse kendisine ilamın tamamen veya kısmen icra edilmiş
olduğuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.
Bir taşınmazı paraya çeviren icra dairesi o taşınmaz üzerindeki irtifak haklarına,
taşınmaz mükellefiyetlerine ve taşınmaz rehin haklarına dair kayıtların tapu sicilinden terkin
ve nakillerini de yaptırır.
(Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:
Madde 144/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)
Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışı hâlinde de uygulanır. Şu
kadar ki, 140 ıncı madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci
maddesi hükümlerine tâbidir.
Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek
ve intifa haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı
gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın
konsolosluğuna bildirimde bulunur.
BEŞİNCİ BAP
I – TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Takip talebi:
Madde 145 – (Değişik: 18/2/1965-538/65 md.)
Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci maddede yazılı
hususlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya
merhunun mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun üzerinde sonra gelen rehin
hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın ismini de bildirir.
Ödeme emri:
Madde 146 – (Değişik: 18/2/1965-538/66 md.)
Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı
sahibine bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara
uygun olmak üzere birer ödeme emri gönderir:
1. Ödeme müddeti onbeş gündür.
2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç
ödenmezse rehnin satılacağı bildirilir.
Ödeme emrine itiraz:
Madde 147 – (Değişik: 18/2/1965-538/67 md.)
Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır.
Ancak;
1. Rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde
artık tartışma konusu olamaz.
2. Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi
yoliyle takipten vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını istiyebilir. Bu takdirde, borçluya
mal beyanında bulunması için yedi gün mühlet verilir.
II – İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Takip talebi:
Madde 148 – (Değişik: 18/2/1965-538/68 md.)
Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine
elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla
alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.
Adres gösterme zorunluluğu:
Madde 148/a- (Ek: 17/7/2003-4949/41 md.)
İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da
bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek
zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur.
Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur. Yeni
adresin bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.
1 – İcra emri:
Madde 149 – (Değişik: 18/2/1965-538/69 md.)
İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva
ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından
rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri
gönderir.
Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez
ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının
taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.
İcranın geri bırakılması:
Madde 149/a – (Ek: 18/2/1965-538/70 md.)
İcranın geri bırakılması hakkında 33 üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır.
(Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/10 md.) İcra mahkemesinin geri bırakılma
isteminin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran borçlu veya üçüncü şahıs,
takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satış durmaz.
Bölge adliye mahkemesince talebin reddi hâlinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın
alacaklıya tazminat olarak ödenir.
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/5 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ikinci
fıkrada yer alan oran yüzde otuz olarak uygulanır. İstinaf talebinin reddi halinde, teminat
olarak alınan tutarın yarısı tazminat olarak alacaklıya ödenir. Alacaklının satış talebinden
sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre, merhunun alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa
kalan tutar teminatın geriye kalan kısmından karşılanır, varsa teminatın kalan kısmı teminatı
yatırana iade edilir.
2 – Ödeme emri:
Madde 149/b – (Ek: 18/2/1965-538/70 md.)
149 uncu maddede yazılı haller dışındaki muaccel alacaklar için icra memuru,
borçluya ve varsa taşınmaz sahibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı
maddeye göre birer ödeme gönderir.
1. Ödeme müddeti otuz gündür.
2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç
ödenmezse alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.
Ödeme emrine itiraz:
Madde 150 – (Değişik: 18/2/1965-538/71 md.)
Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda
bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava
açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri:
Madde 150/a – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır.
Ancak;
1. İpotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin teminatı
olarak verilmişse, icra mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68
inci maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini haizdir.
2. (Değişik: 2/3/2005-5311/11 md.) İtirazın kaldırılması kararına karşı istinaf yoluna
başvurulması hâlinde 149/a maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.
Kiracılara haber verme:
Madde 150/b – Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik: 6/6/1985-3222/18 md.)
Rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra memuru, alacaklının talebi üzerine takibin
kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder ve işleyecek kiraların icra
dairesine ödenmesini emreder. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/42 md.) Şu kadar ki, bu şekilde
işlem yapılması 132 ve 135 inci maddelerdeki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen
kira paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır.
Tapu idaresine haber verme:
Madde 150/c – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
İcra memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine
haber vermeye mecburdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline şerh verir. Taşınmazı
bu şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz.
Satış hazırlıkları:
Madde 150/d – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.;Değişik: 9/11/1988-3494/23 md.)
İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlar. Bu maksatla tapudan kayıt
örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir, takibin kesinleşmesini beklemeden kıymet
takdirini yaptırır.
III – MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Paraya çevirme müddeti:
Madde 150/e – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/32 md.) Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme
veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten
itibaren bir yıl içinde isteyebilir.
Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da
bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.
78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de
kıyasen uygulanır.
Muvakkat rehin açığı belgesi:
Madde 150/f – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre merhunun
alacağı karşılamıyacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine kendisine açık kalan miktar için
bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir.
Alacaklı, bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra memurundan
talebedebilir ve 100 üncü maddedeki esaslar dahilinde diğer alacaklıların haczine iştirak
edebilir. Bu takdirde alacaklı, rehnin satışı neticesinde, alacağının tahsil edilemiyen kısmını
borçlunun diğer mahcuz mallarından rüçhansız olarak alır.
Paraya çevirme usulü:
Madde 150/g – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik 9/11/1988-3494/24 md.)
Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a,
98 ve 99 uncu maddeler ile 112’den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile
uygulanır.
Alacağın veya rehnin ilamla tesbit edilmiş olması:
Madde 150/h – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
Alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz
belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır.
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi
kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler:
Madde 150/ı – (Ek: 9/11/1988-3494/25 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/43 md.)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya
gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir
para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari
hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin
hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya
borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi
sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle
tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden
tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem
yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara
ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi
gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz
etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır. Bu
takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle
ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikâyeti reddedilir. İcra mahkemesi nde yapılan
inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası
ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin,
tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya
tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme
istemi yerine geçer.
Paylaştırma:
Madde 151 – Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar
arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur.
Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin
ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder.
141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir.
Rehin açığı belgesi:
Madde 152 – (Değişik: 18/2/1965-538/73 md.)
Rehin, satış istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacakların
tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya satılıp da tutarı takip
olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir belge verilir.
Alacağı irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan alacaklı, bu
suretle tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir.
Alacaklı, satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılması halinde satışın
kesinleşmesi tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa
yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.
Rehin açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.
İpotekli alacakta alacaklının gaip bulunması veya borcu almaktan imtinaı:
Madde 153 – İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra
dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu
almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde
daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder.
Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan
etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra
dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve
ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli
taşınmazın sicilline geçirilir.
Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri
ile birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan eder.
(Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga üçüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:
Madde 153/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin
hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır.
İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de
uygulanır. Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı
olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini anlatır.
Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile
kayıtlı olduğu yer icra dairesi yetkilidir.
Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler
üzerindeki rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:
1. 150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır.
2. 150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır.
3. 151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile
kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ
1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.
4. 153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri
uygulanır.
ALTINCI BAP
İflas yoliyle takip
I – YETKİ:
İflas takiplerinde yetkili merci:
Madde 154 – (Değişik: 18/2/1965-538/74 md.)
İflas yoliyle takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu
mahaldeki icra dairesidir.
Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye’deki
şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra
dairesidir.
Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra
dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi
yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret
mahkemesinde açılır.
II – İFLAS YOLİYLE ADİ TAKİP:
Ödeme emri ve münderecatı:
Madde 155 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi
gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde
bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi
kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine
bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.
İflas talebi ve müddeti:
Madde 156 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir
dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.
Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri
nüshasının raptedilmesi lazımdır.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile
beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.
İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.
Talebin geri alınması ve yenilenmesi:
Madde 157 – İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu talebini
yenileyemez.
Yargılama usulü:
Madde 158 – (Değişik: 9/11/1988-3494/26 md.)
Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan
edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele
veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin
reddini isteyebilirler.
Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak,
gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu
kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit
görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o
miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini
temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat
Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda
iflasına karar verilir.
Muhafaza tedbirleri:
Madde 159 – (Değişik: 18/2/1965-538/76 md.)
İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün
muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi
üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince
yerine getirilir.
Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride
haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri zararları
karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir
teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı
ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek
mecburiyetinde değillerdir.
Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir
etmez.
Masrafların peşin verilmesi:
Madde 160 – (Değişik: 18/2/1965-538/77 md.)
İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur.
(Değişik: 9/11/1988-3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun
yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister.
Defter tutulması:
1 – Usulü:
Madde 161 – İflas talebinde bulunan alacaklı isterse, mahkeme borçluya ait malların
bir defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter iflas dairesi tarafından tutulur.
Boçlunun mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81
inci maddeler hükmü tatbik olunur.
2 – Neticeleri:
Madde 162 – (Değişik: 6/6/1985-3222/19 md.)
Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak
üzere borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki kıymetiyle vermeye
mecburdur.
3 – Devam müddeti:
Madde 163 – Takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa yapılan defter iflas
memuru tarafından iptal olunur.
Defterin hükmü mahkemece temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra
kendiliğinden ortadan kalkar.
Kanun yollarına başvurma59
Madde 164- (Değişik: 2/3/2005-5311/12 md.)
Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre
alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur.
Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta
içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.60
İflâs kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline
mâni değildir. Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.
Bölge adliye mahkemesince iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki
tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri
değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.
İflas tarihi:
Madde 165 – İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir.
59 Bu madde başlığı “Yargıtaya müracaat:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
60 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
(Ek: 9/11/1988-3494/29 md.) İflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından
feragat geçersizdir.
İflas kararının tebliği ve ilanı:
Madde 166 – (Değişik: 18/2/1965-538/79 md.)
İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/30 md.) Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya,
ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli
ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve
diğer lazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca kararı, bir internet haber sitesinde veya ilan talep
tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan
gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede
ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt
düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise
mahalli gazetede ilan yapılmaz.616263
İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan olunur.
III – KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER
SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ:
64
Takibin kabulü şartları:
Madde 167 – (Değişik: 18/2/1965-538/80 md.)
Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle
temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa
tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.
Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu
aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo
senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur.
A) Haciz yolu ile takip:
Ödeme emri:
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.)
61 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan
“kararı,” kelimesinden sonra “karar tarihinde,” ibaresi eklenmiş; ikinci ve üçüncü cümlesinde yer alan “trajı”
kelimeleri “tirajı” olarak değiştirilmiştir.
62 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “yurt
düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde
dağıtımı yapılan gazetelerden”; üçüncü cümlesinde geçen “en yüksek” ibaresi ise, “ellibinin (50.000) üzerinde
olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan” olarak değiştirilmiştir.
63 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “karar”
ibaresi “bir internet haber sitesinde veya ilan talep” şeklinde değiştirilmiştir.
64 III üncü fasıl başlığı 18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ile değiştirilmiştir.
İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse,
borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar
yazılır:
1. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası
hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde
ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde
icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,
4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza
kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra
mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince
yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse
sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm
edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri
icraya devam olunacağı ihtarı.
5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya
mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte
beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın
kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
6. (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on
gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci
maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal
beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı
ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.
a) Borca itiraz:
Madde 169 – (Değişik: 18/2/1965-538/82 md.)
Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir
dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini
durdurmaz.
İtirazın incelenmesi:
Madde 169/a – (Ek: 18/2/1965-538/83 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz
sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma
sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar
edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının
incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun
itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya
senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra
dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına
kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/32 md.) Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı
tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı
inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun
itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya
miktarın yüzde onu oranında para cezasina mahküm eder.Alacaklı birinci fıkra gereğince
çağrıldığı duruşmaya gelmediği takdirde icra mahkemesi hakimi alacağın itiraz edilen kısmı
için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay
içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait
olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. İcra mahkemesi, imzanın
alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya
miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder.
İcra hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo
senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil
edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi
halde reddine karar verir.
İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak
hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının
tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan inkar
tazminatı ve para cezası kalkar.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/32 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/46 md.)
Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti
veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak
üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği
üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm
edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava
açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine
sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.65
(Değişik son fıkra: 2/3/2005-5311/13 md.) İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna
başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin
üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
65 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “yüzde
kırktan” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
b) İmzaya itiraz:
Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.)
Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın
kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz
satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi
kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde
alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak
durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin
dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait
olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur.
Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkâr edilen imzanın borçluya
ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü
edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr
tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir
ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve
para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması
hâlinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.66
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne
karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu
takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak
üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel
mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı
kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:
Madde 170/a – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.)
Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci
maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.
İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde
kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz
olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı
hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
(Ek: 9/11/1988-3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri
alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.
66 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi
“yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
Uygulanacak diğer hükümler:
Madde 170/b – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/48 md.)
61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ilâ 72 nci
maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile
takip hakkında da uygulanır.
B) İFLAS YOLU İLE TAKİP:
Ödeme emri:
Madde 171 – (Değişik: 18/2/1965-538/86 md.)
İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse
borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.
Ödeme emrine şunlar yazılır:
1. (Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası
hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde
ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
3. Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle birlikte
diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine
bildirmesi ihtarı,
4. Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının
ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.
İtiraz veya şikayet:
Madde 172 – (Değişik: 18/2/1965-538/87 md.)
Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden
itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ
edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilekçenin bir
nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur.
İflas davası:
a) İtiraz veya şikayet olunmaması:
Madde 173 – (Değişik: 18/2/1965-538/88 md.)
Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu
durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar
verilmesini istiyebilir.
(Ek: 9/11/1988-3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer
alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri
sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme
sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde
faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo
edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına
karar verilir. Şu kadar ki, borçlu ödeme emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu
ödediğine dair resmi bir belge ibraz ederse iflas yolu ile takip talebi ve iflas davası düşer.
Borçlu, ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir.
Mahkeme mazereti yerinde görürse iflas davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.
b) İtiraz veya şikayet olunması:
Madde 174 – (Değişik: 18/2/1965-538/89 md.)
Alacaklı, borçlunun itiraz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini
ticaret mahkemesinden istiyebilir. Mahkeme 158 inci madde uyarınca iflas davasını karara
bağlar.
c) İstirdat davası:
Madde 175 – (Değişik: 18/2/1965-538/90 md.)
İflas takibine itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kimse 72
nci madde uyarınca geri almak hakkını haizdir.
d) Uygulanacak hükümler:
Madde 176 – (Değişik: 18/2/1965-538/91 md.)
156 ncı maddenin son fıkrası ile 157 ila 166 ncı madde hükümleri burada da
uygulanır.
C) MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler:
Madde 176/a – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.)
İcra dairesi 60 ve 64 üncü maddeler gereğince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını
verir.
Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
Birden fazla borçlu bulunması:
Madde 176/b – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.)
Bir çek, poliçe veya emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olup
da hepsi iflasa tabi şahıslardan ise, alacaklının bunlar hakkında aynı talepte (Haciz veya iflas)
bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin mahiyetine göre 169,
169 a. Ve 170 inci veya 174 üncü maddeler hükümleri uygulanır.
Bir senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da
alacaklı iflasa tabi olanlar aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek isterse,
bu yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu halde takip taleplerinden
birine kambiyo senedinin icra memuru tarafından tasdik edilmiş bir sureti eklenir. İcra
memuru, senedin bu suretine, senedin aslının kendisinde bulunduğunu yazar.
IV. DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ
Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas:
A – Alacaklının talebi:
Madde 177 – Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi
borçlunun iflasını isteyebilir.
1 – Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle
kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs
eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3 – 308 inci maddedeki hal varsa;67
4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir
yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye
çağırılır.
(Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada
da uygulanır.
B – Borçlunun müracaatiyle:
Madde 178 – (Değişik: 18/2/1965-538/93 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/37 md.) İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu
bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile
alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu
belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez.
(Ek: 9/11/1988-3494/37 md.) İflas talebi l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle
ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale
veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını
ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde
yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve
67 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu bentte yer alan “301 inci” ibaresi “308 inci”
şeklinde değiştirilmiştir.
vadesi bir sene içinde hülül edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal
aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:
68
Madde 179- (Değişik: 28/2/2018-7101/3 md.)
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden
düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş
kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı
tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların
iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969
tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.
Erteleme yargılaması:
69
Madde 179/a- (Ek: 17/7/2003-4949/50 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Erteleme kararı ve sonuçları:
70
Madde 179/b- (Ek: 17/7/2003-4949/50 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Kanun yolları:
Madde 179/c- (Ek: 15/7/2016-6728/4 md., Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Reddolunan miraslar:
Madde 180 – Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait
olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri
mahfuzdur.
Usul:
Madde 181 – 159, 160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua
gelen iflaslara da tatbik olunur.
V. İFLASIN KALDIRILMASI
İflasın kaldırılması:
68 Bu madde başlığı; “Anonim, limited, kooperatif şirketlerinin iflası:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 49 uncu maddesiyle “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:” şeklinde, daha sonra 15/7/2016
tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası ve iflasın
ertelenmesi:” şeklinde, daha sonra 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
69 Bu madde başlığı “Erteleme tedbirleri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
70 Bu madde başlığı “Erteleme kararının etkileri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 3 üncüi
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Madde 182 – Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir
beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun
konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için
mallarının kendisine iadesine karar verir.
(Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/14 md.) İflâsın kaldırılmasına, alacak
hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflâsın kapanmasına kadar
karar verilir. İflâsın kaldırılması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren iki
hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz
incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.
71
İflasın kaldırıldığı ilan olunur.
Reddolunmuş bir miras tasfiyesinin durdurulması:
Madde 183 – Bir tereke 180 inci madde mucibince tasfiye halinde bulunur ve
tasfiyenin kapanmasından evvel mirasçılardan biri gelerek mirası kabul eylediğini bildirirse
borçların ödenmesi için mirasçının teminat göstermesi mukabilinde mahkeme tasfiyeyi
durdurur.
YEDİNCİ BAP
İflasın hukuki neticeleri
I – BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA İFLASIN NETİCELERİ:
İflas masası:
Madde 184 – İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde
bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın
kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.
Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de
masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir.
Rehinli mallar ve üretime yönelik yerler:
Madde 185 – Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı
mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip
zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya
hakkı verilir. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/51 md.) Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği
takdirde iflâstan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
71 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
Rehinin kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle
tahakkuk eder ve mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır.
Rehinli alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şikayet
hakkını haizdir.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.; Değişik fıkra: 28/2/2018-7101/4 md.) 210 uncu
maddenin birinci fıkrası uyarınca masa hakkında faydalı olmayacağı anlaşıldığı için kapatılıp
mühürlenen yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, ilk alacaklılar toplanması tarafından da
uygun bulunması hâlinde iflâs idaresince derhâl satışı yapılır.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.) Bu maddeye göre yapılacak satışlar, 166 ncı
maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir.
İhtiyaten veya icraen haczedilen şeyler:
Madde 186 – (Değişik: 18/2/1965-538/94 md.)
İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar
masaya girer.
İflasın açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ila
144 üncü maddeler hükümlerine göre haciz koyduran alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım
iflas masasına intikal eder.
İptal davasına tabi haklar:
Madde 187 – 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan maddeler mucibince
iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için iflas idaresi lazımgelen
davaları açar.
Bedelinin tahsili için verilmiş emre veya hamiline muharrer senetler:
Madde 188 – Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerdeki bir tediyeye
karşılık olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler
geriye istiyebilir.
Başkasına ait malın satış bedeli:
Madde 189 – Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını
almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda
olan alacağın kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin
kendisine verilmesini istiyebilir.
Satıcının geri alma hakkı:
Madde 190 – Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına hükmolunmazdan evvel müflisin
eline geçmiyen mallar için masa tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında
bulunabilir.
(Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Bu mallar iflasın ilanından evvel taşıma senedi,
konişmento, makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü
bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alınamazlar.
Müflisin tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri:
Madde 191 – Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü
tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.
İflas açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya
üzerine keşide olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis tarafından ödenmiş
olursa iflastan haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını
kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz.
Müflise ödeme:
Madde 192 – İflasın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul edemez. Müflise
ödemede bulunan kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet
nispetinde borcundan kurtulur. Bununla beraber iflasın ilanından evvel müflise ödemede
bulunan borçlu iflastan haberi yoksa borcundan kurtulur.
Takibin durması ve düşmesi:
Madde 193 – (Değişik: 18/2/1965-538/95 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/39 md.) İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla
yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.
İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer.
İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri
yapılamaz.
(Ek: 9/11/1988-3494/39 md.) Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere
iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli
151 inci maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal
eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi
yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını isteyebilir.
Hukuk davalarının tatili:
Madde 194 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/40 md.) Acele haller müstesna
olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların
ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete
tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali
şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle
ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.
Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.
II. ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ
Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi:
Madde 195 – Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan
alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın
açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.
(Değişik: 9/11/1988-3494/41 md.) Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından
yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır.
Faiz:
Madde 196 – (Değişik: 9/11/1988-3494/42 md.)
İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder.
Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.
Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci
maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.
Şarta muallak alacaklar:
Madde 197 – Alacaklı talikı bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan
alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hulülünde alır.
Kaydı hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509
uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü caridir.
Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi:
Madde 198 – Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına
çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde
alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir.
Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.
Tamam olmuş satışların ifası:
Madde 199 – İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp teslim eden satıcı fesih
ve geri almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile, akti feshedemez ve sattığını geri
alamaz.
Takas:
Madde 200 – Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takas edebilir.
Aşağıdaki hallerde takas yapılamaz.
1 – Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;
2 – Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa;
3 – Alacaklının alacağı hamile muharer bir senede müstenit ise.
(Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflasları
halinde esas mukavele gereğince verilmesi lazımgelen hisse senedi bedellerinin henüz
ödenmemiş olan kısımları veya konması taahhüt edilen ve fakat konmamış olan sermayeler bu
şirketlerin borçlariyle takas edilemez.
Takasa itiraz:
Madde 201 – Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde
bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir
menfaat temin etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz
olunabilir.
Müflisin kefil olduğu borçlar:
Madde 202 – Müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet
olarak kaydolunur.
Masa ödediği para nispetinde asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer
(Borçlar Kanunu 496.) Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin iflası halinde 203
ve 204 üncü maddeler tatbik olunur.
Müşterek borçluların bir zamanda iflası:
Madde 203 – Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflas muameleleri bir zamana
tesadüf ederse alacaklı alacağının tamamını müflislerin her birinin masasından istiyebilir.
Toplanan hisseler alacak yekünundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı
mükellef olduğu hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder.
Ödedikleri hisselerin mecmuu alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdiğerine
rücu hakları yoktur.
Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi:
Madde 204 – Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise
müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur.
İflas masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur.
Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını
tamamlıyacak kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu
miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır.
Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası:
Madde 205 – Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflas muameleleri bir zamana
tesadüf ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarını şerikin de masasına kaydettirirler; ancak
şirket masasından alamadıkları miktarı müflis şerikin masasından istiyebilirler. Bu miktarın
mütaaddit şerikler tarafından ödenmesi halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur.
Şirket iflas etmeksizin şeriklerden birisi iflas ederse şirketin alacaklıları alacaklarının
tamamıyle masaya kabul olunurlar. Müflis şerikin masası 202 nci maddede yazılı olduğu gibi
şirket alacaklıları yerine geçer.
Adi ve rehinli alacakların sırası:
Madde 206 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların
satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet
tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli
alacaklardan sonra gelir.
Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken
her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar
da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir.
Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın
faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre
tayin olunur. (Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.)
(…)
(Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle
karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından,
aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:
Birinci sıra:
A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde
tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin
sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya
bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere
veya derneklere olan borçları,
C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası
gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.
İkinci sıra:
Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki
nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;
Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların
bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya
takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.
Üçüncü sıra:
Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü sıra:
İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin
hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
2. İflâsın ertelenmesi süresi.
3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı
verilmesine kadar geçen süre.
(Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak
sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk
Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.
Sıralar arasındaki münasebet:
Madde 207 – Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka maliktirler.
Bir sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler bir
şey alamazlar.
SEKİZİNCİ BAP
İflasın tasfiyesi
I – MASANIN TEŞKİLİ:
Defter tanzimi:
Madde 208 – İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflas dairesi müflisin
mallarının defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için lazımgelen tedbirleri alır.
Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflas dairesi
vesatatiyle yapılır.
(Ek: 9/11/1988-3494/43 md.) İflas dairesi iflas kararının kendisine tebliğinden
itibaren en geç iki ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek
zorundadır.72
Müflisin vazifeleri:
Madde 209 – Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflas dairesine göstermeğe
ve emrine hazır bulundurmağa mecburdur.
Müflisi hazır bulundurmak mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış
kimselerin reşit olanlarına düşer.
İflas dairesi bu mecburiyet kandilerine teveccüh eden kimselere kanunun hükmünü
ihtar eder.
72 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde
değiştirilmiştir.
Teminat tedbirleri:
Madde 210 – (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/7 md.) İflâs dairesi; müflisin
mağazalarını, eşya depolarını, fabrikalarını, imalathanelerini ve üretime yönelik sair yerlerini,
perakende satış dükkânlarını ve buna mümasil yerlerini, masa hakkında faydalı olacağı
anlaşılırsa ilk alacaklılar toplanmasına kadar kontrolü altında idare eder; aksi takdirde bu
yerleri kapatıp mühürler.
(Mülga ikinci fıkra: 28/2/2018-7101/7 md.)
Daire, paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair her hangi
ehemmiyeti haiz evrakı muhafaza altına alır.
Başka malları defter tutuluncıya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter
tutulduktan sonra tekrar mühürler.
Daire müflisin kullandığı yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır.
Haczi caiz olmıyan eşya hakkında:
Madde 211 – Daire 82 nci maddede sayılan malları deftere kaydetmekle beraber
müflisin elinde bırakır.
Üçüncü şahıslara ait mallar:
Madde 212 – Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar tarafından
mülkiyeti iddia olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek deftere kaydolunur.
Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları:
Madde 213 – Müflisin taşınmazları üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü şahıslara ait
haklar re’sen deftere işaret olunur.
Kıymet takdiri:
Madde 214 – Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir olunur.
Defterin müflis tarafından tanınması:
Madde 215 – Daire doğruluğu ve noksansızlığı hakkında beyanda bulunmak üzere
tutulan defteri müflise gösterir.
Müflisin cevabı deftere yazılır ve kendisine imza ettirilir.
Müflisin mükellefiyetleri:
Madde 216 – Kendisine ayrıca müsaade edilmiyen müflis tasfiyenin devamı
müddetince iflas idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve icabında zabıta
kuvvetleriyle getirilir. İflas idaresi müflise hususiyle emri altında tuttukça münasip miktarda
muavenette bulunabilir.
Tasfiyenin tatili:
Madde 217 – Masaya ait hiç bir mal bulunmazsa iflas dairesi tasfiyenin tatiline karar
verir ve ilan eder. Bu ilanda alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa mütaallik
muamelelerin tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde iflasın
kapatılacağı yazılır.
II. ALACAKLILARI DAVET
Basit tasfiye:
Madde 218 – İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını
koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur.
Bu takdirde iflas dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere
tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu
müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde
yapılmasını isteyebilir.
Basit tasfiyede iflas dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya
çevirir ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek
bedellerini dağıtır.
Tasfiyenin kapandığı ilan olunur.
Adi tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı:
Madde 219 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/44 md.) Tasfiye adi şekilde
yapılacak ise, iflas dairesi 208 inci maddeye göre vereceği karar tarihinden itibaren en geç on
gün içerisinde keyfiyeti 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder. Bu maddedeki
sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır.
İlanda:
1 – Müflisin hüviyeti, yerleşim yeri ve iflasın açıldığı tarih;
2 – Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını
ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl
veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde
ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir.)
3 – Hilafına haraket cezai mes’uliyeti müstelzim olmak üzere müflisin borçlularının
aynı müddet içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri;
4 – Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar
üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi
etmeleri ve etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai mes’uliyete uğrayacakları ve
rüçhan haklarından mahrum kalacakları;
5 – İlandan nihayet on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içtimaa gelmeleri
ve müflis ile müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül eden sair kimselerin
toplanmada bulunmağa hakları olduğu yazılır.
Reddedilen miraslarda alacaklıları davet:
Madde 220 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Reddedilen bir mirasın tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince evvelce
alacaklılar davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on güne indirilir. Evvelce
alacaklarını kayıt ettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.
III. MASANIN İDARESİ
İlk alacaklılar toplanması:
Madde 221 – (Değişik: 6/6/1985-3222/25 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/45 md.) İlk alacaklılar toplantısına iflas müdürü veya
yardımcılarından biri başkanlık eder. Müdür, alacaklı oldukları tercihan ellerinde noter veya
ipotek senedi gibi resmi senetle yahut 68/b ve 150/ı maddelerinde belirtilen belgelerle sabit
olan kişilerden bir veya iki alacaklı veya mümesilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.
Kendileri veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar tutarının en az
dörtte birini temsil etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunanlar beş kişiden
az ise bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.
Kararlar, alacak tutarı ekseriyeti ile alınır.
Reylerin muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun
işlemlerine karşı ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine
şikayette bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar ekseriyetinin
bozulması halinde nazara alınır. Aksi takdirde şikayet red olunur.
Toplantı veya karar nisabının oluşmaması:
73
Madde 222- (Değişik: 17/7/2003-3939/53 md.)
Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit
olunur. Bu hâlde daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye
başlar.
İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri:
Madde 223 – (Değişik: 6/6/1985-3222/26 md.)
İflas idaresi üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının iki
katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi aday gösterilir. Bu adaylardan dört adedi
alacak tutarına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle
ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi, iflas
idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip olanların gösterdiği dört
aday, birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer.
73 Bu madde başlığı “İlk alacaklılar toplanması mümkün olmazlarsa:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 53 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Tasfiye, iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflas idaresine havale
olunur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları, idare
memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep
üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı
üzerine yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare
memurunun da katılmaması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve
iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya
ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması
hâlinde iflâs dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı
olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca
çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs
idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış
alacaklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ
tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İflas idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret
tarifesine göre ücret ödenir.
İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki
görevleri yerine getirir:
1. Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği
bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan
kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine
müracaatla itiraz etmek.
2. İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını
icra mahkemesinin tasdikine arz etmek.
(Ek fıkra:9/6/2021-7327/1 md.) İflâs idare memurları, bilirkişilik bölge kurulları
tarafından oluşturulan iflâs idare memurları listesinden seçilir. Bu şekilde seçilen iflâs idare
memurlarından birinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin
ise hukukçu olması zorunludur. Listeye kayıt için, Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen
kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması şarttır. Listede görevlendirilecek
memurun bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge
kuruluna bildirilir. Bir iflâs idare memuru, eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev
alamaz. İflâs idare memurlarının nitelikleri, denetimi, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve
eğitimden muaf tutulacaklar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Adalet
Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte belirlenir.
Toplanmada verilen kararlar:
Madde 224 – (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/8 md.) Alacaklılar toplanması,
bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları, imalathaneleri ve üretime yönelik
sair yerleriyle mağazalarının, eşya depolarının, perakende satış dükkânlarının faaliyetlerine
devam edip etmemesi, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar
verebilir.
Müflis bir konkordato teklif ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler.
Kararlar aleyhine müracaat:
Madde 225 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde
icra mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflas Dairesinin mütalaasını aldıktan ve
icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir
zamanda kararını verir.
İflas idaresinin vazifesi:
Madde 226 – Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini
gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.
(Değişik: 6/6/1985-3222/27 md.) İdare, ikimilyar liraya kadar olan alacaklardan
doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh
olabilir ve tahkim yapabilir.74
İflas idaresinin vazife ve mes’uliyeti:
Madde 227 – (Değişik: 6/6/1985-3222/28 md.)
8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra
dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. (Ek cümle: 28/2/2018-7101/9
md.) İflâs idaresi, iflâs masasına kabul edilen alacaklılara, talepleri hâlinde iflâs tasfiyesinin
seyri ile müteakip işlemlerin planı ve takvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
(Ek ikinci fıkra: 9/11/1988-3494/46 md.; Mülga: 2/3/2005-5311/28 md.)
İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas
idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya
istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223 üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini
seçer.
İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu
davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.
Üçüncü şahısların istihkak iddiaları:
Madde 228 – (Değişik: 18/2/1965-538/96 md.)
74 Bu fıkrada yer alan “ikiyüzbin” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle
“ikimilyar” olarak değiştirilmiş
Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip
verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır.
İflas idaresi; istihkak iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak
davası açması için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü
şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.
İstihkak davasına, genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
İcra mahkemesi, icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı
teminat istiyebilir.
Masa alacaklarının tahsili, müstacel satış:
Madde 229 – İflas idaresi, masanın vadesi gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda
takip veya dava eder.
Kıymeti düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır.
Borsa veya piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar
ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır.
Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir.
IV. ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ
İddia edilen alacakların tetkiki:
Madde 230 – İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet
bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia
hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.
Tapu sicilline yazılı alacaklar:
Madde 231 – Tapu siciline yazılı olan alacaklar; kayıt için müracaat edilmemiş olsa
bile işliyen faizle kabul olunurlar.
Alacaklılar sıra cetvelinin müddet ve şekli:
Madde 232 – (Değişik: 28/2/2018-7101/10 md.)
Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin
seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci
maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır ve iflâs
dairesine bırakılır. Zorunlu hâllerde iki ayın hitamından önce iflâs idaresinin icra
mahkemesine başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi
en çok iki ay daha uzatabilir. Süresi içinde sıra cetvelinin verilmemesi hâlinde iflâs dairesinin
durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazifesine son
verilir ve sebketmiş hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca
bu üyelerin bir yıldan az olmamak ve üç yılı geçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs idaresinde
görev almalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir.
Reddedilen alacaklar:
Madde 233 – (Değişik: 9/11/1988-3494/48 md.)
Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. Ancak,
iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak bunu doğuran sebep veya ipotek
limiti miktarı bakımından red kararı vermeyip, kabul etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına
bildirir. İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacaklıya 245 inci
madde hükmü çerçevesinde devrolunur.
Alacaklılar sıra cetveli, ilan ve ihbar:
Madde 234 – (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3222/29 md.) İflas idaresi
sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usule
göre ilan yoluyla haberdar eder.
İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul
edilmiyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir.
Sıra cetveline itiraz ve neticeleri:
Madde 235 – (Değişik: 18/2/1965-538/97 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından
itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya
mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan
mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne
nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün
zarfında karar verir.75
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya
karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa
davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse
dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene
verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü
ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise
şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.
Geç kalan müracaatlar:
Madde 236 – Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar
kabul olunur.
75 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “297 nci maddenin son
fıkrasına” ibaresi “302 nci maddenin altıncı fıkrasına” şeklinde değiştirilmiştir.
Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin
vermeğe cebrolunabilir.
Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.
İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile
alacaklılara bildirir.
235 inci madde hükmü burada da caridir.
V. MASANIN TASFİYESİ
İkinci alacaklılar toplanması:
Madde 237 – (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988-3494/50 md.) İflas idaresi,
alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232 nci maddedeki sürenin bitiminde alacakları
tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış
alacaklılardan 235 inci maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da ikinci toplantıya
ilanla davet eder.
İlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir.
Konkordato teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de
bildirilmelidir.
Toplanmıya iflas memuru veya yardımcısı reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü
fıkraları burada da caridir.
İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi:
Madde 238 – İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla borçların
vaziyetine dair alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir.
Alacaklılar toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve
masanın menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.
Toplantı ve karar nisabının oluşmaması:
76
Madde 239- (Değişik: 17/7/2003-4949/56 md.)
Alacaklıların toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit
olunur. Bu halde iflâs idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.
Yeniden alacaklılar toplanması:
Madde 240 – (Değişik: 6/6/1985-3222/30 md.)
Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden
alacaklılar toplanması için davet yapılabilir. Yeniden alacaklılar toplantısının gündemindeki
konular hakkında alacaklıların oyu, kendilerinin bilinen adreslerine taahhütlü bir mektupla
yazılacak davet üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde edilebilir.
76 Bu madde başlığı “Toplanma mümkün olmazsa:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 56 ncı
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Nisap hakkında 221 inci madde hükümleri uygulanır.
Malların paraya çevrilmesi usulü:
Madde 241 – Masaya ait mallar iflas idaresi marifetiyle açık artırma yahut alacaklılar
karar verirlerse pazarlık suretiyle satılır.
Üzerlerinde rehin hakkı bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da muvafakati
halinde pazarlık suretiyle satılabilir.
(Ek üçüncü fıkra: 28/2/2018-7101/12 md.) (Değişik üçüncü fıkra:9/6/2021-7327/2
md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha
yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde
bulunduran işletmeler bir bütün olarak satılır. Satışta işletmenin devamlılığı ve ekonomiye
olan katkısı gözetilir. Bu hâlde taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır. Bir bütün
olarak satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir.
Artırmanın ilanı:
Madde 242 – (Değişik birinci fıkra:24/11/2021-7343/30 md.) Artırma ilanı ve
hazırlık tedbirleri 126 ncı madde hükmü uyarınca yapılır.
İpotek alacaklısına ilandan bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel bildirilir.
Artırma ve İhale:
Madde 243 – İflas idaresi tarafından artırma ile satılacak taşınır ve taşınmaz malların
ihalesi 115 ve 129 uncu maddelerin 185 inci maddeye muhalif olmıyan hükümlerine göre
yapılır.
Taşınır satışlarında 242 nci madde hükmü tatbik olunur.77
Artırma suretiyle satışın şartları:
Madde 244 – (Değişik: 18/2/1965-538/98 md.)
111/b, 117, 118, 124, 125, 130, 131, (…)78 134 ve 135 inci maddeler burada da
uygulanır. İcra dairesine ait vazifeler iflas idaresi tarafından görülür.78
Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki:
Madde 245 – Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri
bir iddianın takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar
çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır.
77 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “116 ve 242 nci maddeler”
ibaresi “242 nci madde” şeklinde değiştirilmiştir.
78 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkraya “117” ibaresinden önce gelmek
üzere “111/b,” ibaresi eklenmiş ve fıkrada yer alan “133,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Aile yurtları:
Madde 246 – Aile yurtları hakkındaki Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
VI. PARALARIN PAYLAŞTlRlLMASl
Pay cetveli ve son hesap:
Madde 247 – Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların sıra cetveli katileşince
iflas idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını yapar.
İflas masrafları ve masanın borçları:
Madde 248 – İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır.
Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır.
Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması:
Madde 249 – Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılır ve orada on gün kalır.
İflas idaresince bırakılma keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildirilir.
Dağıtma:
Madde 250– (Değişik: 17/7/2003-4949/57 md.)
Dağıtıma yukarıdaki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten sonra başlanır.
Şikâyet vaki olmuşsa, dağıtım bu şikâyet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili olabileceği
oranda ertelenebilir. 144 üncü madde hükümleri burada da uygulanır. Tâlikî bir şarta veya
belirli olmayan bir vadeye bağlı alacaklar için ayrılan paylar hakkında 9 uncu madde
hükümleri uygulanır.
Borç ödemeden aciz vesikası:
Madde 251 – (Değişik: 18/2/1965-538/99 md.)
İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya
ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya reddettiği
yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/58 md.) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak
kaydıyla, aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hukukî sonuçları doğurur. Fakat, müflis
yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni
takip üzerine kendisine gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz
ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre karara
bağlanır. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/58 md.) Müflise yeni mal iktisap etmediği itirazında
bulunma imkânını sağlamak niyetiyle üçüncü kişinin hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen
tasarruf ettiği mallar, üçüncü kişi bu durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yeni mal
sayılır.
Muvakkat dağıtmalar:
Madde 252 – İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtmalar yapılabilir.
İtiraz üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay
ayrılıp 250 nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir.
Kaydettirilmemiş alacaklar:
Madde 253 – Evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş olan alacaklara
aciz vesikası verilen alacaklar hakkındaki hükümler tatbik olunur.
VII. İFLASIN KAPANMASl
Nihai rapor ve kapanma kararı:
Madde 254 – Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir
rapor verir.
Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber
verir.
Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir.
(Ek fıkra: 2/3/2005-5311/15 md.) İflâsın kapanması hakkında verilen hükme karşı
tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır.
79
İflas dairesi kapanmayı ilan eder.
İflas kapandıktan sonra:
Madde 255 – İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu haber
alınırsa iflas dairesi o mala vaziyed edip sattıktan sonra başka bir merasime hacet kalmaksızın
bedelini eksik alan alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.
Evvelce bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da
hüküm böyledir.
Şüpheli bir hak mevzuubahis oldukta iflas dairesi alacaklılara keyfiyeti ilan eder yahut
mektupla bildirir ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır.
İflasın tasfiyesi müddeti:
Madde 256 – İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bu müddet içinde
tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar toplanıp basit tasfiye usulünün tatbikına
karar verebilir. Bu karar da ekseriyeti meblağiyenin husulü şarttır. Böyle bir karar
verilmemişse tetkik icra mahkemesi icabına göre müddeti uzatır.
79 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
DOKUZUNCU BAP
İhtiyati haciz
İhtiyati haciz şartları:
80
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,
borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle
diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa
veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl
eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
(Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
(Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
İhtiyati haciz kararı:
Madde 258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar
verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek
deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra:22/7/2020-7251/50 md.)
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna
başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna
başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar
kesindir.
İhtiyati hacizde teminat:
Madde 259 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü
şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup
olmadığını takdir eder.
80 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle madde başlığı “İhtiyatî haciz:” iken “İhtiyatî
haciz şartları”; birinci fıkrasında yer alan “borcun” ibaresi, “para borcunun”; ikinci fıkrasının (2) numaralı
bendinde yer alan “kaçarsa” ibaresi “kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde
bulunursa;” olarak değiştirilmiş metne işlenmiştir.
Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.
İhtiyati haciz kararının muhtevası:
Madde 260 – (Değişik: 18/2/1965-538/100 md.)
İhtiyati haciz kararında :
1. Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,
2. Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,
3. Haciz konulmasının sebebi,
4. Haczolunacak şeyler,
5. Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden
ibaret bulunduğu,
Yazılır.
İhtiyati haciz kararının icrası:
Madde 261 – (Değişik: 18/2/1965-538/101 md.)
Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren
mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi
halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle
yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.
(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı
yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.
Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği:
Madde 262 – (Değişik: 18/2/1965-538/102 md.)
Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri
gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.
İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır
bulunmıyan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.
Borçlu tarafından gösterilecek teminat:
Madde 263 – (Değişik: 18/2/1965-538/103 md.)
Haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu
temin için malların kıymetleri depo edilmek veya icra memuru tarafından kabul edilecek
esham ve tahvilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber bir banka kefaleti gösterilmek
şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs elinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak bu
şahsa bırakılabilir. İstenilecek teminat her halde borç ve masraf tutarını geçemez.
İhtiyati haczi tamamlıyan merasim:
Madde 264 – (Değişik: 18/2/1965-538/104 md.)
Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan
alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine
tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya
dava açmaya mecburdur.
İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ
olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın
kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın
kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi
gün içinde dava açması lazımdır.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının
mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava
açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde
alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.
Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse
veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden
kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz
hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.
Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince
kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze
inkılabeder.
İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:
81
Madde 265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen
ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle
yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden
itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
(Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de
ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere
veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme,
itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını
değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme
yapılarak karar verilir.
81 Bu madde başlığı “İhtiyati haciz kararına itiraz “iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 63 üncü
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine
verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu
öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının
icrasını durdurmaz.
İhtiyati haczin kaldırılması:
Madde 266 – (Değişik: 18/2/1965-538/106 md.)
Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo
etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin
kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine
geçer.
İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip:
Madde 267 – (Değişik: 18/2/1965-538/107 md.)
Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince
iflas yolu ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun
mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı,
tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın
kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur.
Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun
iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.
264 üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
İcrai hacizlere iştirak:
Madde 268 – (Değişik: 18/2/1965-538/108 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/64 md.) 261 inci maddeye göre ihtiyaten
haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu
Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100
üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Rehinden önce
ihtiyatî veya icrai haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki
hacze iştirak edemez.
İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır.
İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez.
ONUNCU BAP
Kiralar hakkında hususi hükümler ve kiralanan taşınmazların tahliyesi
Adi kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti:
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.)
Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse
ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet
geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği
tebliğini ihtiva eder.
Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri
dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait
mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır.
İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın
kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip
yapamaz.
Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında
akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.
İtiraz etmemenin sonuçları:
Madde 269/a – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/65 md.)
Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin
bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye
karar verilir.
İtiraz ve kaldırılması usulü:
Madde 269/b – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.)
Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı
reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir
mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itırazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti
içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.
Borçlunun akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def’ilerini aynı kuvvet ve
mahiyette belgelerle tevsik etmesi lazımdır.
Akdi reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk
ettikten sonra ödeme, takas veya sair bir def’ide bulunamaz.
Takip yukarda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler
dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288
inci maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.
(Değişik: 9/11/1988-3494/51 md.) Kira sözleşmesindeki imzanın inkarından dolayı
alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca
yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir.
Kira akdi dışındaki itirazlar ve tahliye:
Madde 269/c – (Ek:18/2/1965-538/110 md.)
Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini
bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen
tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut
resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir
makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur.
Senet veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen
uygulanır.
İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez.
Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi
lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.
Kıyasen uygulanacak maddeler:
Madde 269/d – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.)
62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile burada da
uygulanır.
Hapis hakkı için defter yapılması:
Madde 270 – Kiralıyan evvelce yapılması lazımgelen icrai takibi yapmadan haiz
olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir.
(B.K. 267, 269, 281).
Teahhurunda tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir.
İcra dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri
paraya çevirme yoliyle takip talebinde bulunması için kiralıyana on beş günü geçmemek
üzere münasip bir mühlet verir.
Kaçırılan eşyayı takip hakkı:
Madde 271 – (Değişik: 18/2/1965-538/111 md.)
Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin
emri ile ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. İyi niyet sahibi üçüncü şahısların hakları saklıdır.
İhtilaf halinde mahkeme basit yargılama usulü ile meseleyi halleder ve karara bağlar.
Mukavelename ile kiralanan taşınmazların tahliyesi:
1 – Tahliye emri ve münderecatı:
Madde 272 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde
mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.
Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün
içinde tahliye ve teslimini emreder.
Tahliye emrinde:
Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve
mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün
içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye
etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.
2 – Tahliye ve teslim:
Madde 273 – Müddeti içinde itiraz olunmaz veya itiraz kaldırılırsa kiralanan taşınmaz
müddetin hitamında zorla tahliye ve kiralıyana teslim olunur. Ancak tahliye emrindeki
müddetin geçmesi lazımdır.
Tahliye edilecek yerde kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü
kıyas yoliyle tatbik olunur.
İtiraz:
1 – Müddet ve şekli:
Madde 274 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde
dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir.
Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.
63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.
2 – İtirazın kaldırılması:
Madde 275 – (Değişik: 18/2/1965-538/112 md.)
İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Tahliye talebi noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar
olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair
aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.
Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur.
İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi
reddolunduktan sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye
müracaat hakları saklıdır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/52 md.) Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında
inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan
beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir.
Kiralanan taşınmazda üçüncü şahıs bulunursa:
Madde 276 – (Değişik: 18/2/1965-538/113 md.)
Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna
dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.
Şu kadar ki, bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan
mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder
ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse memur,
tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti icra mahkemesine bildirir.
İcra mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan
birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde
mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36 ncı madde
hükümleri burada da uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci dereceye kadar
kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer
şahıslar, bu madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs sayılmazlar.
ONBİRİNCİ BAP
İptal davası
İptal davası ve davacılar:
Madde 277 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına
hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:
1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,
2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı
hallerde alacaklıların kendileri.
İvazsız tasarrufların butlanı:
Madde 278 – (Değişik:24/12/2025-7571/2 md.)
Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi
niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl
içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.
Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır:
a) Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy,
üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve
üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler
arasında yapılan tasarruflar.
b) Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek
değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler.
c) Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü
bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut
ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.
Acizden dolayı butlan:
Madde 279 – Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden
veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde
yapılmışsa yine batıldır:
1 – Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna
olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;
2 – Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;
3 – Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.
4. (Ek : 9/11/1988-3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya
verilen şerhler.
Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat
eylerse iptal davası dinlenmez.
Zarar verme kastından dolayı iptal82
Madde 280 – (Değişik: 18/2/1965-538/115 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir
borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde
bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya
bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin
gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte
bulunulmuş olmalıdır.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul
veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni
veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun
hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.
Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir
kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden
şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle
hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya
terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin
bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün
olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan
olunduğunu ispatla çürütülebilir.
İptal davalarında yargılama usulü:
Madde 281 – (Değişik: 18/2/1965-538/116 md.)
82 Bu madde başlığı “Diğer butlan halleri:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 66 ncı
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu
davalara mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder.
Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine
ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur.
Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde,
teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.
Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu
halde hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği
surette taksim eder.
İptal davasında davalı:
Madde 282 – (Değişik: 18/2/1965-538/117 md.)
İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki
muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların
mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de
iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.
İadenin şümulü:
Madde 283 – (Değişik: 18/2/1965-538/118 md.)
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde
cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı
üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını
istiyebilir.
İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük
ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla
olmamak üzere) mahküm edilir.
İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan
tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme
bağlanmasına mani değildir.
İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan
veya iflas masasından geri istiyebilir.
Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını
muhafaza eder.
Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı
geri vermeye mecburdur.
Hak düşürücü müddet:
Madde 284 – (Değişik: 18/2/1965-538/119 md.)
İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.
ONİKİNCİ BAP
Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin
Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması8384
I. ADÎ KONKORDATO85
Konkordato talebi:
Madde 285 – (Değişik: 28/2/2018-7101/13 md.)
Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi
altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını
ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında
konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci
veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki
asliye ticaret mahkemesidir.
Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede
belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen
uygulanır.
Konkordato talebine eklenecek belgeler:
86
Madde 286- (Değişik: 28/2/2018-7101/14 md.)
Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler.
a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda
alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için
borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve
alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi
temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön
projesi.
b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur
kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım
tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları
üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik
83 Onikinci Babın başlığı, “Konkordato” iken, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
84 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci Bölümden sonra gelmek
üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci
Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
85 Bu üst başlık 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle eklenmiştir.
86 Bu maddenin “Konkordato talebinin nazara alınması şartları:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu
açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter
değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.
c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.
d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi
öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı
karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.
e) (Değişik:6/12/2018-7155/13 md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim
Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye
Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön
projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile
dayanakları.
(Mülga fıkra:6/12/2018-7155/13 md.)
Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer
belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.
(Ek fıkra:6/12/2018-7155/13 md.) Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında
düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının
faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle
doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra:6/12/2018-7155/13 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Geçici mühlet:
87
MADDE 287- (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.)
Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz
olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin
ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için
gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse,
borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre
içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan
belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve
kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve
alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
87 Bu maddenin “Mühlet:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının
mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri
görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de
görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi
durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu
Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız
denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici
komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı
borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı
geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin
uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi:
88
Madde 288- (Değişik: 28/2/2018-7101/16 md.)
Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.
Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun
resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi
dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları
Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye
Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan
itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini
gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede
mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir.
Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin
reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.
Kesin mühlet:
89
Madde 289- (Değişik: 28/2/2018-7101/17 md.)
Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.
Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa
konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce
yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır
88 Bu maddenin “Mühletin ilanı:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
89 Bu maddenin “Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 17 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri
sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde
borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme
yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin
görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder.
Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek
bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda
olmak kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda alacakları, hukuki
nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar
kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Alacaklılar kurulu oluşturulurken
komiserin de görüşü alınır. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır
bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları
toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklı sayısı, alacak
miktarı ve alacakların çeşitliliği dikkate alınarak alacaklılar kurulunun zorunlu olarak
oluşturulacağı hâller ile alacaklılar kuruluna ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca
yürürlüğe konulan yönetmelikte gösterilir.
Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan
gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra
uyarınca uzatma talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır. Her iki hâlde
de uzatma talebi kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı vermeden
önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır.
Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak
konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili
yerlere bildirilir.
Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri:
90
Madde 290- (Değişik: 28/2/2018-7101/18 md.)
Dosyayı teslim alan komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik
işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder.
Komiserin görevleri şunlardır:
a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.
b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.
c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak.
d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.
e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla
bilgilendirmek.
90 Bu maddenin “Mühletin borçlu bakımından sonuçları:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî
durumu hakkında bilgi vermek.
g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.
8 inci, 10 uncu, 11 inci, 16 ncı, 21 inci ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla
komiserler hakkında da uygulanır.
Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi
tarafından kesin olarak karara bağlanır.
(Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15 md.) Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları
tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı
tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunludur.
Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak
görevlendirilebilecek, yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge
kurullarına bildirir. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından
görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş zamanlı olarak beşten
fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin sorumlulukları
hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uygulanır.
(Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15 md.) Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi,
eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile komiserliğe ilişkin diğer hususlar
Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde
bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu
komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli
bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra
kesin olarak karar verir.
Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması:
91
Madde 291- (Değişik: 28/2/2018-7101/19 md.)
Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce
gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece
resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, 288
inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce
borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder;
diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.
Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması:
92
91 Bu maddenin “Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
92 Bu maddenin “Alacaklıları davet ve alacakların bildirilmesi:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 20 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Madde 292- (Değişik: 28/2/2018-7101/20 md.)
İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki
durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti
kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya
da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.93
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato
talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki
hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı
raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar
verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep
eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli
görürse davet eder.
Kanun yolları:
94
Madde 293- (Değişik: 28/2/2018-7101/21 md.)
Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin
kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen
borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep
eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge
adliye mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece
mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin
görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece
mahkemesine gönderilir.95
Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte
borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:
96
93 6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle bu bentte yer alan “uymazsa” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa” ibaresi
eklenmiştir.
94 Bu maddenin “Alacaklılar hakkında borçlunun beyana daveti:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
95 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibaresi “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
96 Bu maddenin “Alacaklıların toplanması:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Madde 294- (Değişik: 28/2/2018-7101/22 md.)
Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip
yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları
uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler
işlemez.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip
yapılabilir.
Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet
tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.
Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin
uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır.
Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü
uygulanır.
Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi
yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu
devir hükümsüzdür.
Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına
çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını
üstlenmekte serbesttir.
Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları:97
Madde 295- (Değişik: 28/2/2018-7101/23 md.)
Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi
yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip
nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre
işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası
masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir.
Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
Kesin mühletin sözleşmeler bakımından sonuçları:
98
Madde 296- (Değişik: 28/2/2018-7101/24 md.)
Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine
bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden
sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde
97 Bu maddenin “Müşterek borçlulara karşı haklar:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 23
üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
98 Bu maddenin “Konkordatonun mahkemede incelenmesi:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 24 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut
borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması
durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme,
borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. (Ek cümle:9/6/2021-
7327/4 md.) Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler
nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.99
Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli
sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir
zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat,
konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler
saklıdır.100
Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları:101
Madde 297- (Değişik: 28/2/2018-7101/25 md.)
Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı
verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile
yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar
verebilir.
(Değişik ikinci fıkra:9/6/2021-7327/5 md.) Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet
kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz;
taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin
devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür.
Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü (…)102 almak
zorundadır.
Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun
malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir.
Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir
ve ilgili yerlere bildirilir.
Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:
103
Madde 298- (Değişik: 28/2/2018-7101/26 md.)
99 9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkraya “arz eden” ibaresinden sonra gelmek
üzere “sözleşmelerin devamı esastır. Bu” ibaresi eklenmiştir.
100 9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “engelleyen”
ibaresinden sonra gelmek üzere “aşırı külfetli” ibaresi eklenmiş ve cümlede yer alan “onayıyla” ibaresi
“izniyle” şeklinde değiştirilmiştir.
101 Bu maddenin “Konkordatonun kabulü için lazımgelen ekseriyet:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
102 Anayasa Mahkemesinin 4/4/2024 Tarihli ve E: 2024/10, K: 2024/97 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan
“…ile alacaklılar kurulunun…” ve “…muvafakatini…” ibareleri iptal edilmiştir.
103 Bu maddenin “Konkordatonun tasdiki” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Komiser, görevlendirilmesini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve
malların kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer
icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir.
Komiser rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların
incelemesine hazır bulundurur; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı
olarak rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilir.
İlgililer, yedi gün içinde ve masrafını önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli
malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilirler. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı
tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı
borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.
Rehinli taşınmaz malların bu madde kapsamındaki kıymet takdiri, 6/12/2012 tarihli ve
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile
yetkilendirilen kişilere yaptırılabilir.
Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesinin ertelenmesi:
Madde 298/a- (Ek: 17/7/2003-4949/78 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet:
104
Madde 299- (Değişik: 28/2/2018-7101/27 md.)
Alacaklılar, komiser tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân
tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer
sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda, alacaklarını bildirmeyen
alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul
edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.
Alacaklar hakkında borçlunun beyana daveti:
Madde 300- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/28 md.)
Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder.
Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde
gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302 nci madde gereğince vereceği raporda
belirtir.
Alacaklılar toplantısına davet:
Madde 301- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/29 md.)
Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki
tamamlandıktan sonra komiser, 288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları,
konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Toplantı günü ilândan en
104 Bu maddenin “Kanun yollarına başvurma:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 27 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
az on beş gün sonra olmak zorundadır. İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde
belgeleri inceleyebilecekleri de bildirilir. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan
alacaklılara posta ile gönderilir.
Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk:
Madde 302- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/30 md.)
Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir
rapor verir.
Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.
Konkordato projesi;
a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini,
aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.
Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı
maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu
ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak
ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.
Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet
sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.
Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi
alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu
kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.
Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul
ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün
içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.
Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya
ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun
olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.
Borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı haklar:
Madde 303- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/31 md.)
Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı
bütün haklarını muhafaza eder.
Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu
olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en
az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır.
Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere
konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde
bulunabilir.
Konkordatonun mahkemede incelenmesi:
Madde 304- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.)
Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında
karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir
zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için
tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz
sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada
hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.
Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar
verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da
alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı
aydan fazla olamaz.
Konkordatonun tasdiki şartları:
Madde 305- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/33 md.)
302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul
edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline
geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif
edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının
anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda
mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne
oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş
bulunması.
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak
ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan
açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası
kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki
durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın,
tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine
gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.
Konkordatonun tasdiki kararı, kapsamı ve ilânı:
Madde 306- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/34 md.)
Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği
ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir.
Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli
gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu
takdirde kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme
kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye
rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.
Tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere
bildirilir.
Rehinli malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların
iadesinin ertelenmesi:
Madde 307- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/35 md.)
Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve
satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.
a) Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
b) Rehinle temin edilen alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi
bulunmamalıdır.
c) Borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya
çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş
olmalıdır.
Rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme
süresi işlemez.
Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi,
karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.
a) Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin aynen ifasını 294 üncü maddenin yedinci
fıkrası uyarınca üstlenmiş olmalıdır.
b) Finansal kiralamadan doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş
olmalıdır.
c) Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı aşmamalıdır.
d) Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama konusu malın değer kaybından
kaynaklanabilecek zarar, teminat altına alınmış olmalıdır.
e) Borçlu finansal kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve
iade edilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat
etmiş olmalıdır.
Birinci ve üçüncü fıkrada belirtilen alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun
tasdikine ilişkin duruşmadan önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik
duruşmasına çağırılırlar.
Borçlu, rehinli veya finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya
ölürse, erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.
Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da
davet ederek aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla
erteleme kararını kaldırır.
a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.
b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye
sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse.
c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi,
borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa.
Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflâsı:
Madde 308- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.)
Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu
karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi
şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde
mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.
(Ek fıkra:9/6/2021-7327/6 md.) Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs
kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve
gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde
iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.
Kanun yolları:
Madde 308/a- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı,
kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta
içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde
temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır.
105
Çekişmeli alacaklar hakkında dava:
Madde 308/b- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir
ay içinde dava açabilirler.
Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara
isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir
105 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan
ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.
Konkordatonun hükümleri:
Madde 308/c- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde
konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir;
bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla
konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder.
Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni
olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların
rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme
alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
(Değişik birinci cümle:9/6/2021-7327/7 md.) Kredi kurumları tarafından verilen
krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş
borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet
sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan
hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı
kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç
ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.
Konkordatonun sonuçlanmayan takiplere etkisi:
Madde 308/ç- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce
başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.
Birinci fıkra hükmü, 308/c maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar için
konulan hacizler hakkında uygulanmaz.
Konkordato haricinde yapılan vaatler:
Madde 308/d- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla
olarak yapılan vaatler hükümsüzdür.
Konkordatonun kısmen feshi:
Madde 308/e- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı
konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu
tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.
Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf
yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki
hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
106
Konkordatonun tamamen feshi:
Madde 308/f- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş
olan mahkemeden isteyebilir.
Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca
ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
308 inci madde hükmü bu hâlde de uygulanır.
Konkordatoda harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri:
Madde 308/g- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Tasdik edilen konkordato projesi kapsamında;
a) Yapılacak işlemler, 492 sayılı Harçlar Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler
nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, damga vergisinden,
b) Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802
sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
c) Borçluya kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,
istisna edilmiştir.
Bu istisna hükümleri konkordato projesinde belirtilen işlemler bakımından borçlu ile
proje kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanır. Üçüncü kişiler bu istisna
hükümlerinden yararlanamaz.
Konkordato projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan
teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği
tarihten konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemez.
II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN
YAPILANDIRILMASI107
Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri:
Madde 308/h- (Ek: 28/2/2018-7101/38 md.)
106 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
107 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci Bölümden sonra gelmek
üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci
Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adi konkordatoda borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis
edilmiş borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder.
Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları
borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini
müzakere etmek üzere tebligat çıkartarak davet eder.
Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli
alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa,
komiser, imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını
302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız bir
başlık altında işler.
Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul
edilmesi hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren,
taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle,
diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur. Bu husus ve
anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara borçlu tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan
komiser tarafından tutanağa geçirilir ve komiserin 302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi
edeceği gerekçeli rapora da işlenir.
Rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli
raporuna işlenir.
Mahkeme, rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmaları üçte iki oranına ulaşılıp
ulaşılmadığı ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme
planının bu maddede öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontrol ettikten sonra
anlaşmaları ve ödeme planını, 305 inci ve 306 ncı maddeler uyarınca vereceği karara dahil
eder.
302 nci madde uyarınca yapılacak alacaklılar toplantısı borçlunun konkordato
projesini kabul etmezse, bu madde uyarınca anlaşma yapmış olan rehinli alacaklıların
borçluyla akdetmiş bulundukları anlaşmalar ve anlaşma yapmamış olan rehinli alacaklılar için
hazırlanmış olan ödeme planı geçerli hâle gelmez.
Yapılan anlaşmaya uygun olarak kendisine karşı ifada bulunulmayan her rehinli
alacaklı tasdik kararını veren mahkemeye başvurarak o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı
feshettirebilir. Ancak bu fesih sonucunda üçüncü fıkrada belirtilen üçte iki oranının altına
düşüldüğü takdirde, borçlunun teklifini kabul etmeyip ödeme planına tabi tutulan rehinli
alacaklılar bu planla bağlı olmaktan çıkar, borçlu ile anlaşmış olan rehinli alacaklılar ise
anlaşmayı sona erdirebilir.
Bu madde münhasıran adi konkordatoda borçlunun, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş
borçlarının yapılandırılması teklifinde bulunması hâlinde uygulanır. 285 ilâ 309/l maddeleri,
açıkça belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz.
III. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO108109
Şartları ve hükümleri:
Madde 309 – (Değişik: 28/2/2018-7101/39 md.)
İflâsına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato talep ederse veya bu borçlunun
alacaklılarından biri konkordato işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi, görüşüyle
beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara
bu talebi bildirir.
302 ilâ 307 nci maddeler ile 308/a ilâ 308/g maddeleri burada da uygulanır. Komisere
ait görevler iflâs idaresi tarafından yapılır.
Konkordato talebinin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı
tarihten, konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin
mallarının paraya çevrilmesi durur. Bu süre altı ayı geçemez.
Konkordato hakkında verilen karar iflâs idaresine bildirilir.
Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden
mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister.
İflâstan sonra konkordato iflâs tasfiyesi içinde ancak bir defa istenebilir.
IV. MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO110111
Genel olarak:
Madde 309/a- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malvarlığının terki suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde
tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi
verilir.
Alacaklılar haklarını konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla
kullanırlar. Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu konkordato talebi hakkında
karar veren alacaklılar tarafından seçilir. Konkordato tasfiye memuru asliye ticaret
mahkemesinin seçime ilişkin kararı onaylamasından sonra göreve başlar. Konkordato
komiseri de tasfiye memuru olabilir.112
Zorunlu içeriği:
108 Bu maddenin başlığı “İflâstan sonra konkordato” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü
maddesiyle, “Şartları ve hükümleri” şeklinde değiştirilmiş, üst başlık olarak “II. İFLÂSTAN SONRA
KONKORDATO” ibaresi eklenmiştir.
109 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci Bölümden sonra gelmek
üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci
Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
110 Bu üst başlık altında 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle eklenen 309/a ila 309/l
maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 104 üncü madde gereğince Adalet Bakanlınca çıkarılacak
Yönetmelikte gösterilir.
111 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci Bölümden sonra gelmek
üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci
Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
112 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “icra” ibaresi “asliye
ticaret” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 309/b- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malvarlığının terki suretiyle konkordato aşağıdaki hususları içerir:
1- Alacaklıların malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan
alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne
olduğu.
2- Konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve
bunların yetkileri.
3- Kanun tarafından belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü
kişiye devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.
4- (Değişik: 28/2/2018-7101/41 md.) Alacaklılara yönelik ilânların ve ilgili yerlere
bildirimlerin 288 inci madde uyarınca yapılacağı.
Konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bunlar açıkça belirtilir.
Tasdikin sonuçları:
Madde 309/c- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malvarlığının terki suretiyle konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesinden
itibaren, borçlu malları üzerinde tasarruf edemez ve bu mallar hakkında tasarruf yetkisine
sahip kişilerin imza yetkisi sona erer.
Borçlu ticaret siciline kayıtlı ise ticaret unvanına “konkordato tasfiyesi hâlinde”
sözcükleri eklenir. Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu
unvan altında takip edilir.
Konkordato tasfiye memurları konkordato masasının muhafazası ve paraya çevrilmesi
veya lüzumu hâlinde malların devri için gerekli bütün işlemleri yerine getirir.
Konkordato tasfiye memurları mahkemelerde konkordato masasını temsil eder. 228
inci madde kıyas yoluyla uygulanır.
Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu:
Madde 309/ç- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato tasfiye memurları alacaklılar kurulunun nezaret ve denetimine tâbidir.
Konkordato tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına karşı
öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde itiraz edilebilir ve bu
kurulun kararlarına karşı da şikâyet yoluna başvurulabilir.
8, 9, 10, 11, 21 ve 359 uncu maddeler konkordato tasfiye memurlarının işlemlerinde
de kıyas yoluyla uygulanır.
Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi:
Madde 309/d- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Tasfiyeden elde edilen hasılatın paylaşımına katılacak olan alacaklıları ve sıralarını
belirlemek üzere konkordato tasfiye memurları, alacaklılara yeni bir davet yapmaya gerek
kalmaksızın, sadece ticarî defterlere ve yapılan alacak kayıtlarına dayanarak bir sıra cetveli
hazırlar ve bu sıra cetvelini alacaklıların incelemesine hazır tutar.
230 ilâ 236 ncı maddeler kıyas yoluyla uygulanır.
Paraya çevirme:
Madde 309/e- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato masasını oluşturan malvarlığı ayrı ayrı veya bir bütün hâlinde paraya
çevrilir. Paraya çevirme, eğer bir alacak söz konusu ise bu alacağın tahsili veya talep hakkının
satılması, diğer mallar için pazarlık veya açık artırma yoluyla gerçekleştirilir.
Paraya çevirmenin usulü ve zamanı konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine
alacaklılar kurulunca kararlaştırılır.
Rehinli taşınmazlar:
Madde 309/f- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malların üçüncü kişiye devredildiği hâller dışında, rehinli taşınmazların konkordato
tasfiye memurları tarafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşınmazın satış bedelinden
alacağını tahsil edemeyen rehinli alacaklıların muvafakatıyla mümkündür. Aksi takdirde, söz
konusu taşınmazlar ancak açık artırma yoluyla paraya çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki
irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve sırası, sıra
cetveline göre belirlenir.
Taşınır rehinleri:
Madde 309/g- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Alacağı taşınır rehniyle temin edilmiş olan alacaklılar rehinli taşınırları konkordato
tasfiye memurlarına tevdi etmek zorunda değildirler. Konkordatoda başka bir süre
öngörülmedikçe, rehinli alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri zamanda, rehnin paraya
çevrilmesi yoluyla veya rehin sözleşmesinde yetki verilmişse pazarlık yoluyla ya da borsada
satmak suretiyle paraya çevirebilirler.
Ancak, rehnin paraya çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato
tasfiye memurları rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki
verebilir. Konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya, aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289 uncu maddesinde öngörülen cezayı da hatırlatarak, bu
süre içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirmediği takdirde rehinli malı kendilerine teslim
etmesini, haklı bir sebep olmaksızın teslim etmezse rüçhan hakkından mahrum kalacağını
ihtar eder.113
Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri:
113 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “336/a” ibaresi “26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289 uncu” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 309/ğ- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Alacaklılar kurulu, konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine ihtilaflı veya tahsili
güç bir alacaktan, özellikle bir iptal davasından, borçlunun organlarına veya çalışanlarına
karşı sorumluluk davasından vazgeçerse, alacaklıları yazıyla veya ilân yoluyla haberdar eder
ve 245 inci maddeye uygun olarak bu iddiaların takibi hakkını devretmeyi teklif eder.
Paraların paylaştırılması:
Madde 309/h – (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato tasfiye memurları, geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli
düzenler ve payının miktarını her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları pay
cetvelini on gün süreyle iflâs dairesinde alacaklıların incelemesine hazır tutar. Pay cetveline
karşı şikâyet yoluna başvurulabilir.
Konkordato tasfiye memurları, pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı
iflâs dairesine tevdi ederler.
Rehin açığı:
Madde 309/ı- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehni paraya çevrilmiş bulunan rehinli
alacaklılar, alacaklarının açık kalan kısmı için geçici dağıtıma katılırlar. Açık kalan kısım
konkordato tasfiye memurları tarafından belirlenir ve bu karara karşı şikâyet yoluna
gidilebilir.
Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehin paraya çevrilmemişse, rehinli alacaklı
komiser tarafından açık kalacağı öngörülmüş olan miktar için dağıtıma katılır. Rehnin paraya
çevrilmesinden elde edilen bedelin öngörülen miktarın altında kaldığını ispatlayan rehinli
alacaklı, buna tekabül eden ödemelere hak kazanır.
Rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedel ile o zamana kadar yapılan geçici
ödemeler toplamı alacak tutarını aşarsa, rehinli alacaklı fazlayı iade etmek zorundadır.
Tevdi:
Madde 309/i- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato tasfiye memurları tarafından belirlenen sürede hak sahipleri tarafından
tahsil edilmeyen paylar 9 uncu madde hükümlerine göre bankaya yatırılır.
Beş yıl içinde hak sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar iflâs dairesi tarafından
dağıtılır; 255 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.
Faaliyet raporu:
Madde 309/j- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Tasfiye sona erince konkordato tasfiye memurları bir nihaî rapor düzenler. Bu nihaî
rapor alacaklılar kurulunun onayına sunulur. Kurul onayladığı nihaî raporu tasdik makamı
olan ticaret mahkemesine gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların incelemesine hazır tutar.
Tasfiyenin bir yıldan uzun sürmesi hâlinde konkordato tasfiye memurları, her yıl en
geç Aralık ayı sonuna kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çevrilmemiş
malların durumunu belirten bir cetvel ve faaliyetleri hakkında bir rapor düzenleyip alacaklılar
kuruluna tevdi eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar alacaklıların
incelemesine hazır bulundurulmak üzere alacaklılar kurulu aracılığıyla tasdik makamına
sunulur.
Hukukî işlemlerin iptali:
Madde 309/k- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Borçlu tarafından konkordatonun tasdikinden önce yapılmış hukukî işlemler 277 ilâ
284 üncü maddelere göre iptale tâbidir.
(Değişik ikinci fıkra: 28/2/2018-7101/43 md.) Geçici konkordato mühletinin
verildiği tarih, iptal davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflâsın açılmasının
yerini tutar.
Konkordato masasına yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya
tamamen reddini sağlamak mümkün ise konkordato tasfiye memurları, def’î yoluyla iptal
talebinde bulunmaya yetkili ve yükümlüdürler.
Uygulanacak ortak hükümler:
Madde 309/l- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Niteliğine aykırı düşmedikçe 285 ilâ 308/g maddeleri malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda da uygulanır.114
V. SERMAYE ŞİRKETLERİ VE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA
YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI115116
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma:
Madde 309/m- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları
borçlarını karşılamaya yetmeyen ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya
kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere
edilmiş ve projeden etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul
114 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “308 inci maddeler”
ibaresi “308/g maddeleri,” şeklinde değiştirilmiştir.
115 Bu üst başlık, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenmiştir.
116 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci Bölümden sonra gelmek
üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci
Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer
asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir.
309/m ilâ 309/ü maddelerinde geçen “projeden etkilenen alacaklılar” terimi, yeniden
yapılandırma projesi ile alacakları, hakları veya menfaatleri yeniden yapılandırılacak
alacaklıları ifade eder.
“Gerekli çoğunluk” terimi, projeden etkilenip oylamaya katılan alacaklıların sayı
itibarıyla en az yarısını aşan ve oy kullanan alacaklıların alacaklarının en az üçte ikisini
oluşturan ve projenin kabulü için gerekli olan çoğunluğu ifade eder. Projenin birden fazla
alacaklı sınıfı içermesi hâlinde, her alacaklı sınıfının kendi içinde projeyi gerekli çoğunluk ile
kabul etmiş olması gerekir.
Yeniden yapılandırma projesi:
Madde 309/n- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Asliye ticaret mahkemesine sunulacak yeniden yapılandırma projesi, aşağıdaki
hususları içerir:
1- Projeden etkilenen alacaklıların tâbi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip olan
alacaklılar arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı.
2- Projenin, borçlunun taraf olduğu sözleşmelere etkisi.
3- Projenin, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi.
4- Borçların yeniden yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi
finansman kaynaklarına başvurup başvurmayacağı.
5- Borçlunun işletmesinin kısmen ya da tamamen devri, diğer bir şirket veya
şirketlerle birleşmesi, sermaye yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi, borçlu
işletmenin yönetiminde yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadelerinin uzatılması, faiz
oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin uygulanabilirliğini
sağlayabilecek yöntemler.
6- Tasdik kararından sonra projenin uygulanmasının kim tarafından ve nasıl
denetleneceği.
7- Projeyi reddeden alacaklının alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için
öngörülen haktan daha azını açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzerlik gösteren
alacaklarla eşit muameleye tâbi olacağı.
Hukukî nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer olan alacakların aynı sınıfta yer
almaları şartıyla, proje, alacaklıları birden fazla sınıf içerisinde gruplandırabilir.
Başvuruya eklenecek belgeler:
Madde 309/o- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Başvuruya eklenecek belgeler şunlardır:
1- Yeniden yapılandırma projesi.
2- Borçlunun malî durumunu gösterir belgeler, ayrıntılı bilanço, defterlerinin
vaziyetini bildiren bir cetvel, gelir tablosu ve borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi
ve belgeler.
3- Projenin, borçluyu yeniden ödeme kabiliyetine kavuşturarak muaccel borçlarını
ödeme plânına göre ödeyebilecek ve nakit akışını gerçekleştirecek duruma getireceğini
gösteren belgeler.
4- Projeden etkilenen ve etkilenmeyen alacaklılar ile bunların alacaklarının listesi.
5- Başvuru öncesi müzakere sürecini tanımlayan ve projeden etkilenen alacaklıların
proje hakkında karar vermelerine olanak sağlayan yeterli bilgilendirmenin iadeli taahhütlü
mektup ya da noter ihbarnamesi gibi uygun araçlarla yerine getirildiğini gösteren delilleri de
içeren açıklamalar.
6- Projeden etkilenip de onay veren alacaklıların, bu beyanlarını içeren, imzası ve
tarihi noterlikçe onaylı tutanaklar.
7- Projeye göre alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde
alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren belge.
8- Sayı ve meblağ itibarıyla çoğunluk koşulunun gerçekleştiğini gösteren cetvel.
9- Borçlunun ödeme kabiliyetine kavuşabileceğini ve projede yer alan koşullara
uymasının mümkün olduğunu gösteren ve gerekli nitelikleri haiz bir bağımsız denetim
kuruluşu tarafından hazırlanmış bulunan finansal analiz raporları ile dayanakları.
Başvuru üzerine ve ara dönemde mahkemece yapılacak işlem ve alınacak
tedbirler:
Madde 309/ö- 4(Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Mahkeme, başvurudan itibaren otuz gün içinde gerçekleşecek olan duruşmanın
gününü belirler; başvuruyu, 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur ve
projeden etkilenip adresi bilinen tüm alacaklılara tebliğ eder. Yapılacak olan ilân ve tebligatta,
başvurunun kapsam ve sonuçları, başvuru dosyasının hangi tarihten itibaren nerede
görülebileceği ve itirazların da ileri sürülebileceği duruşmanın günü ve saati gösterilir.
Mahkeme, ayrıca, borçlunun veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, başvuru
hakkında verilecek nihai kararın verilmesine kadar geçecek olan dönem için borçlunun
malvarlığını korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü
tedbirleri derhal alır. Bu durumda mahkeme, tespit edilen duruşma gününü beklemeksizin
ayrıca bir duruşma günü tayin edebilir, alacaklılar ve borçlu tarafından seçilmiş, atanmasından
projenin tasdikine veya reddine ilişkin kararın verilmesine kadar borçlunun faaliyetlerinin
sevk ve idaresini bizzat üstlenecek ya da bu faaliyetleri denetleyecek olan ve lazım gelen bilgi
ve tecrübeye sahip ve gerekli nitelikleri haiz bir veya birkaç ara dönem denetçisi tayin
edebilir. Alacaklılar ve borçlunun ara dönem denetçisi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi
üzerinde anlaşmaya varamadıkları, ancak şartların ara dönem denetçisi atanmasını gerekli
kıldığı hallerde mahkeme, niteliği ve yetkileri yönetmelikle belirlenecek olan bir veya birkaç
ara dönem denetçisini re’sen atayabilir.
Mahkeme, projeden etkilenen alacaklıların borçluya karşı başlattıkları takiplerin ve bu
takiplerle ilgili olan davaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanuna göre yapılan takipleri ve davaları da kapsayacak şekilde durdurulmasına, yeni icra
takibi yapılmasının etkilenen alacaklılar için yasaklanmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz
kararlarının uygulanmamasına ara dönem için karar verebilir. Bu durumda, bir takip
muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez.
Ara dönemde borçlu, işletmenin devamı için zorunluysa veya malvarlığının kıymetinin
korunması ya da artırılması için gerekli görülmesi hâlinde, kredi gibi finansman araçlarına
başvurabilir. Bir finansman kaynağının kullanılabilmesi için teminat verilmesi gerekiyorsa, bu
teminat öncelikle borçlunun daha önce üzerinde rehin tesis edilmemiş taşınır veya taşınmaz
malları üzerinde sağlanır.
Finansman kaynağı terimi, borçluya hammadde gibi işletmenin faaliyet gösterebilmesi
için gerekli mal ve hizmetleri sağlayanları da kapsar.
Başvurunun mahkemece incelenmesi ve kanun yolları:
Madde 309/p- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Tasdik duruşmasında mahkeme, ara dönem denetçisini, borçlu işletmenin yetkililerini
ve duruşmada hazır bulunan alacaklıları dinler. Mahkeme, borçlunun yeniden yapılandırmaya
iyiniyetle başvurduğunu, 309/m ilâ 309/o maddelerindeki şartların yerine geldiğini ve projeyi
reddetmiş olan her alacaklının projeyle eline geçecek miktarın en az iflâs tasfiyesi sonunda
eline geçecek miktara eşit olduğunu tespit ettiği takdirde, en geç otuz gün içinde başvurunun
tasdikine, aksi halde reddine karar verir.
Mahkeme, tasdik kararı ile birlikte, borçlu ile alacaklıların bu konudaki görüşlerini de
dikkate alarak, yetkileri sadece projenin yerine getirilmesine ilişkin esasları denetleyip
alacaklılara durumu düzenli olarak rapor etmekten ibaret olan bir veya birkaç proje denetçisi
tayin edebilir. Borçlu ve alacaklılar, denetçi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde
anlaşmaya varamadıkları takdirde, mahkeme, nitelikleri ve görev alanı yönetmelikle
belirlenecek olan bir denetçiyi re’sen atayabilir.
(Değişik üçüncü fıkra:2/3/2024-7499/2 md.) Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve
tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar; tebliğ tarihinden itibaren iki
hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurabilir.
Tarafların itirazı ile istinaf ve temyiz maktu harca tâbidir.117
Kararın sonuçları:
117 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkraya “itirazı” ibaresinden sonra gelmek üzere
“ile istinaf” ibaresi eklenmiştir.
Madde 309/r- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Yeniden yapılandırma projesi, tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin
kararın verildiği andan itibaren doğurmaya başlar. Projenin koşulları, projeden etkilenen
alacaklılarla yapılmış olan tüm sözleşme hükümlerinden önce gelir.
Kararın temyiz incelemesi sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik
kararının icrası kendiliğinden durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini
muhafaza eder.
Projeden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu
sözleşmelerde projenin tadiline veya feshine yol açabilecek veyahut borçlunun yeniden
yapılandırma yoluna başvurmasının temerrüt hali oluşturacağına ya da akde aykırılık teşkil
edeceğine ilişkin hükümler bulunması hâlinde, bu hükümler borçlunun yeniden yapılandırma
yoluna başvurması durumunda uygulanmaz.
Başvurunun tasdiki talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının verilmesi hâlinde,
mahkemece verilmiş tedbirler kalkar, durmuş olan dava ve takiplere devam edilir.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmanın feshi:
Madde 309/s- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında,
308/e maddesi ile 308/f maddesinin birinci fıkrası kıyasen uygulanır. Yeniden
yapılandırmanın tamamen feshine karar verilir ve bu karar kesinleşirse, durum mahkemece
288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurulur. İlândan itibaren on gün içinde,
projeden etkilenen alacaklılar tasdik kararını vermiş olan mahkemeden borçlunun derhal
iflâsına karar verilmesini isteyebilirler.118
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin tadili:
Madde 309/ş- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Projenin bir kısmının ihlâli hâlinde, bu ihlâl sadece bazı alacaklıları etkiliyorsa, hakları
ihlâl edilen bu alacaklıların borçlu ile projenin tadili konusunda anlaşmaya varmaları
durumunda, tadil edilmiş proje mahkemenin tasdikine sunulur. Projenin devamı için bu
tadilatın yapılması zorunlu ise ve tadil edilmiş proje hakları ihlâl edilmiş olan alacaklıları
projeden etkilenen diğer alacaklılardan daha uygun bir duruma getirmiyorsa, mahkeme tadil
edilmiş projeyi tasdik eder. Yeniden yapılandırma projesinin tasdikine ilişkin usul projenin
tadili hakkında da uygulanır.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin ihlâli ve muhtelif hükümler:
Madde 309/t- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
118 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “307 nci madde ile 308 inci
maddenin” ibaresi “308/e maddesi ile 308/f maddesinin” şeklinde değiştirilmiştir.
Borçlunun projeden doğan yükümlülüklerini tamamen veya kısmen zamanında yerine
getirmemesi hâlinde durum proje denetçisi, borçlu veya projeden etkilenen alacaklılar
tarafından projeyi tasdik etmiş olan mahkemeye bildirilir. Aynı hak, projenin tasdikinden
önce borçluya teminat mukabili veya teminatsız olarak kredi gibi finansman kaynağı yaratıp
bundan kaynaklanan alacağını kısmen veya tamamen elde edemeyen alacaklı için de söz
konusudur. Bu bildirim üzerine mahkeme, borçlunun malvarlığının korunabilmesi için,
borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruflarını önleyici tedbirler de dahil olmak üzere, gerekli
muhafaza tedbirlerini alır ve bir duruşma günü tayin ederek 288 inci maddede öngörülen
usule göre ilânen duyurur. Mahkeme, projeden etkilenen veya etkilenmeyen alacaklıların vakî
itirazlarını inceledikten sonra, borçlunun yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine
getirmediğini, projenin uygulanmayıp tadilinin de söz konusu olmadığını veya finansman
alacaklısının alacağını tamamen ya da kısmen elde edemediğini tespit edince derhal borçlunun
iflâsına hükmeder.
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına,
bankalar ve sigorta şirketleri borçlu sıfatı ile başvuramazlar.
Ara dönem denetçisi ve proje denetçisi hakkında 334/a madde hükümleri uygulanır.
Harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri:
Madde 309/u- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Tasdik edilen proje kapsamındaki;
1- Yapılacak işlemler ve düzenlenecek kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa
göre ödenecek damga vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,
2- Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802
sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
3- Borçluya kullandırılan ve kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme
Fonundan,
4- Diğer benzeri işlemler, kâğıtlar ve krediler vergi, resim, harç ve fon
yükümlülüklerinden (4306 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı
hariç),
İstisna edilmiştir.
İstisna, alacaklıların tasdik edilen proje kapsamında edindikleri varlıkları elden
çıkardıkları hallerde de uygulanır.
Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213
sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise
vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır.
Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca uygulamaya konulan işlemlerin
gerçekleşmemesi hâlinde dahi, bu madde uyarınca uygulanmış istisnalar geri alınmaz.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesine göre borçları yeni bir itfa plânına
bağlanan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt
süreleri, projeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının
uygulanması sırasında aranacak noter onaylı belgelere ilişkin noter harcı maktu olarak alınır.
Yönetmelik:
Madde 309/ü- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde Adalet Bakanlığınca sermaye
şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanmasına
ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulur.
ON ÜÇÜNCÜ BAP
Taksiratlı ve hileli iflas
I – TAKSİRATLI İFLAS
Taksiratlı iflas halleri:
Madde 310 – Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve
Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:
1 – Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;
2 – Evinin masrafları hadden fazla ise;
3 – Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para
sarfetmişse;
4 – Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden
haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış
ise;
5 – (Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Ticaret Kanununun 66 ncı maddesinin birinci
fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde
tutmamış ise;
6 – Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;
7 – (Değişik: 18/2/1965-538/128 md.) İflas takibi sırasında mahkeme, iflas idaresi
veya iflas dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret olmaksızın gelmemiş ise;
8 – İşlerini terkederek kaçmış ise;
9 – Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş ise;
10 – 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası
vuku bulmuşsa.
II – HİLELİ İFLAS
Hileli iflas halleri:
Madde 311 – (Değişik: 18/2/1965-538/129 md.)
İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle
aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza
Kanununa göre cezalandırılır:
1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen
kaçırır, gizler veya tahrip ederse;
2. Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar
ederse;
3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;
4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve
karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;
5. Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler
yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa;
6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti
haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem de
malolduğu veya satınalındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf
ederse;
7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;
8. Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla
veya noksan gösterirse.
(Değişik: 6/6/1985-3222/38 md.) Bir numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre
Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.
Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis
gibi cezalandırılırlar.
Türk Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak
maksadiyle ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve
muvaza ile temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya tavassut eden veya iflas masasına
müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız alacaklarını kaydettiren veya müflisin tediye
kabiliyetini azaltmak maksadiyle kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen
kimseler hakkında dahi aynı cezalar uygulanır.
ON DÖRDÜNCÜ BAP
İtibarın yerine gelmesi
İtibarın yerine gelmesi:
A – Hileli müflis:
Madde 312 – Hileli müflis itibarının yerine gelmesini Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun memnu hakların iadesine dair faslındaki hükümlere göre elde edebilir. Ancak
mezkür fasılda yazılı şartların ifasından başka dilekçesine, masaya kabul edilmiş bütün
alacaklıların alacakları tamamen itfa edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını
raptetmesi lazımdır.
B – Taksiratlı müflis:
Madde 313 – Taksiratlı müflis infazı lazımgelen cezasını çektikten veya kanuni
sebeplerle ceza düştükten sonra iflas kararını veren mahkemeye arzuhal ile müracaat ederek
itibarının yerine gelmesini talep edebilir. İstida masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların
alacaklarını gösteren iflas dairesinden alınmış bir defterle bu borçların tamamen itfa
edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak ile tevsik edilir.
C – Adi müflis:
Madde 314 – Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa
ettiğine dair makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının
yerine gelmesini isteyebilir.
İlan:
Madde 315 – Yukarki maddelere göre talebin kabulü üzerine verilen hüküm, Resmi
Gazete ile ilan olunur.
Ölümden sonra itibarın yerine gelmesi:
Madde 316 – Hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelmesine
ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir.
ON BEŞİNCİ BAP
Fevkalade hallerde mühlet ve tatil
I – FEVKALADE MÜHLET
Bu babın tatbiki şartları:119
Madde 317 – Fevkalade hallerde hususile devamlı iktisadi buhranlarda
Cumhurbaşkanı 318 den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen bir müddet
için bu hallerden müteessir olan mıntaka borçlularına tatbik edilmesine karar verebilir.
Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi:
Madde 318 – Cumhurbaşkanınca bu suretle tayin edilen mıntakalarda 317 nci
maddede gösterilen haller sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu
119 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “İcra Vekilleri Heyeti”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
mühletin hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa icra
mahkemesinden nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet istiyebilir.120
Borçlu dilekçesine mali vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklıların listesini
raptetmeğe ve icra mahkemesi tarafından talep olunan bütün malümatı vermeğe ve
kendisinden istenebilecek evrakın hepsini göstermeğe mecburdur. Borçlu iflas yoliyle takibe
tabi ise dilekçesine fazla olarak bilanço ve defterlerini de rapteder.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/85 md.) Dilekçenin verilmesinden sonra icra mahkemesi,
326 ncı maddede öngörülen alacaklar hariç, tedbir yoluyla derdest takipleri durdurabilir. İcra
mahkemesi, takiplerin durdurulması süresinin fevkalâde mühletten indirilip indirilmeyeceğini
ve indirilecekse ne ölçüde indirileceğini belirler.
İcra mahkemesince yapılacak tetkikler:
Madde 319 – İcra mahkemesi lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet
talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün için ilan tarikiyle bütün
alacaklıları davet ve icabında ehli hibreye de müracaat eyler.
Alacaklılar tayin olunan günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; alacaklıların mühlet
talebine karşı tahriri itirazlarını dermeyan etmek yetkileri de vardır.
İcra mahkemesi kısa bir müddette kararını verir; mühlet vermekle beraber borçluyu bir
veya mütaaddit taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir.
İstinaf yoluna başvurma121
Madde 320- (Değişik: 2/3/2005-5311/20 md.)
Karar hakkında tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde borçlu ile alacaklılardan her
biri istinaf yoluna başvurabilir.122
İcra mahkemesi tarafından verilmiş olan fevkalâde mühletin hükmü, bölge adliye
mahkemesinin kesin kararına kadar geçerlidir.
Defter tanzimi, komiser:
Madde 321 – İcra mahkemesi, mühlet kararını vermezden evvel veya verirken defter
tutulmasını emreder ve alacaklıların haklarını korumak maksadiyle diğer bütün tedbirleri alır.
İcra mahkemesi mühlet vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret etmek
üzere bir komiser tayin edebilir.
Kararın tebliği:
Madde 322 – Mühlet kararı katileşince icra dairesine tebliğ ve hemen ilan olunur.
120 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İcra Vekilleri Heyetince”
ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
121 Bu madde başlığı “Temyize müracaat:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
122 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibaresi “iki hafta”
şeklinde değiştirilmiştir.
Neticeler, takipler ve müddetler:
Madde 323 – (Değişik: 17/7/2003-4949/86 md.)
Mühlet içinde borçluya karşı takip yapılabilir ve bu takiplere hacze veya depo emrine
kadar devam edilebilir. Haczedilen ücretler mühlet sırasında da tahsil edilir; mühlet sırasında
veya mühletten önce başlatılmış bir takip çerçevesinde aynî teminat kapsamına girdiği
takdirde kiralar için de aynı kural geçerlidir. Buna mukabil, rehnin paraya çevrilmesi talebi,
haciz veya depo emri mühletin verilmesinden önce vuku bulmuş olsa bile, satış yapılamaz
veya iflâsa karar verilemez.
106, 150/e, 156, 206, 278, 279 ve 280 inci maddelerde öngörülen süreler mühlet
süresince uzatılır. Aynı kural, aynî teminatlarda, taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların
faizleri için de geçerlidir.
Borçlunun tasarruf hakları:
A – Umumiyetle:
Madde 324 – Borçlu işlerine devam edebilir. Ancak mühletin devamınca alacaklıların
kanuni menfaatlerine dokunacak yahut alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak
tercih suretiyle yapılacak muameleler memnudur.
B – Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında:
Madde 325 – İcra mahkemesi fevkalade mühleti verirken komiserin, yoksa bizzat icra
mahkemesinin muvafakati olmaksızın borçlunun taşınmazlarını temlik yahut bunlar üzerinde
ayni haklar tesis, rehinler ihdas, ivazsız tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten
evvel doğmuş borçlara karşı ödemeler yapamıyacağına ve kefalet edemiyeceğine ve ederse
hükümsüz olacağına karar verebilir.
Ancak 206 ncı maddede mezkür ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319
uncu maddenin üçüncü fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muvafakat almağa
lüzum yoktur.
Fevkalade mühlet kararında yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana yazılır ve
fevkalade mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi suretiyle geçirilir.
Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar:
Madde 326 – (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/87 md.) Mühlet, beşyüzmilyon
liradan aşağı alacaklara ve 206 ncı maddenin birinci sırasındaki alacaklara uygulanmaz.
Bu alacaklar, borçlu iflas yoliyle takibe tabi bulunmuş olsa bile fevkalade mühlet
esnasında ancak haciz yoliyle yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir.
Uzatma:123
Madde 327 – 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet içinde borçlunun
dilekçesi üzerine icra mahkemesi tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren
sebepler borçlunun kusuru olmaksızın devam ediyorsa nihayet dört ay uzatılabilir.
Borçlu dilekçesine alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflas yoliyle takibe
tabi ise mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur.
İcra mahkemesi alacaklıların itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet tayin
ederek uzatma talebini ilanla tebliğ eder.
Bir komiser tayin edilmiş ise o da rapor vermeğe davet olunur.
Müddet bittikten sonra icra mahkemesi kararını verir ve bu karar aynı şartlara göre
ilan olunur. Fevkalade mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da istinaf yoluna
başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi bu halde dosya üzerine kararını verir.
Refi:
Madde 328 – İcra mahkemesi aşağıdaki hallerde alacaklılardan birinin veya komiserin
talebi üzerine mühletin kalkmasına karar verebilir:
1 – Borçlu tayin olunan taksitleri vaktinde ödemezse;
2 – Borçlu komiserin talimatı hilafına hareket eder ve alacakların kanuni menfaatlerini
ihlal yahut bazılarını diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse;
3 – Borçlunun icra mahkemesine verdiği malümatın hakikata muhalif olduğunu yahut
borçlunun bütün taahütlerini ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse.
Borçlu dinlenmeğe yahut itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. İcra mahkemesi
icabı halinde mütemmim malümat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını verir. Müracaat
vukuunda bölge adliye mahkemesi de aynı veçhile hareket eder. Refi kararı mühlet kararının
tabi olduğu şartlar dairesinde ilan olunur.124
Refi kararı ikinci ve üçüncü numaralara göre verilmiş ise borçluya konkordato mühleti
veya yeni bir fevkalade mühlet verilemez.
Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi:
Madde 329 – Fevkalade mühletin devamı esnasında konkordato talep etmek
arzusunda bulunan borçlu vesikalarını ve komiserin mütalaanamesiyle birlikte kondordato
projesini mühletin bitmesinden evvel vermeğe mecburdur.
Fevkalade müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti
verilemiyeceği gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez.
123 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle 327 inci maddenin beşinci fıkrasının ikinci
cümlesinde geçen “temyize müracaat olunabilir.” İbaresi, “istinaf yoluna başvurulabilir.”; altıncı fıkrasında
geçen “Temyiz” ibaresi, “Bölge adliye mahkemesi” şeklinde değiştirilmiştir.
124 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu fıkranın üçüncü cümlesinde geçen “temyiz de”
ibaresi, “bölge adliye mahkemesi de” şeklinde değiştirilmiştir.
İflâsın ertelenmesi ile ilişki:
Madde 329/a- (Ek: 17/7/2003-4949/88 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
II – FEVKALADE HALLERDE TATİL
İcra takiplerinin durdurulması halleri:
125
Madde 330 – Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı
karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet
için icra takipleri durdurulabilir.
ON ALTINCI BAP
I. Cezai hükümler
Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası:
Madde 331- (Değişik: 31/5/2005-5358/1 md.)
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu;
alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden
çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa
yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni
surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği
takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci
fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler
uygulanır.
Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da
konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri
işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.
Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı
ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve
bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur.
Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek
ağırlaştıran borçlunun cezası:
Madde 332 – (Değişik: 31/5/2005-5358/2 md.)
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet
üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar
125 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “İcra Vekilleri Heyetinin”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut
işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin
fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi
istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden
altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.
Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen
borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.
Bu suç alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye
veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle
zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur.
İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat temin edenlerin cezası:
Madde 333 – (Değişik: 31/5/2005-5358/3 md.)
Her kim iflas bürosu veya idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar
toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona
hususi bir menfaat temin veya vaat ederse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Menfaat temin eden alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.
Suçun iflas bürosu veya idaresi üyesi tarafından işlenmesi halinde, ceza yarı oranında
artırılır.
Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu:
Madde 333/a- (Ek: 17/7/2003-4949/90 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/4 md.)
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları
zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek
alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması
hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, alacaklının şikâyeti üzerine, fail
hakkında zararın ağırlığına göre ikibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Konkordatoda veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla
yeniden yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun cezası:126
Madde 334- (Değişik: 31/5/2005-5358/5 md.)
Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli
126 Bu madde başlığı “Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren veya konkordato koşullarına uymayan
borçlunun cezası:” iken, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
tutum ve davranışlarıyla malî durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini
veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten
zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Konkordato komiserinin sorumluluğu:
Madde 334/a- (Ek: 17/7/2003-4949/92 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
Kiracının cezalandırılacağı haller:
Madde 335 – Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci madde
mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri
kiralayana zarar vermek maksadiyle işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı
maddesine göre cezalandırılır.
Müflisin mallarını vermeyenler hakkındaki cezalar:
Madde 336 – (Değişik: 31/5/2005-5358/6 md.)
Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar,
iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret
olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse, doksan
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kendisine teslim edilen malları vermeyenler hakkındaki cezalar:
Madde 336/a- (Ek: 17/7/2003-4949/93 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi:127
Madde 337 – (Değişik: 31/5/2005-5358/7 md.)
(İptal birinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2008 tarihli ve E.: 2006/71, K.:
2008/69 sayılı Kararı ile.)
162, 209 ve 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas
idaresinin vereceği müzekkere üzerine, aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirilmesi hâlinde, verilen ceza düşer.
Ticareti terk edenlerin cezası:
Madde 337/a – (Ek: 18/2/1965-538/133 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/8 md.)
44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik
gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas
127 Bu madde başlığı “Mal beyanı için gelmiyenlerin ve beyanda bulunmıyanların ve istenen malı teslim
etmiyenlerin cezası:” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu,
bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden
borçluya ceza verilmez.
Borçlunun iflası halinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.
Hakikata muhalif beyanda bulunanların cezası:
Madde 338 – (Değişik: 31/5/2005-5358/9 md.)
Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının
şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü,
aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene
içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra
mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi
kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun
ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine
getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine
başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak
zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik
hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir yılı
geçemez.
Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin
üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra
veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.
İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş
ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.
Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:
Madde 339 – (Değişik: 31/5/2005-5358/10 md.)
Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun
mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde
icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl
veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle
makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.
Bu cezalara alacaklının şikâyeti üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan
borcu tamamen ödediği takdirde, bu ceza düşer.
Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza:
Madde 340 – (Değişik: 31/5/2005-5358/11 md.)
111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde
kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun,
alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine
başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak
zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik
hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.
Çocuk teslimi emrine muhalefetin cezası:
Madde 341 – (Değişik: 31/5/2005-5358/12 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)
İcra dairesince teslim edilen taşınmaz veya gemiye tekrar girenlerin cezası:
Madde 342 – (Değişik: 31/5/2005-5358/13 md.)
İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya
gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290
ıncı maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.
30 ve 31 inci maddeler hükmüne muhalefet edenlerin cezası:
Madde 343 – (Değişik: 31/5/2005-5358/14 md.)
Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması
yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümlerine makbul
mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin
şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra
ilâmın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:
128
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.)
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti
üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın
gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması
halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu
davanın sonuna bırakılabilir.
Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:
Madde 345 – Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa
sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye
128 344 üncü maddenin başlığı “Nafaka hükmüne uymuyanların cezası:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 97 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
memurlarından, idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış
olan hakkında hükmolunur
(İkinci fıkra mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)
Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası:
Madde 345/a – (Ek: 18/2/1965-538/137 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/16 md.)
İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu
maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını
istemezlerse, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Artırmadan çekilme:
Madde 345/b – (Ek: 9/11/1988-3494/59 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/17 md.)
Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaat olunan veya
sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
Aracılara da aynı ceza verilir.
Görev ve birleştirilme yasağı:129
Madde 346 – (Değişik: 31/5/2005-5358/18 md.)
Bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.
İcra mahkemesinin görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları
ile birleştirilemez.
Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.
Şikayet süresi:
Madde 347 – (Değişik: 31/5/2005-5358/19 md.)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç
ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.
Yetki:
Madde 348 – (Değişik: 31/5/2005-5358/20 md.)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı
yerdeki mahkemedir.
Yargılama usulü:
129 Bu madde başlığı “Davaların birleştirilmemesi:” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanunun 18 inci
maddesiyle metne işlindiği şekilde değiştirilmiştir.
Madde 349 – Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava
beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını
alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.
İki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil
göndermeğe mecburdurlar.
İcabında icra mahkemesi, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.
Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.
Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya
müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu
suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.
Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.
Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı
eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler
tatbik olunur.
Duruşma:
Madde 350 – İcra mahkemesi iki tarafı ve delillerini dinler ve gerek tarafların gerek
şahitlerin ifadelerini duruşma tutanağına geçirir.
Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmaz.
Tahkikat:
Madde 351 – Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır.
Maznun müdafası için tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir.
Karar:
Madde 352 – İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve
müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını
Cumhuriyet Savcısına bildirir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/99 md.) Takibi şikâyete bağlı suçlarda dava ve cezanın
354 üncü maddede yazılı sebeplerle düşeceği kararda belirtilir.
Ceza kararnamesi:
Madde 352/a- (Ek: 17/7/2003-4949/100 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
Madde 352/b – (Ek: 6/6/1985-3222/44 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
İtiraz:
130
130 Bu madde başlığı “İstinaf yoluna başvurma” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanunun 21 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Madde 353 – (Değişik: 31/5/2005-5358/21 md.)
(Değişik birinci fıkra: 31/3/2011-6217/5 md.) İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve
disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, (…)131 tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz
edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla
dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için
birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza
mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim
olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde
verilen karar kesindir.
131
İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak
4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin
hükümleri uygulanır.
Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek hâller132
Madde 354 – Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların
müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle
beraber ceza düşer.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Ek fıkra: 31/5/2005-5358/22 md.) İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre
verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten
sonra yerine getirilmez.
(Ek fıkra: 31/3/2011-6217/6 md.) Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak
miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt
asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi
uygulanmaz.
ONYEDİNCİ BAP
Hususi hükümler
Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul:
Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya
müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın
kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir
hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan
miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.
131 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “tefhim veya” ibaresi madde
metninden çıkarılmış ve “yedi gün” ibaresi “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.
132 Bu madde başlığı “Davanın ve cezanın düşmesi :” iken, 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı
mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu
keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları
derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini
haberdar etmeğe mecburdur.
Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler:
Madde 356 – Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri
veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet
kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.
Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.
Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında
istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin
vazifesidir.
Cumhuriyet savcılığınca takip:
Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa
ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep
haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye
hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.
Üçüncü şahsa bırakılan mallar:
Madde 358 – Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra
dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.
Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef
veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit
edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir.
Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına
karşı icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler.
İcra dairelerinin muhabereleri:
Madde 359 – İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve makam ile
doğrudan doğruya muhabere edebilirler.
Haczedilen malların istinabe suretiyle satışı:
Madde 360 – Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde satış, istinabe
suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar istinabe olunan icra dairesinin tabi
bulunduğu icra mahkemesince hallolunur.
Fazla verilen paranın geri alınması:
Madde 361 – İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği
yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para
ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Emanetler hakkında zamanaşımı:
Madde 362 – İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para veya icra
muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden itibaren
on seneye kadar alakadarları tarafından müracaat olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.
Özel okullar ile özel öğrenci yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz
mallarının haczi:
MADDE 362/a – (Ek: 9/5/2018-7141/1 md.)
8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet
gösteren okullar ile 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve
Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun kapsamında faaliyet gösteren özel öğrenci barınma
hizmetleri veren yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz malları, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler hariç olmak üzere içinde
bulunulan eğitim ve öğretim yılı sonunda haczedilir.133
KANUN YOLLARINA BAŞVURMA VE SON MADDELER134
İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi
Madde 363- (Değişik: 2/3/2005-5311/24 md.)
İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından
hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen
davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza
şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın
miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle
satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra
mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs
idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre
icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak
133 Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E.:2019/59; K.:2020/61 sayılı Kararı ile bu maddenin
“8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar …taşınır
ve taşınmaz malları,… içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı sonunda haczedilir.” bölümü “8/2/2007 tarihli ve
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren” yönünden iptal edilmiştir.
134 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, 362 inci maddeden sonra gelen bölüm başlığı
“SON MADDELER”, 363 üncü maddenin başlığı “Temyizi kabil kararlar, kötü niyetle temyiz halinde yapılacak
işlem:” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıyla istinaf yoluna
başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…)135 tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. 135136
İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna
başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü
uygulanır.
Kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki
fıkra hükmü uygulanır.
İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için
gereken evrak alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek
dosyaya konulur.
Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi137
Madde 364- (Değişik: 2/3/2005-5311/25 md.)
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri elli sekiz
bin sekiz yüz Türk lirasını geçen nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.138
(Değişik cümle:2/3/2024-7499/3 md.) Birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı, tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve
incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu durumda da 363 üncü
maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanır.
Temyiz yoluna başvurma, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.
İstinaf dilekçesinin reddi139
Madde 365 – (Değişik: 2/3/2005-5311/26 md.)
İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna
başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin
reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.
İstinaf yoluna başvuran kişi ret kararını kabul etmezse, istinaf dilekçesi diğer tarafa
tebliğ edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili bölge adliye
mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu hâlde satış dahil hiçbir icra işlemi durmaz.
Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar
verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.
135 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “tefhim veya” ibaresi madde
metninden çıkarılmış ve “on gündür.” ibaresi “iki haftadır.” şeklinde değiştirilmiştir.
136 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bin lirayı” ibaresi “yedi
bin Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.
137 Bu madde başlığı “Temyiz:“ iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
138 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“onbin lirayı” ibaresi “kırk bin Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiş daha sonra 20/2/2019 tarihli ve 7165 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle bu ibare“elli sekiz bin sekiz yüz” şeklinde değiştirilmiştir.
139 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle bu maddenin başlığı “Tetkik merciinin temyiz
talebini reddetmesi:” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları140
Madde 366- (Değişik: 2/3/2005-5311/27 md.)
İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılır ve
onbeş gün içinde karara bağlanır.
İlgili ister ve ücretini verir veya gönderirse karar özeti en seri vasıtalarla mahalline
bildirilir.
Yargıtayın icra ve iflâs işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel
hükümlere göre direnme kararı verilebilir. Direnme kararları, Hukuk Genel Kurulunda acele
işlerden sayılır.
Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya
yeniden esas hakkında vereceği kararları üzerine icra ve iflâs işlerinde 40 ıncı madde hükmü
kıyas yoluyla uygulanır.
Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti:
Madde 367 – İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair istiyeceği bütün
malümatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep halinde mevcudu bu dairelere
teslime mecburdur.
İlga edilen kanunlar:
Madde 368 – Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve icarı akar nizamnamesiyle
buna müzeyyel kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen hususlardan
gayrı hususi kanun ve nizamların rehinin paraya çevrilmesine mütaallik hükümleri ile 1424
numaralı İcra ve İflas Kanunu ve mezkür kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun
ve hükümler ve 1425 numaralı kanun mülgadır.
Ek Madde 1- (Ek: 17/7/2003-4949/102 md.)
Bu Kanunun 119, 226, 326, 363 ve 364 üncü maddelerindeki parasal sınırlar; her
takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye
Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle
uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate
alınmaz.141142
140 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle bu maddenin başlığı “Yargıtay kararları:” iken
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
141 20/2/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan 326 ve 363 üncü”
ibaresi “326, 363 ve 364 üncü” şeklinde, “onmilyon lirayı” ibaresi “on Türk lirasını” şeklinde
değiştirilmiştir.
142 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on” ibaresi “bin”
şeklinde değiştirilmiştir.
(Değişik ikinci fıkra:24/12/2025-7571/3 md.) 363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal
sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki
miktar esas alınır.
(Ek fıkra:7/11/2024-7531/2 md.) (Mülga üçüncü fıkra:4/6/2025-7550/1 md.)
Ek Madde 2- (Ek: 6/2/2014-6518/2 md.)
Türkiye Cumhuriyeti adına 16/11/2001 tarihinde Cape Town’da imzalanan ve
10/3/2011 tarihli ve 6192 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan “Taşınır Donanım
Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşme” ve “Taşınır Donanım Üzerindeki
Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşmeye İlişkin Hava Aracı Donanımına Özgü
Konulara Dair Protokol” çerçevesinde, “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar
Hakkında Sözleşme”nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarını
kullanan güvence lehtarı ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
haklarını kullanan şartlı satıcı veya kiralayan, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın, hak
sahibi olduğunu gösteren ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenecek tescil
belgesiyle Ankara İcra Dairesine başvurarak, tercih ettiği hakkın yerine getirilmesini talep
edebilir.
Talep üzerine icra müdürü tarafından başkaca herhangi bir araştırma yapılmaksızın,
hak sahibi lehine üzerinde güvence tesis edilen nesnenin zilyetliği veya kontrolünün devrine
ilişkin karar verilir ve karar borçluya tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içinde
borçlu taraf, bu emri yerine getirmezse icra müdürü, Sözleşme’nin anılan 8 inci ve 10 uncu
maddeleri çerçevesinde gereğini yerine getirmesi için almış olduğu kararı Sivil Havacılık
Genel Müdürlüğüne gönderir.
Bu madde gereğince İcra Dairesince yapılan işlemler nedeniyle, 492 sayılı Harçlar
Kanununun hükümlerine göre 10.000 Türk Lirası maktu harç dışında herhangi bir vergi, resim
ve harç alınmaz. Harç ve giderler, talep edene aittir.
İcra Dairesince, Sözleşme ve Protokol çerçevesinde yapılacak iş ve işlemler ile takibe
ilişkin esas ve usuller Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Ek Madde 3- (Ek: 3/11/2016-6754/19 md.)
Bu Kanun uyarınca görevlendirilecek bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından
hazırlanan listelerden seçilir ve bunlar hakkında Bilirkişilik Kanunu ve ilgili diğer kanun
hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 1 – (2004 sayılı Kanunun kendi numarasız geçici maddesi olup
teselsül için numaralandırılmıştır.)
1 – Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanununun ikinci maddesi
hükümlerine tabidir.
2 – Bu kanunun mer’i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya
çevrilmesi hakkında yapılmış taleplere, bu kanunun hükümleri tatbik olunmaz.
3 – İlamların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu kanunun mer’iyetinden
evvel icraya tevdi edilmiş olan ilamlara da şamildir.
4 – 4 Eylül 1929 tarihinden evvel taşınmazlara konulmuş olan ihtiyati veya icrai
hacizler üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip yapılmamışsa bu
hacizler kendiliğinden kalkar.
Takip ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlar mezkür tarihten sonra bu
kanun hükmüne tabi olur.
5 – 4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflas kararlarına mütaallik tasfiyeler 4 Eylül
1932 tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflas dairelerine tevdi olunur. Dairelerce bu
kanunun sekizinci babı hükümlerine tevfikan tasfiyeye devam olunur.
6 – 13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına giren
ebniyeden ari araziden 1341 senesi Muvazenei Umumiye Kanununun 6 ve 23 üncü
maddelerine tevfikan alınagelmekte olan Hazine alacakları hakkındaki hükümler bakidir.
7 – Bu kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece tahsil edilmiş olan
paranın ve icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşyanın tevdi veya tahsil yahut hıfız
tarihinden on sene geçmiş olsa bile bu kanunun meriyete girmesinden itibaren üç sene
geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez.
Geçici Madde 2 – (Ek: 9/11/1988-3494/62 md.)
Bu Kanun ile diğer kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan icra memuru
unvanı “icra müdürü”, icra memur yardımcısı unvanı “icra müdür yardımcısı”, iflas memuru
unvanı “iflas müdürü” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebiyle ilgililerin yeniden
atanmaları gerekmez. Bunlar, yeni unvanları yan ödeme kararnamelerinde yer alıncaya kadar
eski unvanları üzerinden yan ödeme almaya devam ederler.
Geçici Madde 3- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.)
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununda yer alan “icra reisi”, “icra hâkim yardımcısı” ve
“icra hâkimliği” ibareleri “icra tetkik mercii hâkimi”; “ikametgâh”, “menkul”, “gayrimenkul”
ve “teferruat” ibareleri sırasıyla “yerleşim yeri”, “taşınır”, “taşınmaz” ve “eklenti” olarak
değiştirilmiştir.
Geçici Madde 4- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.)
Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların
muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet
Bakanlığınca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur.
Geçici Madde 5- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.) Bu Kanun ile değiştirilen 2004 sayılı
İcra ve İflâs Kanununun;
1- 4, 13, 26 ve 250 nci maddeleri ile 88 inci maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay
sonra,
2- 14 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
itibaren 6 ay sonra,
3- 18 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak şikâyetler hakkında,
4- 24, 79, 85, 92 ve 94 üncü maddeleri ile 88 inci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
hacizlerde,
5- 25/b maddesi, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünün zorla icra
edileceği çocuk teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesislerinde,
6- 30 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra ilâm hükmünü ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde,
7- 32 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
gönderilecek icra emirlerinde,
8- 44 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra verilecek mal beyanlarında,
9- 58 ve 269/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak takiplerde,
10- 62, 67, 68/a ve 170 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazlarda,
11- 63 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak itirazın kaldırılması duruşmalarında,
12- 68 inci maddesinin son fıkrasının ilk cümlesinde değişiklik yapan hükmü,
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine,
13- (Değişik: 12/2/2004-5092/10 md.) 68/b maddesinde değişiklik yapan hükmü,
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gönderilen hesap özetleri ve ihtarnamelerde,
14- 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte eski düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönderilmemiş ya
da gönderilmiş ama menfi tespit davası açma süresinin dolmamış bulunduğu hacizlerde;
beşinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü, eski düzenlemeye göre ikinci haciz ihbarnamesi
gönderilmiş ve menfi tespit davası açma süresi sona ermişse açılacak davalarda,
15- 91 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra vuku bulacak el değiştirmelerde,
16- 111 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
önce yapılan sözleşmelerde de,143
17- 114, 115, 116, 126 ve 129 uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri,
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda,
18- 118, 119, 130 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak satışlarda,
19- 128 ve 128/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılan kıymet takdirlerinde,
20- 134 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılan ihalenin feshi taleplerinde,
21- 142/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
düzenlenen sıra cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyet ve/veya
itiraza konu teşkil etmiş olan sıra cetvellerinde,
22- 143 üncü maddenin birinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü ve 143 üncü
maddeye bu Kanunla eklenen yedinci fıkra, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay
sonra, 143 üncü maddesinin altıncı fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren,
23- 148/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
akdedilecek ipotek sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde,
24- 150/b ve 150/ı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra başlatılacak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde,
25- 166 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra verilen iflâs kararlarında,
26- 168 ve 170/b maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde,
27- 169/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest
itiraz yargılamalarında,
28- 179 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak iflâsın ertelenmesi taleplerinde,
29- 179/a ve 179/b maddeleri, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest iflâsın
ertelenmesi taleplerinde,
30- 185 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada
devam eden iflâs tasfiyelerinde,
31- 206 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra düzenlenecek sıra cetvellerinde,
143 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bendde “sözleşmelerde” ibaresinden sonra
gelmek üzere “de” ibaresi eklenmiştir.
32- 222 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak ilk alacaklılar toplanmalarında,
33- 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak iflâs idaresi toplantılarında,
34- 226 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak sulh ve tahkimlerde,
35- 250 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra düzenlenen pay cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyete
konu teşkil etmiş olan pay cetvellerinde,
36- 251 inci maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapan hükmü,
yollama yaptığı 143 üncü maddenin birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımından Kanunun
yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı
fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren; 251 inci maddenin ikinci
fıkrasına eklenen dördüncü cümlesi ise Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren,
37- 257, 258, 261, 264, 265 ve 268 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri,
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ihtiyatî haciz taleplerinde,
38- 280 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden
önce açılmış ve derdest olan iptal davalarında da,144
39- 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 296, 297, 298, 300, 301, 302, 303 ve 309
uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 298/a ve 309/a ilâ
309/l maddeleri hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak konkordato
taleplerinde,
40- 318, 323 ve 326 ncı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile 329/a maddesi
hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak fevkalâde mühlet taleplerinde,
Uygulanır.
Geçici Madde 6- (Ek: 12/2/2004-5092/11 md.)
Bu Kanunda yer alan “icra tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra
mahkemesi”; “icra mercii hâkimi” ve “mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi” olarak
değiştirilmiştir. Çeşitli mevzuatta icra tetkik mercii ve hâkimine yapılmış bulunan atıflar icra
mahkemesi ve hâkimine yapılmış sayılır.
Geçici Madde 7- (Ek: 2/3/2005-5311/29 md.)
Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında
Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar
144 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte “davalarında” ibaresinden sonra
gelmek üzere “da” ibaresi eklenmiştir.
hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten
önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 8- (Ek: 21/2/2007-5582/6 md.)
Bu Kanunun 128 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 128/a maddesinin ikinci fıkrasının
yürürlüğe girmesini izleyen üçüncü yılın sonuna kadar 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından
kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş
alacaklarının takibinde, taşınmaz için kıymet takdiri veya bilirkişi incelemesi, Sermaye
Piyasası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının ® bendi uyarınca gayrimenkul
değerleme faaliyeti konusunda yetki verilmiş kişi veya kurumların yanı sıra diğer uzman
bilirkişiler marifetiyle de yapılabilir.
Geçici Madde 9- (Ek: 2/7/2012-6352/38 md.)145
9 uncu maddenin ikinci fıkrası gereği ödeme yapılabilmesi için ilgilisi tarafından,
anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde banka hesap numarasının
bildirilmesi gerekir.
Geçici Madde 10- (Ek: 2/7/2012-6352/38 md.)
Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip
işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.
Geçici Madde 11- (Ek: 2/7/2012-6352/38 md.)146
Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her
türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar.
Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda
muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.
Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek
kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim
alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.
İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay
içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra
müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası
tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu
tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti
145 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013 tarihinde yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.
146 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013 tarihinde yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.
yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir
tutanakla imha edilir.
Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler
mahsup edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.
Geçici Madde 12- (Ek: 15/7/2016-6728/6 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen hükümler, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten sonra yapılan iflasın ertelenmesi talepleri hakkında uygulanır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş iflasın ertelenmesi kararına
dayanılarak yapılan uzatma talebi hakkında verilecek karar da iflasın ertelenmesi talebi
hakkında verilmiş karara ilişkin kanun yoluna tabidir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan dosyalarda kayyım olarak atanan
kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde, adli yargı ilk derece
mahkemesi adalet komisyonu başkanlıklarına bildirilir. Üçten fazla dosyada görevi devam
eden kayyımlara yeni görev verilmez.
Geçici Madde 13- (Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9
md.)
İdari yargının görev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci
maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya
resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet
yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargı
merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşme kararı hakkındaki şikayetin
kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez.
Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya
itirazın kaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu
kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında
birinci fıkra uyarınca işlem yapılır.
Geçici Madde 14- (Ek: 28/2/2018-7101/46 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflâsın ertelenmesi ve
konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına
devam olunur.
Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında
Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında iflâs ve
konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren iki hafta içinde belirler.
Geçici Madde 15- (Ek:6/12/2018-7155/17 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan konkordato talepleri hakkında
talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
290 ıncı maddenin beşinci fıkrası uyarınca komiser listesi oluşturuluncaya kadar
listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilir. Bir kişinin eş
zamanlı olarak beşten fazla dosyada komiser olarak görev alma yasağının takibi amacıyla,
görevlendirilen geçici komiser ve komiserler mahkemenin bağlı bulunduğu bölge adliye
mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.
Geçici Madde 16 – (Ek:20/2/2019-7165/3 md.)
2/12/2016 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen nihai kararlar
bakımından 364 üncü maddenin birinci fıkrasında düzenlenen temyiz yoluna başvurma sınırı,
kırk bin Türk lirası olarak uygulanır.
Geçici Madde 17- (Ek:9/6/2021-7327/8 md.)
223 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca iflâs idare memurları listesi
oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın iflâs idare memuru
görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada memur olarak görev alma
yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen iflâs idare memurları, icra mahkemesinin bağlı
bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.
Geçici Madde 18- (Ek:24/11/2021-7343/33 md.)
111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik ile 106 ncı madde uyarınca
çıkarılması gereken tarife, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde çıkarılır.
87, 88, 106, 110, 111/b, 114, 115, 118, 124, 126, 127, 129, 130, 133, 242 ve 244 üncü
maddeler ile 134 üncü maddenin dokuz ve onuncu fıkralarında bu maddeyi ihdas eden
Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanmasına Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya
ilçelerde, 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren başlanır ve bu değişiklikler en geç bir yılın sonunda ülke genelinde uygulanır.
Değişikliklerin hangi il veya ilçede ne zaman uygulanacağı Adalet Bakanlığının resmi internet
sitesinde duyurulur. Bu değişikliklerin uygulanmasında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
1. Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar
hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri
uygulanır. Geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki
hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
2. Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra ilanı yapılacak açık
artırmalar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 88, 114, 115, 118, 124, 126,
127, 129 ve 130 uncu maddeler, 134 üncü maddenin dokuz ve onuncu fıkraları ile ihdas
edilen 111/b maddesi uygulanır. Geçiş tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında
ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
3. Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, taşınır rehninin veya ipoteğin paraya çevrilmesi,
iflas tasfiyesi ve ortaklığın giderilmesine ilişkin satışlar bakımından, geçiş tarihinden sonra
ilanı yapılacak açık artırmalar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen ve ihdas
edilen hükümler uygulanır. Geçiş tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında ise
değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
4. Geçiş tarihinden önce yapılan ilan üzerine ihalesi gerçekleştirilemeyen ve yeniden
satışı talep edilen açık artırmalar hakkında da bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen ve
ihdas edilen hükümler uygulanır.
106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep
edilmiş olmasına agmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının
yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede
belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa
satış talebi vaki olmamış sayılır.
134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda
görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde
onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi
talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar
bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni
yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.
Geçici Madde 19- (Ek:28/3/2023-7445/5 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanuna eklenen 79/a maddesi, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen konutta haciz yapılmasına ilişkin kararlar hakkında
uygulanmaz. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen konutta haciz kararları
hakkında, bu değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendi ile ikinci fıkrasında yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce haczedilmiş eşyalar hakkında uygulanmaz. Bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği
tarihten önce haczedilen eşyalar hakkında, bu değişikliklerden önceki hükümlerin
uygulanmasına devam olunur.
Geçici Madde 20- (Ek:28/3/2023-7445/6 md.) (İptal:Anayasa Mahkemesinin
27/3/2025 Tarihli ve E: 2024/205, K: 2025/88 Sayılı Kararı ile)
Meriyet zamanı:
Madde 369 – Bu kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.
Kanunu icraya memur olanlar:
Madde 370 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.
9/6/1932 TARİHLİ VE 2004 SAYILI İCRA VE İFLAS KANUNUNA
İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
1 – 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte takip hangi safhada ise bu
safhanın tamamlanmasına kadar eski kanun hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 2 – Alacaklının talebi ve ödeme emrinin tanzimi ile itiraz ve itirazın
kaldırılması birinci safhayı; haciz ve haczi tamamlıyan muameleler ikinci safhayı; paraya
çevirme son safhayı teşkil eder.
İflas yolu ile yapılan takiplerde iflas kararının kesinleşmesine kadar geçen devre
birinci safha; mütaakıp devre ikinci safha sayılır.
Geçici Madde 3 – Konkordato mühletinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce
verilmesi halinde kanunun eski 285 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanır.
Geçici Madde 4 – İstihkak davaları haczin icrası tarihinde; iptal davaları da iptali
istenen muamelelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerine tabidir.
Geçici Madde 5 – 72 nci madde hükümleri bu kanun yürürlüğe girdikten sonra haciz
ve rehnin paraya çevrilmesi yoliyle yapılmış bütün takipler hakkında uygulanır.
Geçici Madde 6 – Adalet Bakanlığı 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında sözü geçen
Resmi Kararlar Dergisinin en geç bu kanunun yayınlanmasını takip eden bir sene içinde
çıkarılmasını sağlar.
2 – 6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde – İcra ve İflas Kanununun bu Kanunla değiştirilen hükümleri Kanunun
yürürlüğe girmesinden önceki olay ve işlemler hakkında da uygulanır.
Şu kadar ki, bu Kanunun, icra ve İflas Kanununun;
a) 59, 62, 162 ve 168 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonra yapılacak takipler hakkında,
b) 68 ve 68 a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak itirazlar hakkında,
c) 78 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak taksit sözleşmeleri hakkında,
d) 79 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak şikayetler hakkında,
e) 116, 129 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonra vuku bulacak satış, talepleri üzerine yapılacak satışlar hakkında,
f) 135 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
kesinleşen satışlar hakkında,
g) 221 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak alacaklılar toplantısı hakkında,
h) 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak iflas idare memuru seçimleri ile tahakkuk ettirilecek ücretler hakkında,
ı) 166, 219, 234, 240, 288, 292, 296 ve 300 üncü maddelerinde değişiklik yapan
hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak ilanlar hakkında,
j) 302 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
verilecek kararlar hakkında,
k) 337, 338, 340, 341 ve 343 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu
Kanunla getirilen 352 a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra işlenecek suçlar
hakkında,
l) 363 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz talepleri hakkında,
Uygulanır.
3 – 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde – Bu Kanunun, İcra ve İflas Kanununun 195 ve 196 ncı maddelerindeki
değişiklik yapan faize dair hükümleri, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanır.
Ayrıca;
a) 67, 68, 68/a ve 169/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonra yapılan itiraz ve şikayetler hakkında,
b) 69, 72, 89, 97, 158, 160, 164, 165, 173, 177, 178, 269/b, 275 ve 345/b maddelerini
değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan davalarda,
c) 83/c, 85, 91 ve 103 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonra yapılan haciz işlemleri hakkında,
d) 150/d ve 170/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden önce
yapılan takipler hakkında,
e) 116, 118, 124, 126, 129, 133 ve 134 üncü maddelerini değiştiren hükümleri,
Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan satışlar hakkında,
f) 221 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan ilk
alacaklılar toplantısında,
g) 287 nci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan
konkordato talepleri hakkında,
h) 227, 288 ve 363 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlük
tarihinden sonra verilen kararlara karşı yapılan temyiz talepleri hakkında,
i) 111 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan taksit
sözleşmeleri hakkında,
j) 168 ve 170 inci maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılan takipleri hakkında,
k) 193 ve 194 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
açılan iflaslar hakkında,
l) 208, 219, 232, 233, 235 ve 237 nci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun
yürürlüğünden önce açılan iflaslar hakkında,
m) 278, 279 ve 280 inci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılan tasarruf ve şerhler hakkında,
n) 127, 128, 150/g ve 166 ncı maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonraki olay ve işlemler hakkında,
o) 68/b ve 150/ı maddelerini değiştiren hükümleri, 2 Mayıs 1985 tarihinden sonra
yapılan takipler hakkında,
Uygulanır.
4 – 8/6/2000 tarihli ve 4578 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde 1 – 2004 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen hükmü, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra açılacak dava ve işlerde uygulanır.
5 – 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi:
Madde 104- 2004 sayılı Kanunun 309/a ilâ 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin
usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
2004 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
2004 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
Yürürlüğe
Giriş
Tarihi
2228 45, 82 31/5/1933
3890
4, 13, 15, 18, 21, 24, 25, 26, 31, 33, 36, 50,
60, 62, 64, 67, 68, 71, 76, 78, 80, 82, 83, 85,
89, 94, 97, 99, 101, 106, 109, 115, 116, 126,
129, 130, 133, 142, 143, 148, 149, 155, 156,
158, 170, 172, 206, 220, 223, 225, 228, 235,
259, 262, 264, 265, 269, 272, 274, 277, 278,
281, 288, 299, 301, 302, 337, 344, 346, 353,
363, 366
9/9/1940
6763
23, 24, 26, 27, 29, 28, 31, 94, 97, 45, 136,
144, 153, 154, 168, 179, 190, 200, 206, 257,
285, 288, 310, 345
1/1/1957
51 76 1/6/1962
538
1, 5, 6, 8, 9, 10, 10/a, 12, 13, 13/a, 14, 18, 19,
21, 24, 25/a, 32, 33, 33/a, 36, 38, 43, 44, 49,
51, 54, 54/a, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63, 65,
66, 67, 68, 68/a, 69, 70, 71, 72, 73, 80, 82,
83/a, 83/b, 86, 89, 91, 92, 94, 96, 97, 97/a,
101, 114, 118, 119, 124, 126, 133, 134, 138,
145, 146, 147, 148, 149, 149/a, 149/b, 150,
150/a, 150/b, 150/c, 150/d, 150/e, 150/f,
150/g, 150/h, 152, 154, 158, 159, 160, 164,
166, Altıncı Bap III. Bölüm Başlığı, 167, 168,
169, 169/a, 170, 170/a, 170/b, 171, 172, 173,
174, 175, 176, 176/a, 176/b, 178, 186, 193,
228, 235, 244, 251, 260, 261, 262, 263, 264,
265, 266, 267, 268, 269, 269/a, 269/b, 269/c,
269/d, 271, 275, 276, 278, 280, 281, 282, 283,
284, 285, 286, 289, 292, 293, 298, 300, 301,
310, 311, 331, 332, 337/ 337/a, 340, 343, 344,
345/a, 347, 353, 363, 365, 366
6/6/1965
1045 83 28/3/1968
2494 363 18/8/1981
3222
5, 6, 13, 14, 59, 62, 68, 68/a, 75, 78, 79, 88,
108, 109, 116, 119, 129, 133, 135, 150/b, 162,
166, 168, 178, 206, 219, 221, 223, 226, 227,
234, 240, 288, 290, 292, 296, 300, 302, 309,
15/7/1985
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
2004 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
Yürürlüğe
Giriş
Tarihi
311, 337, 338, 340, 341, 343, 352/a, 363, 635
3494
67, 68, 68/a, 68/b, 69, 72, 83/c, 85, 89, 91, 97,
103, 111, 116, 118, 124, 126, 127, 128, 129,
133, 134, 150/d, 150/g, 150/ı, 158, 160, 164,
165, 166, 168, 169/a, 170, 170/a, 173, 177,
178, 185, 193, 194, 195, 196, 208, 219, 221,
227, 232, 233, 235, 237, 269/b, 275, 278, 279,
280, 287, 288, 331, 345/b, 363, Geçici Madde
2
25/11/1988
4301 9 9/8/1997
4358 58 4/4/1998
4578 363 13/6/2000
4949
4, 13, 14, 18, 23, 24, 25/b, 26, 30, 32, 44, 58,
62, 63, 67, 68, 68/a, 68/b, 79, 85, 88, 89, 91,
92, 94, 111, 114, 115, 116, 118, 119, 126,
128, 128/a, 129, 130, 133, 134, 142, 142/a,
143, 148/a, 150/b, 150/ı, 166, 168, 169/a, 170,
170/b, 179, 179/a, 179/b, 185, 206, 222, 223,
226, 239, 250, 251, 257, 258, 261, 264, 265,
268, 269/a, 280, 285, 286, 287, 288, 289, 290,
291, 292, 296, 297, 298, 298/a, 300, 301, 302,
303, 309, 309/a, 309/b, 309/c, 309/ç, 309/d,
309/e, 309/f, 309/g, 309/ğ, 309/h, 309/ı, 309/i,
309/j, 309/k, 309/l, 318, 323, 326, 329/a, 331,
333/a, 334, 334/a, 336/a, 337, 338, 341, 344,
345/b, 352/a, 352/b, 354, 363, Ek Madde 1,
Geçici Madde 3,
Geçici Madde 4, Geçici Madde 5
30/7/2003147
5092
114, 128/a, 166, 179/b, 288, 302, 309/b,
309/m-309/ü,
Geçici Madde 5, Geçici Madde 6
21/2/2004
5219 88 21/7/2004
5311148
10/a, 24, 32, 33, 36, 38, 40,69, 97, 149/a,
150/a, 164, 169/a, 182, 227, 254, 258, 265,
299, 307, 320, 327, 328, 353, 363,364, 365,
366, Geçici Madde 7
1/4/2005
5358 331, 332, 333, 333/a, 334, 334/a, 336, 336/a,
337, 337/a, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 1/6/2005
147 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin farklı tarihte yürürlüğe girmesi hususunda
Geçici Madde 5’e bakınız.
148 Bu Kanunun yürürlük tarihi 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle “1 Haziran
2005” şeklinde değiştirilmiştir.
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
2004 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
Yürürlüğe
Giriş
Tarihi
345/a, 345/b, 346, 347, 348, 352/a, 352/b,
353, 354
5582 45, 128, 128/a, 134, 149/a, Geçici Madde 8 6/3/2007
6217 353, 354 14/4/2011
6103
23, 24, 26, 27, 28, 29, 31, 31/a, 91, 92, 97,
136, 144, 144/a, 153, 153/a,179/a, 206, 257,
288
1/7/2012
6352
1, 8, 13/a, 18, 32, 42, 67, 68, 68/a, 69, 72, 82,
89 uncu maddedeki ibare değişikliği, 97, 99,
110, 169/a, 170, Geçici Madde 10
5/7/2012
8/a, 9, 12,58, 60, 88, 89/7, 106, 112, 114, 115,
116,118, 124, 126, 127, 129, 150/e, 168, 171,
243, Geçici Madde 9, Geçici Madde 11
5/1/2013
6518 Ek Madde 2 19/2/2014
6728 179, 179/a, 179/b, 179/c, 287, Geçici Madde
12 9/8/2016
6754 Ek Madde 3 24/11/2016
6763 363, 364 2/12/2016
KHK/694 42, Geçici Madde 13 25/8/2017
7078 42, Geçici Madde 13 8/3/2018
7101
128, 177, 179, 179/a, 179/b, 179/c, 185, 206,
208, 210, 224, 227, 232, 235, 241, 285, 286,
287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295,
296, 297, 298, 298/a, 299, 300, 301, 302, 303,
304, 305, 306, 307, 308, 308/a, 308/b, 308/c,
308/ç, 308/d, 308/e, 308/f, 308/g, 308/h,
Onikinci Bap II., III., IV. Ve V. Bölüm
Başlıkları, 309, 309/a, 309/b, 309/g, 309/k,
309/l, 309/s, 329/a, Geçici Madde 14
15/3/2018
7141 362/a 18/5/2018
KHK/698 14, 317, 318, 330
24/6/2018
tarihinde birlikte
yapılan Türkiye
Büyük Millet
Meclisi ve
Cumhurbaşkanlı
ğı seçimleri
sonucunda
Cumhurbaşkanın
ın andiçerek
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
2004 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
Yürürlüğe
Giriş
Tarihi
göreve başladığı
tarihte
7155
8/a, 78, 89, 286, 287, 290, 292, Geçici Madde
15
8/a maddesinde
yapılan
değişiklik
1/1/2019
tarihinde, diğer
maddeleri
19/12/2018
7165 364, Ek Madde 1, Geçici Madde 16 28/2/2019
7251 8/a, 78, 258 28/7/2020
7327 223, 241, 295, 296, 297, 308, 308/c, Geçici
Madde 17 19/6/2021
7343
1, 3/A, 4, 13, 25, 25/A, 25/B, 36, 87, 88,
97/A, 106, 110, 111, 111/A, 111/B, 114, 115,
118, 124, 126, 127, 128/A, 129, 130, 133,
134, 135, 142/A, 242, 244, 341, Geçici Madde
18
30/11/2021
Anayasa
Mahkemesinin
22/10/2020 tarihli ve
E.:2019/59;
K.:2020/61 sayılı
Kararı
362/A 1/12/2021
Anayasa
Mahkemesinin
16/12/2021 tarihli ve
E.:2021/52;
K.:2021/97 sayılı
Kararı
278
Yayımlanmasınd
an başlayarak
dokuz ay sonra
(22/12/2022)
Anayasa
Mahkemesi’nin
26/1/2022 tarihli ve E.:
2021/9, K.: 2022/4
sayılı Kararı ile.
278
Yayımlanmasınd
an başlayarak
dokuz ay sonra
(12/1/2023)
7418 25,28 1/4/2023
7445 79/a, 82, 85, 88, 88/a, Geçici Madde 19,
Geçici Madde 20 5/4/2023
7499 19, 164, 182, 254,293, 308/a, 308/e, 309/p,
320, 353, 363, 364, 1/6/2024
Anayasa 297 6/6/2024
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
2004 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
Yürürlüğe
Giriş
Tarihi
Mahkemesinin
4/4/2024 Tarihli ve E:
2024/10, K: 2024/97
Sayılı Kararı
Anayasa
Mahkemesinin
9/5/2024 Tarihli ve E:
2023/200, K: 2024/103
Sayılı Kararı
278
Yayımlanmasınd
an başlayarak
dokuz ay sonra
(22/7/2025)
7531 111/b, Ek Madde 1 14/11/2024
Anayasa
Mahkemesinin
27/3/2025 Tarihli ve E:
2024/205, K: 2025/88
Sayılı Kararı
Geçici Madde 20 4/6/2025
7550 Ek Madde 1 4/6/2025
Anayasa
Mahkemesinin
25/12/2024 tarihli ve
E.:2022/6;
K.:2024/225 sayılı
Kararı
111/b
Kararın Resmî
Gazete’de
yayımlanmasınd
an başlayarak
dokuz ay sonra
(24/12/2025)
7571 134, 278, Ek Madde 1 25/12/2025